Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
10 Eylül, 2024 04:45 tarihinde yayınlandı
0

İlk zili çalan ve çocuklarla sıraya oturan vali okul hatıralarını paylaştı

Bartın’da 196 okulda 2 bin 507 öğretmen ve 33 bin 538 öğrenci dersbaşı yaptı. Okulların açılışı ve İlköğretim Haftası nedeniyle düzenlenen programa katılan Vali Nurtaç Arslan, ilk zili çaldı. Öğrencilerle birlikte sırada oturan ve öğretmenler odasında okul idarecileri ve öğretmenlerle toplantı yapan Vali Arslan, hatıralarını paylaşarak, “Benim ilkokul öğretmenim annemdi. Ama hiç anne demedim” dedi.

Bartın Atatürk İlköğretim Okulu’nda gerçekleştirilen törenle 2024-2025 eğitim-öğretim yılının açılışı gerçekleştirilerek, İlköğretim Haftası kutlandı. Yapılan konuşma, okunan şiir ve gösterilerin düzenlendiği programda, dersbaşı yapacak öğrenciler, törene katılan Vali Nurtaç Arslan’ın çaldığı ilk zilin ardından okulu ve sınıfları doldurdu. Sınıfları tek tek gezen Vali Arslan, öğrencilere ilk dersi vererek, tavsiyelerde bulundu. Tahta sıralarda oturan Vali Arslan, öğrencilerle muhabbet etti. Sınıftaki çocuklar en çok ilgiyi Vali Arslan ile askeri kıyafetlerle sınıfa giren komutanlara gösterdi. Sınıflarına gelen protokolü gören bir anaokulu öğrencisinin “Bir sürü müdür var. Bu ne yav. Müdür çok” sözleri gülümsetti. Herkesin farklı bir mesleğe sahip olduğunu belirten Vali Arslan, öğrencilere protokolde bulunanları ve mesleklerini tanıttı. Sınıfları dolaşmasının ardından Vali Arslan, öğretmenler odasına geçti. Burada okul idarecileri ve öğretmenlerle toplantı yapan Vali Arslan, yeni eğitim ve öğretim sezonunu kutlayarak, idareci ve öğretmenlere başarılar diledi. Eksiklerinin olup olmadığını soran Vali Arslan’a okulun eksiği bulunmadığı belirtildi. Okulun 93 yıllık olduğu, binanın ise 10 yıl önce yıkılarak yeniden yapıldığı belirtilen Vali Arslan’a okulun tarihi hakkında da bilgi verildi.

“Hiç anne demedim”

Vali Arslan, sınıfları gezisinde kız öğrencilerin erkek öğrencilerden daha fazla gözüktüğünü belirterek, okuldaki öğrenci sayısı hakkında bilgi aldı. Kız öğrencilerin de, kadın öğretmenlerin de daha fazla olduğu belirtilen Vali Arslan, kendi ilkokul hatıralarını okul idareci, öğretmenler ve il protokolü ile paylaştı. Annesinin öğretmeni olduğunu belirten Arslan, “Benim ilkokul öğretmenim annem. Çok şanslıyım ben. Ama zor. Annede, babada okumak gerçekten çok zor. Tekrar öyle bir durum olsa tercih etmem. Mümkün mertebe şimdiki öğretmenlerimiz de böyle bir durumu tercih etmemeye çalışıyor. Bizim şartlarımız, bugünkü gibi değildi tabii. 40 yıl öncesinden bahsediyorum. Köy okulu. Öğretmen sayısı belli, birinci sınıfı okutacak öğretmen belli, o da annem. Okula gitmeme gibi bir durumuz hiç olmadı. Ama hiç anne demedim. 5 yıl boyunca öğretmenim dedim. Bir çıksın bakalım ağzımızdan ne oluyordu o zaman. Çok sertti. Söyletmezdi, mümkün değil. Evde anne, okulda öğretmenim. Evde hiç karıştırmazdım. Düşünüyorum da nasıl bir kızdım. Biz 40 yıl önce böyle yetiştirilmişiz. Şimdi yeni nesil farklı” diye konuştu.

Velilere sitem

Öğrencileri geleceğe hazırlamada öğretmenlerin omzuna büyük bir yük bindiğini belirten Vali Arslan, öğretmenlerin birebir öğrencilerle ilgileneceğine inandığını ifade etti. Bazı velilerin çocukları ile yeterli düzeyde ilgilenmediğini ifade eden Arslan, anne ve babalardan çocuklarına daha çok ilgi göstermesini istedi. Vali Arslan, “Çok fazla taşımalı öğrencilerin geldiği okullarımız var. Burada en büyük sorun bazı velilerin çocuklara karşı ilgilerinin zayıf olması. Bunun da sebepleri belki ailelerin ayrı yaşamaları, aile büyüklerinin çocuklara bakması olabilir ama çocuklarla çok ilgilenemiyorlar. Bu dönemde bizim de önceliklerimiz arasında velileri biraz daha işin içerisine çekmeyi düşünüyoruz. Veliler de biraz daha aktif olsun. Çocuklarla daha çok iletişim halinde olsunlar istiyoruz” dedi.

Öğretmenler odasındaki toplantının ardından sona eren programa Vali Arslan’ın yanı sıra İl Milli Eğitim Müdürü Ramazan Aşçı, askeri erkan, polis ve kurum müdürleri, bazı siyasi parti temsilcileri katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin