KASTAMONU Ankara-Kastamonu arasındaki mesafeyi 1,5 saat kısaltacak olan Ilgaz Tüneli’nde ışık, 2015 yılının sonunda görülecek.
Başkenti, İnebolu ve Cide sahilleri ile denize açacak olan Ilgaz Tüneli’nde çalışmalar aralıksız devam ediyor. Sürücülerin korkulu rüyası olan Ilgaz Dağı, yapılacak tünelle 8 dakikada geçilebilecek. Bunun dışında Ilgaz Tüneli’nin yılda ülke ekonomisine katkısı ise 38.2 milyon lira olacak.
Kastamonuluların özlemle beklediği Ilgaz Tüneli’nin 2015 yılının sonunda kış ayına gelmeden tamamlanıp hizmete açılmasının hedeflendiğini belirten Karayolları 15. Bölge Müdürü Sami Uyar, “Tetek’teki köprülü kavşağımızdan başlayıp Ilgaz Dağı istikametine devam etmekte olan 15 kilometrelik projemizin çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Bu seneki programımız kapsamında bu kesimdeki asfalt çalışmalarımızı başlattık. Önümüzdeki yılda 15 kilometre boyunca BSK (Bitümlü Sıcak Asfalt) ile kaplayarak bitirmiş olacağız” dedi.
Ilgaz Tüneli projesiyle birlikte tünellerin bulunduğu kesimler dahil 27 kilometrelik yol boyunca toplam 500 bin ton alt temel malzemesi diye tabir edilen temel malzemesi kullanacaklarını ifade eden Bölge Müdürü Uyar, “Bunun üzerine 300 bin tonda sıcak asfalt malzemesi diye tabir ettiğimiz malzeme kullanacağız. Dolayısıyla tünelimizde birlikte 15 kilometrelik yolumuzda proje kapsamında 2015 yılının sonunda tamamlanmış ve araç trafiğine açılmış olacak. Tünel güzergahımızdaki asfaltlama çalışmalarında çift koldan makinelerimiz asfaltlama çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Ekipmanlarımız ve malzemelerimiz hepsi hazır. Her türlü güvenlik önlemleri alındı. Trafik işaretlemelerimizi yaptık” diye konuştu.
Ilgaz Tüneli’nin Çankırı girişinden yani başlangıç noktasından Ilgaz Kayak Merkezine bağlantı sağlayacak bir kavşağın yapılacağını açıklayan Uyar, “İmalatlarına başladık, şu anda üç sıra kazık imalatlarımız devam ediyor. Bu kazık imalatlarımızı tamamladıktan sonra da kazıkları bağlayan baş krişleriyle birlikte köprü imalatımız devam edecek. Ancak bundan önce toplayıcının dolgusunu yapabilmemiz için köprülü kavşak projemizde uyguladığımız yeni bir yöntem var. Bu yöntemin adına biz, jeo donatılı duvar diyoruz. Jeo donatılı duvarın imalat çalışmaları şu anda devam ediyor. Zeminin tamamen iyileştirmesi sağlandıktan sonra yani taban zemini iyileştirildikten sonra jeogrit dediğimiz gritler, yüzeye serilecek. Yüzeye serilen jeogritlerin üzerine de yine projesine göre 40 santimetre kalınlığında seçme malzemeler serilerek bu tabakalar halinde dolgunun yükselmesi sağlanıyor. Bu imalatlar daha çok betonarme binaların, taş duvarların uygulanamadığı yüksek dolguların yapılması gerektiği durumlarda kullandığımız bir yöntemdir. Bu yüzden bu kavşağımızda da yüksek dolgular söz konusu olduğundan 27 metre yüksekliğinde bir dolgu yüksekliği var. Dolayısıyla buraya da bu şekilde dolgu yapmış olacağız” ifadelerini kullandı.
Karayolları 15. Bölge Müdürlüğü olarak sadece Kastamonu’dan sorumlu olmadıklarını anlatan Bölge Müdürü Uyar, şunları söyledi: “Kastamonu ile birlikte sorumluğu olduğumuz, Çankırı, Karabük, Bartın ve Zonguldak illeridir. Biz, bütün illerimizde yoğun ve tempolu bir şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Özellikle bölünmüş yol çalışmalarımızı ve bitümlü sıcak kaplama dediğimiz BSK yol kaplamamız var. Göreve geldiğimiz günden itibaren bu çalışmalara ağırlık verdik. Bu tempoyu hızlı bir şekilde devam ettiriyoruz. Bölge Müdürlüğümüze bağlı illerimizde bölünmüş yolda sadece yaklaşık 11 kilometrelik bir kesimde sıcak asfalt varken, bugün bu sıcak asfalt kaplı bölünmüş yol ağımız 400 kilometre daha artarak 411 kilometrenin üzerine çıktı. Bunun 134 kilometreye yakını da Kastamonu’da gerçekleştirildi. Dolayısıyla biz, bölünmüş yolumuzun da 286 kilometre olduğunu düşündüğümüzde Kastamonu’da bölünmüş yollarımızın yarısını BSK’lı yani sıcak karışım kaplama dediğimiz kaplamayla hizmete sunmuş durumdayız. Bu çalışmalarımız devam edecek. Hedefimiz özellikle ana asklarımızda Kastamonu-Çankırı, Kastamonu-Karabük, Kastamonu-İnebolu, Kastamonu-Taşköprü gibi güzergahlarımızın tamamını kaliteli asfalt dediğimiz sıcak asfalt ile kaplayıp daha konforlu ve ulaşımı daha rahat yollarda vatandaşlarımız seyahat etmesini sağlamayı planlıyoruz”
Ilgaz Tüneli’nin zemin şartlarından kaynaklanan sıkıntı ve bazı sorunlarının olduğunu vurgulayan Uyar, şunları kaydetti: “Tünellerin zorluk şartları herkes tarafından biliniyor. Dolayısıyla bu güzergahımızda da zemin şartlarından kaynaklanan ve tünellerin boyutunda uzama oldu. Zeminlerin kazısı ile ilgili problemlerle karşılaştık. Bu problemleri çözmek için de yeni destekleme sistemlerinin yapılması gerekti. Bunların hepsi maliyet. Bu yüzden bizde, bu projede zaman kaybına uğramadan hedeflediğimiz 2015 yılında tamamlanabilme
si için ikmal ihalelerimizi de yaptık. Tünel projemizle birlikte bağlantı yolları dahil Tetek güzergahına kadar olan yollarımızı da bu ikmal ihalelerimizle birlikte bitirmiş olacağız.”


Ilgaz Tüneli’nin Ucu 2015 Yılında Görülecek
ÖZÇELİK-İŞ’TE GÖZLER 11 TEMMUZ’DA 12 YILLIK TECRÜBE YENİ DÖNEME TAŞINIYOR
Türkiye’nin en güçlü işçi sendikalarından biri olan Özçelik-İş Sendikası’nda gözler 11 Temmuz’da gerçekleştirilecek Olağan Genel Kurul’a çevrildi. Yaklaşık 45 bin üyeyi temsil eden sendikanın geleceğine yön verecek genel kurulda, 12 şubeden gelecek 260 delege yeni dönemin yönetimini belirlemek üzere sandık başına gidecek.
Sendikal hareket açısından büyük önem taşıyan genel kurul öncesinde, İstanbul Anadolu Havacılık Şube Başkanı Okan Ödemiş’in sosyal medya platformu YouTube üzerinden yayımladığı video mesajıyla Genel Başkanlığa adaylığını açıklaması dikkat çekti. Ancak sendika teşkilatlarında ve tabanda mevcut Genel Başkan Yunus Değirmenci’ye yönelik güçlü destek dikkatlerden kaçmıyor.
