Reklam
Reklam
hobisini tutkuya cevirerek evinin bahcesini tavuk ciftligine donusturdu OCPYLl4X
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
29 Ocak, 2025 12:37 tarihinde yayınlandı
0

Hobisini tutkuya çevirerek evinin bahçesini tavuk çiftliğine dönüştürdü

Tokat’ta 22 yıl evvel hobi olarak konutunun bahçesinde tavuk yetiştirmeye başlayan Mehmet Bingöl, beslediği 15 farklı ırktaki tavuklarına gözü üzere bakıyor.

Tokat’ta yaşayan Mehmet Bingöl, 22 yıl evvel Soğucak Bağları Mahallesindeki bahçesinde tavuk yetiştirmeye karar verdi. Yaptığı araştırmalar sonucu renkleri ve uysallığı ile ilgisini çeken “Light Brahma” cinsi tavukları yetiştirmeye başlayan Bingöl, vakitle konutunun bahçesini tavuk çiftliğine dönüştürerek 15 farklı tavuk ırkını beslemeye başladı. Bilhassa “Light Brahma” cinsi tavuklarına büyük ilgi gösteriyor.

“Siyah beyaz tüyleriyle yeşil bahçede görsel şölen oluşturuyor”

Tavuk yetiştirme hobisinin çocukluk yıllarına dayandığını belirten Mehmet Bingcl, “Hayvanlara karşı çocukluktan gelen bir sevgim vardı. Bahçemize ne uygun olur diye araştırdığımda ‘Light Brahma’ tavukları hoşuma gitti. Hem insanlara yakınlıkları hem de uysallıkları bizi etkiledi. Siyah beyaz tüyleriyle bahçede görsel bir şölen oluşturuyorlar. Kanat yapısı, paçaları ve renkleri ile dikkat çekiyor” dedi.

Yerli ırkların korunmasına katkı sağlayan Bingöl, tavuk yetiştiriciliği konusunda etrafına ilham veriyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ILHAN ALPBOGA 2
İlhan Alpboğa Avatarı
İlhan Alpboğa
17 Mayıs, 2026 13:40 tarihinde yayınlandı
0

Gördük işittik söylüyoruz

Esnaf odaları esnafa yük

 

Esnaf odalarının seçimleri bitti şükür.

Bilenler bilir oldum olası bu odalardaki işleyiş ve varlıklarına karşıyız.

Bu oda ve birliklerin esnafı ve ticaret erbabını koruduğuna, kolladığına ve haklarını savunduğuna inandıramazsınız.

Başkanlar en az 3 asgari ücret maaş alır, diğer harcamalar esnafın sırtındaki yüktür.

Başlarındaki adamlara bakalım;

Bendevi palandöken 77 yaşında 19 yıldır TESK başkanı öncesinde başkan yardımcısı.

Şemsi Bayraktar 68 yaşında 23 yıldır Türkiye Ziraat Odaları Birliği başkanı.

Rıfat Hisarcıklıoğlu 72 yaşında 27 yıldır Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği başkanı.

Odalar kongrelerini yaptılar ya.

Dikkatlice takip ettik.

Her bir oda bir diğerinin kongresine çiçek gönderdi.

Yüzlerce çiçek.

Esnafın cebinden.

Bin liranın altında çiçek yok. Masrafa bak sen.

Arabasını, şoförünü, yakıtını, huzur hakkını söylemiyoruz bile.

Çözüm mü?

İl ticaret müdürlükleri bünyesinde ticaret sicil servisleri oluşturulur ve bu iş biter.

Şimdiki hali ile esnaf odaları esnafa yük.

Sadece esnaf odaları mı?

Daha neleri var.

 

 

Amasra istismarı mide bulandırıcı

 

Tutuklanan sayısına bakmayın.

Yüzlerce ifade alındı.

Mağdur 13 yaşında.

Aralarında Karabük’ten bazı soysuzların da bulunduğu yüzlerce insan.

Mağduriyet 11 yaşında başlıyor.

Durum mağdurun uzun süre okula gitmemesi üzerine okul idaresinin dikkati sayesinde ortaya çıkıyor.

Gerisi malum.

Ancak bu süre içerisinde yaşananlar.

Kimse bunun cevabını veremez.

Can acıtıcı, mide bulandırıcı bir vaka.

Mesajlarda daha can alıcısı var.

“Ekmek ve yemek” karşılığında istismar da var.

Aklı apış arasına kaçmış vampirler birbirlerine ikram etmişler kızı.

Geldiğimiz hale bakın?

Yaşananlara bakın.

Ortalığa dökülmeyenlere bakın.

İnsanın elinde yağlı urgan ile gezesi geliyor.

Cezasızlık algısı kötü sonuçlar doğuruyor.

Hani bir bakan bir istismar olayında demişti ya; “Bir kereden bir şey olmaz.” Diye.

Orada mı sesimizi yükseltmeli idik?

Hala geç sayılmaz.

Sessiz çığlıklar için lütfen artık ses.

 

 

 

Ali Keskinkılıç

 

Gördük, işittik, söylüyoruz diyoruz ya.

Hep kötü örnekleri mi yazmamız lazım?

Onca kötülük içerisinde kaynayıp giden doğru işler ve güzellikler var.

İktidara ve onun kibir abidesi bazı mensuplarına bakış açımızı bilenler bilir.

Güzel insanların güzel işler yapmak istediği anlara da tanıklık ederiz zaman zaman.

Marifet iltifata tabi olduğundan, o güzellikleri yaşatanlara da teşekkür etmek lazım.

Kim ne derse desin, kim ne düşünürse düşünsün.

Bu teşekkürü en çok hak edenlerden birisidir Karabük Milletvekili Ali Keskinkılıç.

Çok uzun yıllardı takip ederiz.

Hele milletvekili olduktan sonra çok sıkı takibe başladık.

Zaman zaman eleştirdik.

Sosyal medyada paylaştığı videoları ve fotoğraflarını eni-konu inceliyoruz.

Samimiyetle sarılıyor, yüksünmeden el öpüyor.

Yüzü hep gülüyor.

Dahası, en önemlisi;

“Yatırım” diyor.

“İstihdam” diyor.

“Teşvik” diyor.

Bürokratlıktan, teknokratlıktan geldiğini unutmuyor.

Siyasetin o ikiyüzlü dünyasında hayal satmaktan uzak durarak idealistliğini sahneliyor.

Yapamadıkları yok mu?

Çook bize göre.

Ama çabalıyor ve insanımıza insan muamelesi yapıyor.

Çoğu zaman bu bile yetiyor başkalarını görünce.

 

 

 

 

Çarşı, Pazar, ev hizmet araçları

 

Şu sivil plakalı hizmet araçları.

Hangi kurumda kaç tane var?

Günde kaç km yapıyor.

Mesai saatleri dışında, hafta tatillerinde kimlerin emrinde çarşıda, pazarda, markette, piknikte, il dışı yollarda bilen yetkili varsa lütfen bizi de bilgilendirsin?

Bu araçlara resmi hizmete tahsisli olduklarına dair bir yazı, işaret, kurum logosu konulamaz mı?

Hovardaca kullanım engellenemez mi?

Sahi il genelinde resmi hizmette kullanılan kaç sivil plakalı araç var bilen var mı?

Kısaca değil uzun uzun söyleyelim;

“Kamu idarelerinde araç kullanımı ve yönetimi, temel olarak T.C Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yürütülen 237 sayılı Taşıt Kanunu ve buna bağlı alt mevzuatlar ile yönetilir. Bu çerçevede kamu görevlilerinin taşıt kullanımına dair esaslar şunlardır:

Araç Tahsisi ve Makam Araçları: Makam araçları yalnızca kanunla belirlenmiş üst düzey yöneticilere (Bakanlar, Valiler, Rektörler vb.) tahsis edilir. Bu araçların aile bireyleri tarafından veya özel işlerde kullanımı yasaktır.

Görev Emri Zorunluluğu: Hizmet araçlarının görevlendirilmesi için mutlaka “Taşıt Görev Emri” belgesi düzenlenmelidir.

Zaman ve Rota Kısıtlamaları: Resmi taşıtlar sadece mesai saatleri içerisinde ve onaylanan görev yeri güzergâhında kullanılabilir. Mesai bitiminde veya tatil günlerinde özel amaçlı kullanılamazlar.

Sürücü Kuralları: Kanuna tabi kurumlarda aracı yalnızca kadrolu şoförler veya kurallara uygun olarak görevlendirilmiş kamu personeli kullanabilir.

Ekonomi Kuralı: Uzun mesafe görevlendirmelerinde kurum taşıtı yerine tarifeli ve ekonomik toplu taşıma araçlarının kullanılmasına özen gösterilir.”

Biz anlatalım.

Belki birileri dinler, devletin arşivi silinmez.

Aykırı davrananlar aklını başına alır.

Kurallara uymayanlara Taşıt Kanununa muhalefetten işlem yapması gerekenler de tüyü bitmedik yetimin hakkını gözeterek gereğini yaparlar.

Yaparlar mı?

İnşallah

 

 

 

 

Bekleyelim bakalım neler göreceğiz?

 

Sosyal medyada gördük

Adı Mustafa Enes Taşçı

Bir şeyler paylaşmıştı. Pek dikkate almadık.

Sonra bir video daha paylaştı.

Orada ciddi ithamlarda bulunuyor.

Bakın özetle,

“Artık zamanı geldi

Sizden güç alan ama halbuki, sizi umursamayan sizi sadece bir koltuğunu korumak için bir yem gözüyle gören ufak bir aracı gözüyle gören kişilerin arka planda neler yaptığını bilseydiniz arkalarında durmaya devam eder miydiniz çok merak ediyorum bunu takip edin beni çok yakında gözlerinizin önüne sereceğim belki de bakarsınız şu ana kadar yanına durduğunuz bazı kişileri Aslında sandığınız kadar iyi ve düzgün olmadığını öğrenirsiniz. Belki bazı ses kayıtları çıkar, belki bazı video görüntüleri çıkar. Belki bazı toplantı kayıtları çıkar. Artık neler çıkar neler çıkmaz? Hangi kişi iyidir, hangi kişi kötüdür, bilemiyorum. Ben de bilmiyorum. Hep beraber öğreneceğiz ama merak etmeyin.

Şu ana kadar sustum, ben sustukça baskılarını artırarak devam ettiler ama artık ben de diyorum Karabük halkını her şeyi öğrenme zamanı geldi. Kim nereye nasıl geldi, kim kime ne yaptı, bana yapılanlar ya da başkasına yapılanlar. …” Diyor.

Tam bu arkadaş da nereden çıktı derken, kişi hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu öğrendik.

Konu hakkında iftiradan suç duyurusunda yukarıda verdiğimiz sosyal medya paylaşımının neresinde kendisi ve yönettiği kuruluş  ile ilgili bir şey gördü merak etmedik değil.

Bakalım göreceğiz.

Bekleyelim.

Ne diyordu Edibali Osman Gazi’ye nasihatinde?

“Sabretmesini bil. Vaktinden önce çiçek açmaz.”

 

 

 

Sandık güven verir

 

Geçtiğimiz hafta sonu Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı mütevelli heyet toplantısı yapıldı.

Toplantıda yeni yönetim kurulu da belirlendi.

Şefik Dizdar başkanlığında oluşan yönetime Can Kuş listeyi delerek girdi.

Tam bir Safranbolu aşığı olan merhum Aytekin’in Kuş’un oğlu olan Can Kuş’un, Cemil Belder’in yönetim kurulu üyeliğinden düşmesine neden olan liste delmesi Şefik Dizdar’ın hoşuna gitmemiş ve eski bir generali Kuş’un istifası için göndermiş ve istifasını almış.

Hayırdır?

Daha divan tutanağının imzasının mürekkebi kurumadan neyin acelesi.

Cemil Belder niye bu kadar önemli?

Bırakın alan başkanlığını(!) yapsın.

Vakıf mütevelli heyetinin kararına saygı duyun.

Eğer demokratlık anlayışınız bu ise olmaz olsun.

Paranız olabilir.

Sadece paranıza ve yağdanlıklara hükmedersiniz.

Gördünüz mü demokraside bir oy her şeydir.

Daha fazla rezil olmayın.

Gönderin Belder’i derinlere dalsın, mağaralara girsin.

Sizin için daha faydalı olur.

Ha, aksini iddia edenler divan tutanakları elimizde.

Fazla dıbır-dıbır etmeyin.

Son not;

Can Kuş açıklama yaptı.

Baskı altına olmadığını işlerinin yoğunluğunu gerekçe gösterdi istifası için.

Biz de inanmış gibi yapalım.

 

19 Mayıs işaret fişeği

 

Yarın 19 Mayıs.

Kurtuluş savaşımızın işaret fişeği

Gençlik ver Spor Bayramı diye geçiştirilen, ama milletin kendi kaderine el koyma iradesi ile köhne bir vapurla Anadolu’ya açılan Başkomutan Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşlarının Samsuna ayak basmalarının yıl dönümü.

O ruhu hala yaşatanlara kutlu olsun.

Ve Şehit gazeteci İsmail Gerçeksöz büyüğümüzün dizeleri ile halimiz;

 

ATATÜRK’E ŞİKAYET

 

“Yine 19 Mayıslar 30 Ağustoslar

Var ama, takvimlerimizde

Gerçek sevgine inemedik bir türlü

Hangimiz yürüyoruz gösterdiğin izde?

 

Çın çın öter kulaklarımızda nutukların

Göründüğün de oldu, şeklinde beyaz bulutların

Yine de hıyanet peşinde bazı çocukların

Atatürk konulu e-kitaplar

Gemimiz hâlâ o bıraktığın denizde…

 

Dümen bozuk, kırılmış kürek

Bize böyle batmak mı gerek?

Afyon’dan İzmir’e götüren yürek

Yok hiç birimizde!…

 

Yine 19 Mayıslar 30 Ağustoslar

Var ama, takvimlerimizde

Gerçek sevgine inemedik bir türlü

Hangimiz yürüyoruz gösterdiğin izde?”

 

İsmail GERÇEKSÖZ