Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
14 Haziran, 2019 13:55 tarihinde yayınlandı
0

İl Milli Eğitim Müdürlüğü Danışma Kurulu toplantısı yapıldı

Eğitim ve öğretim hizmetlerinin il düzeyinde sürdürülmesinde karşılaşılan sorunlar, milli eğitimin genel amaç ve ilkeleri doğrultusunda çözüm önerileri hazırlamak, eğitim öğretim hizmetlerinin toplumsal ihtiyaçlara cevap vermek üzere geliştirilmesine esas olacak ilke ve yönetim önerilerinde bulunmak amacıyla yılda iki kez yapılan İl Danışma Kurulu Toplantısının ikincisi gerçekleştirildi.

Vali Fuat Gürel Başkanlığında, Karabük Öğretmenevi Toplantı Salonunda yapılan 2018-2019 Eğitim – Öğretim Yılı sene sonu İl Milli Eğitim Danışma Kurulu Toplantısına; Karabük Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mücahit Coşkun,  İl Emniyet Müdürü Sırrı Tuğ, İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Fatih Vargeloğlu, daire müdürleri, STK Temsilcileri, okul müdürleri, okul aile birliği üyeleri ve öğrenci temsilcileri katıldı.

Toplantıda İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Fatih Vargeloğlu tarafından; 2018-2019 Eğitim Öğretim Yılının Genel Değerlendirmesi, Güvenlik Tedbirleri, Okul Kantin ve Yemekhanelerinin Denetimi, Okul Kameraları ve Kent Güvenlik Yönetimi Sistemi Entegrasyonu, Öğrenci Davranışlarının Değerlendirilmesi, Okul Kayıt Alanları, Projeler, Ölçme ve Değerlendirme Faaliyetleri, Hayat Boyu Öğrenme Faaliyetleri, Özel Eğitim Öğrencilerine Yönelik Gerçekleştirilen Projeler, Sosyal Kültürel ve Sportif Çalışmalar hakkında bir sunum yapıldı.

Karabük’ün eğitimde çok iyi yerde olduğunu ifade eden Vali Gürel, “Bu başarıda emeği bulunan İl Milli Eğitim Müdürlüğü idarecilerimizi, okul idarecilerimizi, öğretmenlerimizi ve velilerimizi tebrik ediyorum. Bu toplantı danışma kurulu olunca bizde bu işin paydaşları olan çocuklarımıza da danışalım istedik, bu yüzden aramızda çocuklarımızda var. Karabük eğitim yönüyle Türkiye de sayılı illerden bir tanesi. Bunda bütün paydaşların çok büyük gayretleri var. Fiziki şartlar olarak fena durumda değiliz. Bir tane okulumuzda ikili eğitim devam ediyor, diğer tüm okullarımız tekli eğitim vermekte. Bakım ve onarımla ilgili ihtiyaçlarımız var onları hızlı bir şekilde takip ediyoruz ve bakım onarımları yapıyoruz. Okul aile birliklerimiz ve okul idarecilerimiz eksikleri tespit ediyor ve gideriyor. Öğretmen konusunda 1-2 branşta eksiklerimiz var, onlarda inşallah tamamlanır. Bütün illerde benzer sorunlar var, bu sorunlar bize özel sorunlar değil. Fiziki şartlar olarak daha önce çalıştığım yerlere kıyasla ilimiz çok daha iyi durumda.

Okullar açılmadan bir müddet önce insanlar çocuklarını başarılı gördükleri okullara yerleştirmek için ikametgâh kaydırması konusunda çalışmalar içerisinde olduklarını biliyoruz. Tedbir almaya çalışıyoruz, aldığımız tedbirler bazen yetersiz kalabiliyor ama biz yine de tedbir almaya devam ediyoruz. Aslolan bütün okulların başarı seviyelerini birbirine yakınlaştırmak. Bunu da inşallah zaman içerisinde sağlarız diye düşünüyorum.

Okul içerisinde idarecilerimizin çok büyük gayretleri var, okul dışında da hem İl Emniyet Müdürlüğümüz hem de İl Jandarma Komutanlığımız tarafından bir kısım tedbirler alınıyor. Geçen sene bir proje yapıldı ve İŞKUR vasıtası ile okullara güvenlik görevlisi yerleştirildi. İnşallah önümüzdeki sene de bu uygulama devam edecek. Temizlik konusu da İŞKUR vasıtası ile çözüldü, inşallah önümüzdeki yılda devam eder. İhtiyaçlarımızı gidermek adına gayret içerisindeyiz. Bu gayretler de kendisini başarı olarak göstermekte. Göreve başladığımda çocuklarımızın dikkatini dağıtan cep telefonlarının kullanılmaması ya da okula götürülmemesi adına bir genelge yayınladık. Telefon getirmek zorunda olan öğrenciler için de okullarımızda idareler tarafından bir kısım çalışmalar yapıldı.

