Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
21 Mayıs, 2014 14:22 tarihinde yayınlandı
0

İmam Hatiplilerden Sert Açıklama

Veli Kaya: “Hiç kimse İmam Hatip Liselerini kendisine ve  siyasi emellerine malzeme yaparak yol almaya ya da karşı duruş sergileyerek prim yapma hevesine kapılmasın. Kimsenin okullarında gözümüz yok.  Siyasete ve Milli Eğitime düşen günü kurtarmak yerine köklü, doğru ve hızlı çözüm üretmektir. Kaç yıldır bu mesele, masalarında olduğu halde bunu çözemeyen Milli Eğitimi ve siyaseti kınıyoruz. Hiç kimse birilerinin sesi çıkmıyor diye bizleri ve bu çocukların velilerini ve öğrencileri uysal koyun sanmasın. Herkes planlamasını ve çözümünü buna göre ortaya koysun” dedi

Karabük Anadolu İmam Hatip Lisesi Okul Aile Birliği, Safranbolu Anadolu İmam Hatip Lisesi Okul Aile Birliği

Karabük Mevlana İmam Hatip Ortaokulu Okul Aile Birliği, Safranbolu İmam Hatip Ortaokulu Okul Aile Birliği

Karabük İmam Hatip Lisesi Mezunlar Derneği, Safranbolu İmam Hatip Lisesi Mezunlar Derneği, Ensar Vakfı Karabük Şubesi, İlim Yayma Cemiyeti Karabük Şubesi ortak bir basın açıklaması yaparak son günlerde  İmam Hatip’lerle ilgili olarak yaşanan gelişmelere sert tepki gösterdiler.

Ensar Vakfında düzenlenen Basın toplantısında Basın açıklamasını İmam Hatipliler adına Veli Kaya yaptı.

Kaya; kaç yıldır bu meselenin masalarında olduğu halde bunu çözemeyen Milli Eğitimi ve siyaseti kınadıklarını belirterek, “Son günlerde Karabük Kamuoyunda İmam Hatip Liseleri üzerinden yürütülen tartışmalar İmam Hatip Lisesi veli öğrencilerini derinden üzmüştür.

Kamuoyunda yürütülen algı çalışması maalesef İmam Hatip Lisesi aleyhtarlığına doğru seyretmektedir.

Sanki İmam Hatip Liselerinin ve Ortaokullarının diğer okulların bina ve dersliklerinde gözü varmış gibi öğrenciler eylemlere çağırılmakta ve neticesinde İmam Hatipler aleyhine bir kampanya yürütülmektedir.

28 Şubat sürecinde İmam Hatip okulları üzerinden yürütülen algı operasyonları bu okulun velileri öğrencileri üzerinde hala canlı olarak bulunmaktadır. Kimse İmam Hatip Liselerini kendisine, siyasi emellerine malzeme yaparak yol almaya ya da karşı duruş sergileyerek prim yapma hevesine kapılmasın.

Olayın aslını doğru olarak ortaya koymak ve doğru olarak tahlil etmek gerekir. İmam Hatip Liseleri hem Karabük’te hem de Safranbolu da derslik açısından ciddi sıkıntılar yaşamaktadır. Üstelik bu sadece önümüzdeki öğretim yılının problemi değildir. Geriye dönük bu problem vardı ve hala devam etmektedir. Karabük ve Safranbolu’daki İmam Hatip Lisesinin önümüzdeki yıl öğrenci alma kapasitesi ortadan kalkmıştır.

Bu problem Milli Eğitimin önüne çığ gibi yuvarlanarak geliyordu. Bu yıl daha da büyük hale dönüştü. Ne yazık ki bu problemi önceden görüp çözüm üretmeyen İl Milli Eğitim ve siyaset, bu konunun sorumluları olarak sınıfta kalmışlardır. Bugün bina yaparız açıklamaları çok geç kalan açıklamalardır.

Çünkü bina yapma süreçlerinin ne denli uzun süreçler olduğunu Karabük kamuoyu bizzat İl Milli Eğitimin kendi binasını takip ederek görmektedir.

1976 yılında gayretli bir kısım hayırseverlerin yola çıkarak oluşturdukları binanın üzerine ne yazık ki yöneticiler yıllardır taş üzerine taş koymamışlardır. Aynı durum Safranbolu için de geçerlidir.

İmam Hatip ortaokullarına gelince durum daha da vahimdir. Karabük’ün tüm mahallelerinden Beşbinevler’e 5. sınıf düzeyinde giden çocuklara tam bir eziyet yaşatılmaktadır. Bir yanda yüz metre ilerideki okul için koparılan fırtınalar diğer yanda kilometrelerce yola koşturulan 5. sınıf öğrencileri. Konu İmam Hatip öğrencileri olduğu için mi bu reva görülmekte. Mevcut binaları Hem Karabük ve hem de Safranbolu için sadece 5 ve 6. sınıf olmasına rağmen tam dolu.

Yani henüz 7.ve 8. sınıf öğrencileri yok. Üstelik oynamaya koşmaya en çok ihtiyaç duyan çocuklar için sıfır bahçe alanı. Ne yazık ki 100.Yıldaki bina da Milli eğitimin deprem güçlendirme çalışmasında yılan hikâyesine döndürüldü. Maalesef bina tinerci gençlerin mekanı haline geldi.

Eğer bizler, buraya çocuklarını gönderen velilere ve burada okuyan öğrencilere zenci muamelesi yapacaksak, onlara bu ülkenin evlatları muamelesi yapmayacaksak, yıllardır yapılan düşman eziyeti muamelesini reva görmeye devam edeceksek o zaman bu durumu kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.

Kaç yıldır bu mesele, masalarında olduğu halde bunu çözemeyen Milli Eğitimi ve siyaseti kınıyoruz.

Hiç kimse birilerinin sesi çıkmıyor diye bizleri ve bu çocukların velilerini ve öğrencileri uysal koyun sanmasın. Herkes planlamasını ve çözümünü buna göre ortaya koysun.

Sözün özü biz İmam Hatip Liselerine ve ortaokullarına öğrencilerini gönderen aileler olarak biz okul istiyoruz. Kimsenin okullarında gözümüz yok. Ama hemen çözüm istiyoruz. Geçen yıl 300 e yakın veli İmam Hatip okullarından geri döndürüldü. Biz ne başka binalara öğrencilerin dağıtılarak eğitim görmesine rıza göstereceğiz ne de öğrencilerimizin horlanmasına rıza göstereceğiz. Bu güne kadar problemi görüp çözme tarafında yer almayan Milli eğitimi ve siyasetin söylemlerini de ciddiye almıyoruz. Şikâyetimizi siz kamuoyuyla paylaşıyoruz. Siyasete ve Milli Eğitime düşen günü kurtarmak yerine köklü, doğru ve hızlı çözüm üretmektir” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorumlar

  1. murat

    Hepsi tamam da zenci muamelesi ne demektir? Imam hatip liselerini koruyalım derken herkesi ırkçı yapmışsınız.

Yeni yorumlara kapalı.

katid baskani toktas dogal afetler turizmi etkilemedi otellerde doluluk orani yuzde 70 aDa53Sb5
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
25 Mayıs, 2026 16:45 tarihinde yayınlandı
0 0

KATİD Başkanı Toktaş: “Doğal afetler turizmi etkilemedi, otellerde doluluk oranı yüzde 70”

Karadeniz Turistik İşletmeciler Derneği (KATİD) Başkanı ve Türkiye Otelciler Federasyonu Başkan Yardımcısı Murat Toktaş, Karadeniz Bölgesi’nde yaşanan doğal afetlerin turizmi olumsuz etkilemediğini belirterek, bayram tatiliyle birlikte otellerde doluluk oranlarının yüzde 70 seviyesine ulaştığını söyledi.

Doğal afetlerin turizme olumsuz etkisinin sınırlı kaldığını ifade eden Murat Toktaş, özellikle dere yataklarına yakın inşa edilen bungalovların risk oluşturduğunu dile getirdi. Toktaş, geçmişte yaşanan can ve mal kayıplarının sektörde olumsuz algı oluşturduğunu ancak son dönemde devlet ve belediyelerin aldığı önlemler sayesinde riskli yapıların tahliye edilip yıkıldığını belirtti. Toktaş, iklim değişikliğinin ise bölge turizmine kayda değer bir zarar vermediğini kaydetti.

