Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
26 Temmuz, 2016 14:34 tarihinde yayınlandı
0

İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı Yapıldı

 

Vali  Mehmet Aktaş; Karabük’te 2016 yılı yatırım programında 286 kamu yatırımı projesinin yer aldığını belirterek,  uygulanmakta olan projelerin toplam değerinin 2 milyar 423 milyon 520  bin TL olduğunu söyledi

Kamu kuruluşlarının yatırımlarının izlenmesi, çalışmalarının koordine edilmesi, il düzeyindeki yatırımların daha etkin bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla düzenlenen Karabük İl Koordinasyon Kurulu 2016 yılının üçüncü  toplantısı İl Genel Meclisi Toplantı Salonunda gerçekleştirildi Toplantıya; Karabük’e atanan Mehmet Aktaş ilk defa Başkanlık yaptı. Toplantıda kamu kurumları tarafından yapılan 2016 yılı yatırımları ele alındı.

2016 yılı programında yer alan yatırımların görüşüldüğü toplantıda, koordinasyonu gerektiren hususlar tespit edilerek yerel ve bölgesel kalkınma bakamından değerlendirmeler yapıldı.

Toplantının açılışında konuşan Karabük Valisi Mehmet Aktaş; İl Koordinasyon İzleme Sisteminden elde edilen  raporlarına göre, Karabük’te 2016 yılında; Ulaştırma sektöründe 31, eğitim sektöründe 35, Kültür-Turizm sektöründe 10, Tarım sektöründe 79, Ormancılık sektöründe 77, Enerji sektöründe 5, Sağlık sektöründe 6, Beden Eğitimi ve Spor sektöründe 7 ve Diğer Kamusal Hizmetler Sektöründe 36 olmak üzere toplam 286 proje ve iş yürütüldüğünü söyledi.

Vali Aktaş, yürütülen 286  proje ve işin toplam tutarının 2 milyar 423  milyon 520 bin TL olduğunu bu projelere 2016 yılından önce 791 milyon 520 bin lira harcandığını da belirterek, “Projelerin 2016 yılı ödenekleri ise 238 milyon 470 bin TL’dir.

2016 yılında yürütülen 286 adet projenin 26 adedi yüzde 9 bitirilmiştir.  170 adeti ise yüzde 60 proje üzerinde çalışmaları sürdürülmekte olup, 21 proje ve işin ihalesi beklenilmektedir. 69 adet iş ve projeye ise henüz başlanmamıştır. Söz konusu projeler için yatırım dönemi sonu itibariyle 75 milyon 785 bin TL harcama yapılmıştır” dedi.
Vali Aktaş; “Karabük’te, Ulaştırma sektöründe TCDD 2. Bölge Müdürlüğü tarafından 7 proje, Eğitim sektöründe Karabük Üniversitesi tarafından 1 proje Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü tarafından 13 proje, Tarım Sektöründe, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü tarafından 12 proje, Karabük Orman İşletme Müdürlüğü tarafından 4 proje ve diğer kamu Hizmetleri Sektöründe DSİ 23. Bölge Müdürlüğü tarafından 10 proje olmak üzere 2017 yılı programı için 47 proje ve iş İl Koordinasyon İzleme Sistemine girilerek teklif edilmiştir” dedi.

Vali  Mehmet Aktaş’ın konuşmasının ardından sırasıyla Yatırımcı Daire Müdürleri söz alarak 2016 yılı  yatırımları ile 2017 yılında yapılacak olan çalışmalarla ilgili olarak bilgilendirme yaptılar.

Vali Mehmet AkTaş Başkanlığında yapılan toplantıya; Bölge Müdürleri, İlçe Kaymakamları, Belediye Başkanları ile Yatırımcı Daire Müdürleri katıldı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
ilyaserbayyeni
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
06 Mayıs, 2026 09:40 tarihinde yayınlandı
0

ÜLKEYİ FELAKETE SÜRÜKLEYEN BÜYÜK İHANET!

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde, pazarda, dün, yaşlı bir üretici ile sohbet ettim. Davutlar yoluna cepheli 8 dönüm arazisinde; şeftali, mandalina, portakal ve limon üretiyor. Binbir zahmetle ürettiği meyveleri pazarda satarak geçimini sağlıyor.
“Yakın bir gelecekte, sebzeyi ve meyveyi para ile de alamayacağız. Bizden sonrakiler nasıl beslenecekler merak ediyorum” dedi. “Neden?” dedim. Örnekler vererek uzun uzun anlattı. Arkadaşları, komşuları; sebze ve meyve tarımı yaptıkları arazilerini villa karşılığı inşaat şirketlerine satmışlar. Aldıkları villaları satarak yada kiralayarak tarımdan kazandıklarından kat kat fazla gelir elde ediyorlarmış. Buna direnen bir kaç kişi kalmışlar. Arazisine müteahhitler 16 villa teklif etmişler. Bu yüzden çocuklarıyla arası açılmış. “Ben öleyim, bir gün beklemez satarlar bahçeleri” diyor. Arkadaşına bir kaç yıl önce, 10 dönüm arazisine karşılık 20 villa vermişler. “Zengin olunca ne oldum delisi oldu. Elindeki varlık bitmeyecek zannetti, har vurup harman savurdu. Şimdi elinde 2 villası kaldı. Yakındır onlarıda satması” dedi. Toprak geleceğimizdir, candır, hayattır hiç satılır mı? diye de ekledi.

Çok değil, 15-20 yıl önce Kuşadasından Güzelçamlı ya kadar yolun iki tarafı uçsuz bucaksız meyve ve sebze bahçeleri ile kapliydı. Şimdi gidin bakın, beton tarlaları göreceksiniz.

Davutlar ve Güzelçamlı bölgesinde, özellikle ana yol kenarlarındaki tarım arazilerinin yapılaşmaya açılması, bölgedeki ekolojik denge ve tarımsal üretim için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Son gelişmeler, bu alanların geri dönülmez bir şekilde betonlaştığı yönündeki endişeleri haklı çıkarmaktadır.

Tarım arazilerinin inşaata açılması, sadece “yeşil alan kaybı” değil, bir ülkenin geleceğini tehdit eden çok boyutlu bir krizdir. Bu durumun yol açtığı başlıca büyük tehlikeler şunlardır:

1. Gıda Güvenliğinin Yok Olması; en temel tehlike, beslenme kaynağımızın kurumasıdır. Birinci sınıf tarım arazilerinin betonlaşması, tarımsal üretimi düşürür. Bu da gıda arzında azalmaya, dışa bağımlılığın artmasına ve mutfak enflasyonunun kontrol edilemez hale gelmesine neden olur.

2. Geri Dönüşü İmkansız Toprak Kaybı; 1 santimetre kalınlığında verimli toprağın oluşması için doğada yaklaşık 100 ila 1000 yıl gerekir. Üzerine beton dökülen toprak “ölü toprak” haline gelir. İnşaat yapıldıktan sonra o arazinin tekrar tarıma kazandırılması binlerce yıl sürer; yani bu kayıp kalıcıdır.

3. Yeraltı Su Kaynaklarının Kuruması; tarım arazileri, yağmur sularını emerek yeraltı su depolarını (akiferleri) besleyen doğal süngerlerdir. Betonlaşma bu emilimi engeller; su yer altına sızamaz, yüzey akışına geçer ve sele dönüşür. Bu da hem su kıtlığına hem de afetlere davetiye çıkarır.

4. Ekosistemin ve Biyoçeşitliliğin Bozulması; tarım alanları birçok canlı türüne ev sahipliği yapar. Betonlaşma; tozlaşmayı sağlayan arılardan faydalı mikroorganizmalara kadar tüm ekosistemi yok eder. Bu dengenin bozulması, tarımsal zararlıların artmasına ve doğal döngünün kopmasına neden olur.

5. Mikroklima Değişikliği ve Isı Adaları; beton ve asfalt ısıyı hapseder. Geniş tarım arazilerinin yerini binaların alması, o bölgenin yerel iklimini (mikroklima) değiştirerek sıcaklığı artırır. Bu durum hem enerji tüketimini artırır hem de kalan tarım alanlarındaki verimliliği düşürür.

6. Ekonomik Kırılganlık; kendi kendine yetemeyen bir ekonomi, küresel gıda fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı savunmasız kalır. Çiftçinin topraktan kopup kente göç etmesi, işsizlik ve çarpık kentleşme gibi sosyal sorunları da beraberinde getirir.Özetle: Tarım arazisine yapılan her bina, gelecek nesillerin ekmeğinden ve suyundan çalınan bir bedeldir.

Yaşam kaynaklarımızı yok ediyoruz, can damarlarımızı kesiyoruz. Dünyanın en cahil toplumlarında bile böylesi bir ihanet göremezsiniz.

İlyas Erbay