Bütün öğrencilerin bir faaliyet ile iştigal etmesini istiyoruz. Çünkü çocuklarımız televizyon, bilgisayar ve telefonla çok fazla vakit geçiriyor. Maalesef çocuklarımızın dışarı çıkmak konusunda biraz sorunları var. Düzenlenen faaliyetlerle çocuklarımız hobiler ediniyor. Hem dışarı çıkıyor hem de sosyalleşiyor. Bu konular öğretmenlerimizin ve okul idarecilerimizin üzerinde durması gereken konular. Her çocuğu bir etkinliğin içerisine sokmalıyız, hem sosyalleşmesini sağlamak hem de geleceğe iyi bir şekilde yetişmesini sağlamamız gerekiyor. Bu toplantımız danışma kurulu olduğu için biraz da sizleri dinlemek istiyoruz, sizlerin söyleyecekleri bizim için çok önemli. Katılımlarınızdan hepinize teşekkür ederim” dedi.

Katılımcıların görüşlerini paylaştığı ve sorularının cevaplandırıldığı toplantı, yapılan değerlendirmelerin ardından sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
yegitek genel muduru canli yapay zeka ogretmenlerin yerini almayacak ama rolleri degisecek cr9zhZW5
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
16 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

YEĞİTEK Genel Müdürü Canlı: “Yapay zeka öğretmenlerin yerini almayacak ama rolleri değişecek”

Milli Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Genel Müdürü Mustafa Canlı, yapay zekanın dünyada ve Türkiye’de öğretmenlerin yerini almayacağını fakat öğretmenlerin rolünün rehberliğe doğru evrileceğini belirterek, “Bakanlık olarak yapay zeka araçlarını geliştirdik ve bir kaç tanesini öğretmelerimize önümüzdeki aylarda açacağız” dedi.

Kastamonu Valiliği, Kastamonu Üniversitesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde “Eğitimde Dijital Dönüşüm ve Gelecek Dijital Yetkinlik” çalıştayı düzenlendi. KUZKA Konferans Salonundaki çalıştayda konuşan Milli Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü (YEĞİTEK) Genel Müdürü Mustafa Canlı, Kahramanmaraş’ta yaşanan olayın bu konuyla ilişkili olduğunu anlattı.

Eğitim tüm dünyada dönüşürken Türkiye’nin bunun en yakın takipçilerinden olduğunu kaydeden Canlı, “Bizim lise çağındaki çocuklarımızın bir kısmı liseyi bırakıyor, yüksek öğretime kayıtlar azaldı. Artık dünya genelinde bir diplomanın bir işe, bir mesleğe, bir gelire eşit olmadığı bir dönemdeyiz. Kişiler burada bireysel gelişimleri için her tür konuyu, kapıyı zorluyor” dedi.

Merkezi eğitim sisteminin çok önemli bir avantaj olduğunu söyleyen Canlı, “Bütün okullar merkeze bağlı. Bütün öğretmenlerimiz merkezi platformları kullanabiliyor. Bütün teknolojiler merkezden sağlanıyor. Bunu biz Türkiye’de çok ağır hissetmedik ama dünyaya gittiğimizde anlattığımızda öyle bir başarı hikayesi oluyor. Pandemide bizimle beraber tüm dünyada okullar kapandı. Biz, 2 ay içerisinde EBA’dan canlı ders kabiliyetini geliştirdik. Günde 3 milyon canlı ders sunum kapasitesine çıktık. TRT’de 3 kanal açtık. Günde 24 saat yayın akışında öğretmenlerimiz ders işleme videolarını stüdyolarda çekip yayınlamaya başladı. İşin doğrusu pandemi sürecinde öğrenme kayıpları en az olan bir kaç ülke arasındayız. Çünkü diğer ülkelerde okullar belediyeye, valiliğe, eyalete bağlı. Müfredatları farklı, alt yapıları yok. Öğretmenlerin kullanacağı dijital araçlara yönelik merkezi bir öğretim alt yapı sistemleri yok, veri tabanları yok. Hepsi farklı teknoloji kullanıyor. Pandemi dönemini dünyada öncü olarak götürdük. Burada dijital teknolojileri, eğitimde etkin, faydalı kullanılabildiğini de daha net görmüş olduk” şeklinde konuştu.

“Yapay zeka öğretmenlerin yerini almayacak ama rolleri değişecek”

Yapay zekanın eğitimde kullanımına değinen Canlı, “Biz de bakanlık olarak yapay zeka araçlarını geliştirdik, geliştiriyoruz ve önümüzdeki aylarda öğretmenlerimize bir kaç tanesini duyuracağız, açacağız ve kullanımına vereceğiz. Ama yapay zeka ile ilgili en temel tartışma öğretmenin yerini alacak mı, sorusu. Dünyada da Türkiye’de de herkes diyor ki ‘hayır’ ama öğretmenin rolü bir rehber rolüne doğru evrilecek. Öğrencinin, öğrenme sürecinin bireyselleşebildiği bir alanda öğretmenin rolü, öğrencinin o teknolojiyi, o araçları doğru, etik bir şekilde kullanması, risklerini bilmesi, oradan gelen sonuçları eleştirel yaklaşabilmesi, oradan aldığı bilgilerle sadece bir işin gerçekleştirmesi değil, orada zihinsel tembelleşme sürecine engel olarak bu araçları öğrenme süreçlerinde etkin ve doğru bir şekilde kullanabilmesidir. Öğretmenlerimizin bu becerileri kazanabilmesi için bizim iki senedir yürüttüğümüz ve geçen hafta kapanış konferansını yaptığımız Öğretmen Eğitimi Dijital Ekosistemi Projesi. Biz, ilk olarak dijital öğretmen yeterliklerini belirledik. Şimdi yetkinlik dediğimizde bu tür beceri çerçevelerinde Türkiye’de genel bir kullanımımız var. Üç kademeye ayırıyoruz. Farkındalık, işlevsellik, eylemsellik. Örneğin böyle bir şeyin olduğunu biliyor ve bunu aktif kullanıyor ya da bunu kullanıyor ama artık bununla katma değerini üretiyor. Bunu diğer araçlarla birleştiriyor ve öğrenme süreçlerine entegre ediyor. Bununla ilgili ayrıca üretim yapabiliyor. Şimdi dijital yetkinlik çerçevesinde biz, öğretmenlerimizin on temel başlıkta dijital yetkinlik çerçevesini tanımladık. Bu çerçeveye yönelik eğitim içerikleri hazırlandı. Biz, 10 yetkinlik başlığına dair farkındalık ve işlevsellik düzeyinde hem çevrim içi etkileşim ve öğretim içerikleri hazırladık hem de bunlara yönelik uygulama rehberleri, kılavuzları ve buradaki dijital araçlara yönelik örnek materyaller hazırladık. Buradaki öğretmenlerimizin hemen hemen hepsi Kasım ayında ara tatil seminer döneminde hazırlık 1. ve 2. modülü aldı. Bu, öğretmen eğitiminde ciddi bir dönüşümün ilk adımıydı. Daha önce de etkileşim içerik hazırladık ama bu kapsamda bir öğretmen eğitim dijital içeriğini için öğretmenler tarafında mevcut durum tespitini yapan bir ön değerlendirme modülüyle süreç boyunca pek çok 380 parametreyle o öğrenme etkinliğini sizler yaparken sizin öğrenme sürecinizi takip ettiğimiz bir veri analiziyle ve öğrenme sürecinin sonunda bu eğitimin gerçekten alınıp da bir beceriye dönüştüğünü ölçtüğümüz bir portföy değerlendirmesiyle, bir proje değerlendirmesiyle ve bu proje değerlendirmesinin bizim geliştirdiğimiz, eğittiğimiz öğretmenlerimiz eliyle yapılmasıyla Türkiye’de aslında alanında ilk bir dijital öğretmen eğitim içeriğini hazırladık ve sunduk. 940 bin öğretmenimiz o seminer döneminde bu eğitimi aldı” ifadelerini kullandı.

Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş ise, dijitalleşmenin eğitimde çok önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, “Bilgiye ulaşan değil yöneten, teknolojiyi kullanan değil üretenlerin başta olduğu ve toplumları yönlendirdiğini hep birlikte şahit oluyoruz. Bizlerde istiyoruz ki bu değişim ve dönüşüm içerisinde geleceğimizin teminatı olan öğrencilerimizin bu değişim ve dönüşüme ayak uydurarak ülkemizin Türkiye yüzyılı vizyonu doğrultusunda hedeflerini, ideallerini, hayallerini gerçekleştirmesini istiyoruz. Onun için sadece bilgiye ulaşan değil, sadece ezberleyen değil, düşünen, sorgulayan, araştıran, üreten bireyler yetiştirmek istiyoruz” dedi.

Konuşmaların ardından Eğitim Teknolojileri Uzmanı Ebru Karayel Çınar ve Gazi Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretimi Teknolojileri öğretim üyesi Prof. Dr. Selçuk Özdemir, sunumlarını gerçekleştirdi.

Çalıştayda konunun uzmanlarınca eğitimde dijital dönüşüm ve gelecek teması, Türkiye yüzyılı maarif modelinin öngördüğü sistem okuryazarlığı yaklaşımı, 21. yüzyıl becerilerinin geliştirilmesi ve eğitimde güçlü bir dijital ekosistemin oluşturulması konuları ele alınacak.

Bizi sosyal medyadan takip edin