DEĞİRMENCİ’NİN DÖRDÜNCÜ DÖNEMİ BEKLENİYOR
Özçelik-İş Sendikası’nın son 12 yılına damga vuran Genel Başkan Yunus Değirmenci’nin, 11 Temmuz’daki genel kurulda yeniden aday olması bekleniyor. 2014 yılından bu yana sendikanın genel başkanlık görevini yürüten Değirmenci, örgütlenme faaliyetlerinden toplu iş sözleşmelerine, kurumsal yapılanmadan sosyal projelere kadar birçok alanda önemli çalışmalara imza attı.
Sendika kaynakları, delegelerin önemli bir bölümünün tecrübesi ve bugüne kadar ortaya koyduğu sendikal performans nedeniyle Değirmenci’nin liderliğinin devam etmesinden yana tavır koyduğunu ifade ediyor.
ÜYE SAYISINDA VE ETKİNLİKTE BÜYÜK ARTIŞ
Yunus Değirmenci döneminde Özçelik-İş Sendikası’nın üye sayısında önemli artışlar yaşandı. Türkiye’nin stratejik sektörleri arasında yer alan demir-çelik, metal ve savunma sanayi alanlarında yürütülen örgütlenme faaliyetleri sayesinde sendika hem üye sayısını artırdı hem de sektördeki etkinliğini güçlendirdi.
Geride kalan süreçte imzalanan toplu iş sözleşmeleriyle çalışanların ücret, sosyal hak ve çalışma koşullarında önemli kazanımlar elde edildi. Özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde üyelerin alım gücünü korumaya yönelik sözleşmeler, sendika tabanında olumlu karşılık buldu. Bir çok kesim Özçelik-İş Sendikasının son yıllarda yalnızca üye sayısı bakımından değil, temsil ettiği iş kollarındaki etkisi ve toplu pazarlık gücü açısından da Türkiye’nin önde gelen işçi sendikaları arasında yer aldığını belirtiyor.
İSTİKRAR VE BİRLİKTELİK VURGUSU
Genel kurul süreci yaklaşırken sendika camiasında en çok öne çıkan başlıklardan biri de istikrar oldu. Teşkilatın farklı kademelerinde görev yapan çok sayıda sendikacı ve delegenin, son 12 yılda yakalanan kurumsal istikrarın korunması gerektiği yönünde görüş bildirdiği ifade ediliyor.
Yunus Değirmenci’nin özellikle teşkilat yapısının güçlendirilmesi, şubeler arasındaki koordinasyonun artırılması ve üyelerle kurulan güçlü iletişim sayesinde sendika içerisinde birlik ve beraberlik ortamının güçlendiği değerlendiriliyor.
Özçelik-İş Sendikası’nda genel kurul sürecinin demokratik bir yarış ortamında geçmesi bekleniyor. Adayların projelerini delegelerle paylaşacağı süreçte, sendikanın geleceğine ilişkin farklı görüşlerin de genel kurul platformunda tartışılması öngörülüyor.
Bununla birlikte, kulislerde konuşulan değerlendirmeler delegelerin önemli bir bölümünün mevcut yönetimin sürdürdüğü politikaların devamından yana olduğu yönünde. Bu nedenle genel kurul öncesinde Yunus Değirmenci’nin yeniden genel başkan seçilmesine yönelik beklentinin oldukça güçlü olduğu ifade ediliyor.
Yaklaşık 45 bin üyesiyle Türkiye işçi hareketinin önemli kuruluşları arasında yer alan Özçelik-İş Sendikası’nın 11 Temmuz’da gerçekleştireceği Olağan Genel Kurul, yalnızca yönetim değişikliğinin değil, aynı zamanda sendikanın önümüzdeki yıllardaki yol haritasının da belirleneceği önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor.
Genel kurulda delegelerin vereceği karar, Özçelik-İş’in örgütlenme stratejilerinden toplu iş sözleşmesi politikalarına kadar birçok alanda belirleyici olacak. Sendika camiası ve sektör temsilcileri ise şimdiden gözlerini 11 Temmuz’da yapılacak seçime çevirmiş durumda.

