İlçe Tarım Müdüründen Mantar Üreticilerine Tavsiye - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
29 Nisan, 2016 14:31 tarihinde yayınlandı
0
0

İlçe Tarım Müdüründen Mantar Üreticilerine Tavsiye

Yenice İlçesinde, büyük bir ilgiyle karşılanan İstridye mantar kompost üretimi heyecanla izleniyor. Üçüncü kez dağıtımı yapılan İstiridye mantar kompostu alan üreticilerin hava şartlarına uygun olarak yetiştirme ortamını hazırlaması gerektiği ifade edildi. Mantar, bir insan gibi oksijene ihtiyaç duyar, ortamdaki CO2 uzaklaştırmak gerekir.

Yenice İlçe Tarım Müdürü Rahmi Kanat; “Sık sık yaptığımız kontrollerde, bazı olumsuzluklara rastladık. Oysa, hava şartlarının değişikliği dikkate alınarak, ortam ısı ve neminin ayarlanması çok önemlidir. Bunun için dijital ısı ve nem ölçer kullanmak gerekir. Yenice’nin mantar kenti olması için, yetiştiricilerin gerekli titizliği göstermesi gerekir. Şimdiye kadar yaptığımız kontrollerde, birçok yetiştiricimizin şartları sağladığı ve kuluçka mantar döneminin iyi şekilde sürdüğünü sevinçle görüyoruz. Mantar sarımlarının zamanında olması, mantar üretiminin zamanında olmasını sağlayacağı için, ısı ve nem şartlarının kontrolü çok önemlidir. Bunu özellikle vurguluyoruz” dedi.

Mantar üretim merkezlerinin istediği bölge, tam Yenice’nin iklim şartlarına birebir uyduğundan bu bölgeden çok fazla ümitli olduğunu ifade eden İlçe Tarım Müdürü Kanat; ”karşılaşılan olumsuzlukların giderilmesinde, ilçe müdürlüğünün gerekli çabayı gösterdiğinin altını çizdi. Mantar  misellerinin ortamın nem ve ısısına göre, beyaz sarımla kuluçka döneminin devam ettiğini belirten Tarım Müdürü, şartların uygun olmaması durumunda, mantar kompostlarında yeşillenme görüldüğünü, bunun aşırı nemden olduğunu, bunu engellemek için nemin hemen kontrol edilmesi gerekir. Aksi halde kuluçka sarım dönemi uzar ve mantar kalitesiz bir görüntü  alır” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
40 yasinda cirak oldu giresunun bicak mirasini yasatiyor aLNHI1yZ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
20 Nisan, 2026 12:22 tarihinde yayınlandı
0
0

40 yaşında çırak oldu, Giresun’un bıçak mirasını yaşatıyor

Giresun’un Sokakbaşı Mahallesi’nde yöresel bıçak üretimi yapan Haluk Kemal Yücesan, 40 yaşından sonra çırak olarak adım attığı meslekte, kentin yüzlerce yıllık bıçakçılık kültürünü yaşatan son ustalar arasında yer alıyor.

1999 yılında yaşanan Marmara Depremi’nin ardından İstanbul’dan ayrılarak memleketi Giresun’a dönen Haluk Kemal Yücesan (66), tesadüfen başladığı bıçakçılık mesleğinde 26 yılı geride bıraktı. Ustası, “Çavuş Ömer” lakaplı Ömer Saraçoğlu’nun yanında çırak olarak mesleğe adım atan Yücesan, bu sanatın köklerinin daha da eskilere dayandığını söyledi. Ustasının babası Temel Saraçoğlu’nun bıçakçılığı Rum kökenli Anton Usta’dan öğrendiğini belirten Yücesan, böylece mesleğin kuşaktan kuşağa aktarılan bir gelenek olduğuna dikkat çekti.

1999 Marmara Depremi’nin ardından yaşadığı psikolojik etkiler nedeniyle İstanbul’u terk etme kararı aldığını anlatan Yücesan, “Giresun’a geldikten sonra ustamın dükkanının önünden geçerken sohbet ettik. Dükkanı kapatacağını söyledi. ‘Bu Çin malı bıçaklarla uğraşamıyorum, öğrenecek kimse de yok’ deyince ben de ’Bana öğret’ dedim. Ertesi gün sabah 6’da dükkana gittim, o gün bu gündür devam ediyorum” dedi.

“Giresun saldırması, Yılan dili, Sepet bıçağı, Kanun bıçağı gibi çeşitlerimiz var”

Giresun’un bıçak kültürünün Türkiye’de ve dünyada ayrı bir yere sahip olduğunu vurgulayan Yücesan, çocukluk yıllarından itibaren bıçaklarla iç içe büyüdüklerini ifade ederek, “Giresun’da hemen herkesin cebinde ya da belinde bir bıçak olurdu. Biz oyuncaklarımızı bile kendimiz yapardık, bunun için bıçak kullanırdık. Bu kültürün içinde büyüdük. Kentte üretilen bıçaklar yalnızca birer kesici alet değil, her biri ayrı bir isim ve hikaye taşır. Dünyanın birçok yerinde bıçak yapılır ama isimlendirilmiş, hikayesi olan bu kadar zengin bir kültür zor bulunur. Giresun Saldırması, Yılan Dili, Sepet bıçağı, Kanun bıçağı gibi çeşitlerimiz var” dedi.

Bıçakların kullanım amacına göre şekillendiğini anlatan Yücesan, “Örneğin ‘Kanun bıçağı’ sivri uçlu bıçakların yasaklandığı dönemde ucu yuvarlatılarak yapılmış. ‘Giresun Saldırması’ ise koltuk altından rahat çekilebilmesi için özel kavisli bir yapıya sahip. ‘Yılan Dili’ bıçağı ise hem sepet yapımında hem de savunma amaçlı kullanılmış. Her birinin ayrı bir geçmişi var” ifadelerini kullandı.

“26 yıldır pazar günü dahil dükkandan çıkmadım”

Mesleğe 40 yaşından sonra başlamasına rağmen büyük bir özveriyle çalıştığını belirten Yücesan, “26 yıldır pazar günü dahil dükkandan çıkmadım. Bu iş sabır ve emek ister. Yeni nesil biraz daha hızlı sonuç almak istiyor ama bu meslek göz nuru ister. Ben 40 yaşımdan sonra çırak oldum, bu mesleği öğrendim ve 2010 yılında ’Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı’ olarak onayı verildi. Hepsinde emek ve sabır var. Tabi yaptığın işi sevmek de var. Bugüne kadar birkaç çırak yetiştirdim, ancak gençler ekonomik nedenlerle mesleği sürdürmekte zorlandığı için başka şehirlere çalışmaya gitti. Oğlum da bu işi öğrendi, yıllarca birlikte çalıştık ama geçim sıkıntısı nedeniyle başka şehre gitti. Bu kültürün devam etmesini istiyorum. Çünkü biz burada sadece demiri dövmüyoruz, Giresun’un kimliğini yaşatıyoruz” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin