Karabük’te boşanma kademesinde olan eşini ve akabinde kayınvalidesini öldüren zanlı olaydan 4 saat sonra polis tarafından yakalanacağını anlayınca çenesine dayadığı tüfeği ateşleyerek hayatına son verdi. Şahsın intihar etmeden evvel yaptığı paylaşımlar ise kan dondurdu.
Yenimahalle’de meydana gelen olayda Hasret Küçükyılmaz ile annesi Nazife Çetinkök meskenlerine gittikleri sırada boşanma etabındaki eşi Hasan Küçükyılmaz ile karşılaştı. Kelamlı akında bulunan koca Küçükyılmaz yanında getirdiği av tüfeği ile eşi ve kayınvalidesine ateş etti. Kanlar içerisinde kalan anne ve kızı olay yerinde hayatını kaybederken, cani koca olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ve 112 Acil Servis grupları sevk edildi.
İncelemelerin akabinde Küçükyılmaz ve Çetinkök’ün cenazesi Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı.
Polis takımları olay yerinden araçla kaçan zanlıyı yakalamak için çalışma başlattı. Gruplar, şüphelinin, konutunun üzerinde bulunan Çamdibi Dere mevkiinde saklandığını tespit etti. Titiz yürütülen çalışma ile kıstırılan kuşkulu polis gruplarını görünce elindeki tüfekle ateş açtı. Kurşunları bitmek üzere olan zanlı yakalanacağını anlayınca çenesine dayadığı tüfeği ateşleyerek hayatına son verdi.
Olay yeri inceleme gruplarının çalışmalarının akabinde Küçükyılmaz’ın cenazesi hastane morguna kaldırıldı.
Hasan Küçükyılmaz’ın bir müddettir öldürmekle tehdit ettiği Hasret Küçükyılmaz polise şikayette bulunarak, cep telefonuna KADES uygulamasını indirdi. Polisin “Elektronik kelepçe takalım, size yaklaşmasın” diye uyardığı Hasret Küçükyılmaz, teze nazaran bu teklifi kabul etmedi. Zanlının 15 yıl evvel birinci eşini öldürmekten mahpusa girdiği öğrenildi.
5 Eylül’de Hayatta Olmayacak!
Küçükyılmaz, Whatsapp durumunda yaptığı paylaşımda, kendisinin 5 Eylül tarihinde hayatta olmayacağını tabir ediyor.
Zanlı, ses kaydı paylaşımında da eşi için “Ölmesi gerekiyordu, öldü. Namus çok hoş bir şey, sahip çıkacaksın. İşte bu türlü asfaltta cenazen kalır. Biraz sonra da ben kendimi öldüreceğim. Ahirette hesap soracağım sana. 10 parmağım yakanda olacak. Artık yaptığın şerefsizliklerin bedelini ödedin. Annen de ödedi. Sana benimle oynama oyuncak olursun dedim” sözlerine yer verdi.


İkinci eşinin de canına kıydı… Eşini ve kayınvalidesini öldüren zanlı 4 saat sonra ömrüne son verdi, paylaşımı kan dondurdu
KBÜ’NÜN KURULUŞUNDA KRİTİK MÜDAHALE
Karabük’ün son 20 yılda yaşadığı en büyük dönüşümlerin başında gösterilen Karabük Üniversitesi’nin kuruluş sürecine ilişkin dikkat çekici bir detay, üniversitenin 19. kuruluş yıl dönümü programında ilk kez kamuoyuyla paylaşıldı. Bugün on binlerce öğrencisi, akademik kadrosu ve uluslararası yapısıyla Türkiye’nin önemli yükseköğretim kurumları arasında yer alan Karabük Üniversitesi’nin kuruluşunun, kritik bir siyasi müdahale sayesinde mümkün olduğu ortaya çıktı.
15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen kuruluş yıl dönümü programında konuşan AK Parti Karabük Milletvekili Cem Şahin, üniversitenin kuruluş aşamasında yaşanan ve bugüne kadar kamuoyuna yansımayan önemli bir süreci anlattı.
Şahin’in verdiği bilgilere göre, 2007 yılında Türkiye genelinde yeni üniversitelerin kurulmasına yönelik hazırlanan taslak çalışma Bakanlar Kurulu gündemine geldiğinde Karabük’ün adı üniversite kurulacak iller arasında yer almıyordu. Sanayi kenti kimliğiyle öne çıkan Karabük, yükseköğretim alanında uzun yıllardır beklediği yatırımı alamamış ve kendi üniversitesine kavuşamamıştı.
“KARABÜK NASIL OLMAZ?”
Taslağı inceleyen dönemin Başbakan Yardımcısı ve Karabük siyasetinin en önemli isimlerinden biri olan Mehmet Ali Şahin, Karabük’ün listede bulunmadığını görünce duruma sert şekilde itiraz etti. Şahin’in aktardığına göre, “Karabük nasıl olmaz?” diyerek sürece doğrudan müdahil olan Mehmet Ali Şahin, üniversitenin kurulacak iller arasına eklenmesi konusunda güçlü bir irade ortaya koydu.
Karabük’ün üniversiteye sahip olmasının şehir için hayati önemde olduğunu savunan Şahin’in, kararnamenin bu haliyle önüne gelmesi durumunda imza atmayacağını açık şekilde ifade ettiği belirtildi. “Bu kararnameyi imzalamam” sözleriyle tavrını net biçimde ortaya koyan Şahin’in, dönemin Başbakanı ile bu konuda bir süre görüş ayrılığı yaşadığı da ifade edildi.
Yapılan değerlendirmeler ve görüşmelerin ardından Karabük’ün de listeye dahil edildiği, böylece şehrin uzun yıllardır beklediği üniversite hayalinin gerçeğe dönüştüğü kaydedildi.
KARABÜK’ÜN KADERİNİ DEĞİŞTİREN KARAR
Aradan geçen 19 yılda Karabük Üniversitesi yalnızca bir eğitim kurumu olmanın ötesine geçerek şehrin sosyal, kültürel ve ekonomik yapısında önemli değişimlere öncülük etti. Türkiye’nin dört bir yanından ve dünyanın farklı ülkelerinden gelen öğrenciler sayesinde Karabük, genç ve dinamik bir nüfus yapısına kavuştu.
Üniversitenin kurulmasıyla birlikte kentte konut sektöründen ticarete, ulaşımdan hizmet sektörüne kadar birçok alanda önemli hareketlilik yaşandı. Akademik faaliyetlerin yanı sıra bilimsel çalışmalar, uluslararası projeler ve sosyal etkinlikler sayesinde Karabük’ün adı ulusal ve uluslararası platformlarda daha fazla duyulmaya başladı.
Bugün binlerce öğrencinin eğitim aldığı, yüzlerce akademisyenin görev yaptığı ve çok sayıda ülkeden uluslararası öğrencinin tercih ettiği Karabük Üniversitesi, kuruluş aşamasında verilen mücadelenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
VEFA VE TEŞEKKÜR MESAJI
Kuruluş yıl dönümü programında konuşmacılar, üniversitenin bugün ulaştığı seviyenin tesadüf olmadığını vurgulayarak, kuruluş sürecinde emeği geçen tüm kişi ve kurumlara teşekkür etti.
Özellikle dönemin Başbakan Yardımcısı, Adalet Bakanı, Gençlik ve Spor Bakanı, TBMM Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi olarak görev yapan Mehmet Ali Şahin’in Karabük Üniversitesi’nin kuruluşunda gösterdiği kararlı duruşun, şehrin geleceğini şekillendiren tarihi adımlardan biri olduğu ifade edildi.
BİR ŞEHRİN GELECEĞİNE ATILAN İMZA
Karabük Üniversitesi’nin kuruluş hikayesinde ortaya çıkan bu önemli detay, bazen bir şehrin kaderinin yalnızca bürokratik süreçlerle değil, o şehrin geleceğine inanan ve mücadele eden insanların kararlılığıyla değişebildiğini gösteriyor.
Bugün Karabük’ün eğitim, ekonomi ve sosyal yaşamına yön veren en önemli kurumlardan biri haline gelen Karabük Üniversitesi’nin temelinde, şehrin hak ettiği yatırımı alması için verilen güçlü bir mücadele ve vazgeçilmeyen bir irade bulunuyor. Yıllar sonra gün yüzüne çıkan bu hatıra da Karabük Üniversitesi’nin kuruluş sürecinin ne kadar zorlu ancak bir o kadar da anlamlı olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