“Havza’daki sel termal tesisleri etkilemedi”

Yakın zamanda Samsun’un Havza ilçesinde meydana gelen selin termal tesisleri etkilemediğini dile getiren Murat Toktaş, “12 Mayıs’ta Havza ilçemizde yoğun bir yağış meydana geldi. Bundan yaklaşık 3-5 gün öncesinden özellikle valilik kanalıyla sürekli uyarılar yapıldı. Selin vurmasından önce de yaklaşık 3-5 saat evvel tekrar anonslar yapılmıştı. Tesislerimizde şu anda herhangi bir hasarımız yok. Tesisler olarak biz tedbirlerimizi almıştık. Turizm tesislerinde bir problemimiz yok. Sadece orada şehir merkezinde ne yazık ki kötü bir sel felaketiyle karşılaşıldı. O da 2-3 gün içinde belediyenin ve valiliğin mücadelesi ile hızla toparlandı. Havza, termal bölge. Selin termal tesislere olumsuz etkisi olmadı. O anlamda bir problemimiz yok. Yolların hemen açılması, şehir merkezinin hızlı bir şekilde normale dönmesi bizi olumsuz bir şekilde etkilemedi” dedi.

“Şu anda oteller yüzde 70 dolulukta, yazın bu oran yüzde 100 oluyor”

Bayram tatilinin turizm ve otelcilik sektörü açısından hareketlilik oluşturduğunu belirten Toktaş, “Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılmasıyla bölgede yoğun bir hareketlilik yaşanıyor. Özellikle ülkenin batısında yaşayan hemşehrilerimiz kurban kesimi ve tatil amacıyla bölgeye geliyor. Bunun yanında gezi amaçlı gelen ziyaretçiler de bulunuyor. Uzun tatil sektörü hareketlendirdi. Rezervasyonlar önceden gelmeye başlamıştı. Yolda olan vatandaşların bir kısmı da güzergah üzerindeki turistik tesislerde konaklıyor. Özellikle Doğu Karadeniz’e giden misafirlerin önemli bölümü Samsun’da mola veriyor. Bayram sezonunda Karadeniz Bölgesi’nde doluluk oranlarının yüzde 70 seviyelerinde gerçekleşmesini bekliyoruz. Bayramın yaz dönemine denk geldiği yıllarda ise doluluk oranı yüzde 100’e ulaşıyor” diye konuştu.

“İran Savaşı, Arap turistlerin Karadeniz’e gelişini olumsuz etkiledi”

ABD-İran savaşının Körfez ülkelerinden Türkiye’ye gelen turist sayısını etkilediğini ifade eden Toktaş, “Bölgemizde yaşanan İran gerilimi, Avrupa’da olduğu gibi ülkemizde de enflasyonu tetikledi. Yakıt maliyetlerinin artması hem uçak hem de otobüs firmalarının zam yapmasına neden oldu. Mevcut konjonktürde çok büyük bir hareketlilik beklenmiyor. Bunlar geçici etkenler. İran konusu kısa sürede normale dönerse hareketlilik yeniden başlayacaktır. Özellikle Körfez ülkelerinden Doğu Karadeniz’e gelen turistler, uçak bulmakta zorlandıkları için seyahat edemiyor. Hava sahalarının kapanması da önemli bir etken oluşturuyor. Bu nedenle Körfez pazarında daralma yaşanıyor” ifadelerini kullandı.

“Vali Tavlı ve Başkan Doğan’ın turizm hassasiyeti şehre olumlu yansıdı”

Yerel yöneticilerin turizme verdiği önemin şehre olumlu katkı sunduğunu belirten Toktaş, “Valimiz Orhan Tavlı’nın turizm konusuna hassasiyetle yaklaşması ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Halit Doğan’ın bu çalışmaları desteklemesi Samsun turizmine olumlu yansıdı. Her iki kurumun da turizmin gelişeceğine inanması önemli bir sinerji oluşturdu. Devlet ve yerel yönetimin turizmi sahiplenmesiyle hızlı bir ilerleme sağlanacağına inanıyorduk. Şu anda bunun gerçekleştiğini görüyoruz. Biz de STK’lar olarak destek vermek amacıyla turizm odaklı sivil toplum kuruluşlarıyla bir platform oluşturduk. Turizm Master Planı’nın açıklanmasıyla birlikte planlı bir yol haritası ortaya konuldu. Bu süreçte sadece kamu ve belediyelerin değil, STK’ların ve üniversitelerin de katkı sunması gerekiyor. Orhan Tavlı’nın göreve gelmesiyle Samsun’un turizme bakışı daha vizyoner bir hale geldi. Bunun olumlu sonuçlarını görmeye başladık” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorumlar

  1. murat

    Hepsi tamam da zenci muamelesi ne demektir? Imam hatip liselerini koruyalım derken herkesi ırkçı yapmışsınız.

Yeni yorumlara kapalı.