Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
07 Aralık, 2019 12:45 tarihinde yayınlandı
0

İNDİRİMLİ ÜRÜN ALIRKEN DİKKAT!!

Son aylarda alışveriş merkezlerinin ve büyük mağazaların yaptıkları indirimlere dikkat. İndirimli ürünlerin raf fiyatı ile kasa fiyatlarının değişkenlik gösterdiği bilgisi verilirken, bu konuda çok sayıda vatandaş muzdarip. İndirim çılgınlığı ile vatandaşlar aşırı tüketime giderken, diğer yandan indirimler  “önce bindirim sonra indirim” olarak yorumlandı

Son aylarda indirim çılgınlığı vatandaşları aşırı tüketime zorlarken, vatandaşların indirim zaafı vatandaşın cebine olumsuz yansıyor.

Son aylarda alışveriş merkezlerinin ve büyük mağazaların yaptıkları indirimlere dikkat. İndirimli ürünlerin raf fiyatı ile kasa fiyatlarının değişkenlik gösterdiği bilgisi verilirken, bu konuda çok sayıda vatandaş muzdarip. İndirim çılgınlığı ile vatandaşlar aşırı tüketime giderken, diğer yandan indirimler  “önce bindirim sonra indirim” olarak yorumlandı

Sadece mağazalarda değil, büyük marketlerde de indirimli ürünlerin diğer muadili olan ürünlerin fiyatıyla kasadan geçildiği belirtildi. Konuyla ilgili gazetemize konuşan vatandaşlar “Bir marketten alış veriş yaptım. İndirimli yerli muz aldım. Kasaya geldim, kasiyer ürünü geçti ithal muz olarak geçmiş ve benden daha fazla ücret aldı. Kasada olayı fark ettim ve düzelttik. Eğer fark etmeseydim, uyanık davranmasaydım, fazla ödeme yapıp gidecektim. Eminim bu bana değil yüzlerce kişiye oluyor. O yüzden vatandaşlarımız lütfen kasada fişlerini ve aldıkları ürünleri dikkatlice kontrol etsinler” dedi

Yine bir AVM’deki mağazadan indirimli ürün alan vatandaş ise durumu şöyle özetledi:  “Kendime ihtiyacım olan kazak ve bir kaç ürün almak için indirim uygulayan bir mağazaya girdim. Beğendiğim iki indirimli ürünü aldım. Ürünlerden biri 39.90 diğer ürün ise 59.90 TL. Toplamda iki ürün 99.80 yapması lazım. Kasaya geldiğimde 120 TL ödeme çıktı. Bende ürünlerin indirimli olduğunu belirterek üzerindeki etiketleri ve indirim işaretini gösterdim. Kasada bana etiketlerin karıştığını, yanlış etiket olduğunu ürünlerin indirimde olmadığını söylediler. Çok şaşırdım ve itiraz ettim. Tekrar ürünü aldığım rafa gittim ve tüm ürünlerde aynı etiketler vardı. Eğer kasada uyanık davranmasam 20 liradan fazla ücret ödeyecek, birde indirimli ürün aldım diye övünecektim belki. Maalesef bunlar birer tuzak ve herkes bu tuzağa düşüyor. Lütfen kasada kontrollerinizi iyi yapın. Vatandaşı göz göre göre kandırıyorlar. Şimdi yılbaşı geliyor ve bu tür tuzaklar daha da artacaktır”

Öte yandan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken’in de dün yaptığı açıklama haberimizle örtüşürken, Palandöken yaptığı açıklamada,  “Yeni yıla girmemize kısa bir süre kala birçok afiş ve tabelada yeni yıl indirim kampanyaları boy göstermeye başladı. Daha bir hafta önce Batı’dan esinlenerek düzenlenen yanıltıcı indirim kampanyaları vardı. Gün geçmeden kampanya adı altında yeni satış stratejisi belirleniyor. Kampanyadan kısa bir süre önce aynı ürünün fiyatı iki katına çıkarılıp ardından yüzde 50 indirim sloganıyla tekrar pazarlanıyor.Yılbaşı öncesinde ‘yüzde 80’e varan indirim’, ‘iki al bir öde’, ‘bir alana bir bedava’ gibi indirim kampanyalarının hiçbiri gerçeği yansıtmıyor. Mağazaya girdiğinizde birçok üründe indirim olmadığını ya da sona erdiğini görüyorsunuz. Tabii bu gerçeği kasaya gidip ödeme yaparken fark ediyorsunuz. Muhatabınız kasiyer olduğu için, etiketin unutulmuş olduğunu ya da ürünlerin karıştığını söyleyebiliyor. Kısacası raftaki fiyat çoğu zaman kasadaki fiyata uymuyor. Zaten alışveriş merkezlerindeki mağazaların içine konulan şikayet noktaları da yapılan bu yanlışları peşinen kabul etmek anlamına gelir. Öte yandan indirim kampanyaları hep talep görmeyen ürünler üzerinden uygulanıyor. Burada amaç, indirim sloganlarıyla müşterileri mağazaya çekmek ve normal zamanda talep görmeyen ürünleri elden çıkarmaktır. Vatandaşlarımız bu oyunlara gelmemeli” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin