Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
26 Mayıs, 2023 10:53 tarihinde yayınlandı
0

Hırsızlık olayı kamerada ortaya çıktı

Kastamonu’da bir şahıs, alışveriş için gittiği büfeden defalarca çakmak çaldı. Çakmakların eksilmesinden şüphelenen büfe işletmecisinin güvenlik kamerası görüntülerini izlemesi ile gerçek ortaya çıktı.
Olay, Cebrail Mahallesi’nde bulunan bir büfede meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, büfe işletmecisi Onurhan Elçi tezgah üzerindeki çakmakların sürekli eksildiğini fark etti. Yaklaşık 800 lira değerindeki çok sayıdaki çakmağın kaybolmasından şüphelenen Elçi, güvenlik kamerası görüntülerini inceledi. Görüntülerde büfeye gelen bir şahsın alışveriş bahanesi ile dikkat dağıtarak çakmakları çaldığını gören Elçi, durumu polise bildirdi. İhbar üzerine büfeye gelen polis ekipleri, olayla ilgili inceleme başlattı.

“Özellikle yüksek fiyatlı çakmakları alıyor”
Çakmakların her gün eksildiğini fark ettiğini belirten Onurhan Elçi, “Çakmaklarımın kaybolduğunu fark ettim. Dükkanı sabah eşim açmıştı, ben de dükkana geldiğimde yine çakmakların eksildiğini fark ettim. Sonra güvenlik kameralarına baktığımda yaşlı bir amcanın aldığını fark ettim. Bu durumu polis ekiplerine bildirdim. Ekipler dükkanımda detaylı incelemelerde bulundu. Bir değil, iki değil, üç-dört kere aynısı oldu. Bunu yaşlı amcanın yapması zoruma gitti. Çocuk yapsa neyse. Amacım çakmağın peşinde olmak değil, zaten çakmağa ihtiyacı olsa ben kendim veririm. Özellikle yüksek fiyatlı çakmakları alıyor. Benim zoruma giden bizi orada hiçe sayıp çakmağı cebine atması” dedi.
Görüntülerde şahsın müşteri gibi içeri girerek çakmakları çaldığı görülüyor. Şahıs daha sonra büfeden ayrılıyor. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin