blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
04 Şubat, 2025 16:07 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Heyelanlı sahayı itfaiye suyu ile ulaşıma açtılar

Artvin’in Yusufeli ilçesinde itfaiye grupları yapay heyelanla karayolunu tehdit eden riskli kayaları düşürüyor. 6 aydır kapalı olan Havuzlu köyü yolu ise itfaiye hortumuyla su verilerek oluşturulan yapay heyelan sonrası yine ulaşıma açıldı.
Dağlık ve engebeli arazi yapısına sahip Artvin’de yamaçlardan kara yoluna düşme tehlikesi bulunan kayalar, endüstriyel dağcılar yerine bu kere itfaiye grupları tarafından farklı bir sistemle temizlendi. Yapılan farklı çalışmada ilçenin farklı bölgelerinde karayolu üzerindeki risk durumunda bulunan kayalar itfaiye takımları tarafından tazyikli su yardımıyla oluşturulan yapay heyelanla düşürüldü. Daha sonra iş makinesi yardımıyla karayolu temizlenerek trafiğe açıldı.
Artvin’in Yusufeli ilçesinin Havuzlu köyünde 2 Temmuz 2024 tarihinde heyelan meydana geldi. Heyelan nedeniyle köy yolu ulaşıma kapandı. Bölgeye iş makineleri gelse de heyelan riski devam etmesinden kaynaklı üst taraftan süreksiz yeni yol yapıldı. Yeni yolda tam manasıyla ulaşımı sağlayamazken, Yusufeli belediye grupları farklı bir usulle köyün ulaşımını tekrar sağladı. İtfaiye grupları su vererek bölgede yapay heyelan oluşturdu. Heyelan bölgesinin üst tarafından itfaiye hortumuyla su verilince bir defa daha heyelan geldi. Risk durumda bulunan kaya ve toprak kesimleri karayoluna düştü. Düşen kayalar iş makineleri eşliğinde temizlendi. 6 ay boyunca ulaşıma kapalı olan yol kayalardan temizlenerek yine ulaşıma açılmış oldu.
Yapılan çalışma ile ilgili bilgi veren Yusufeli Belediyesi saha sorumlusu Kayhan Sazak, "Bu metodu daha evvel Havuzlu köyünde kullandık. Şuan ise Faziletler mahallesindeyiz. Havuzlu köyünde bu teknik başarılı olduktan sonra, artık ise Faziletler mahallesinde çalışmalarımız sürüyor. Bu üzere tehlikeli taş ve kayaları su yardımıyla oluşturduğumuz yapay heyelan sayesinde tehlikeyi bertaraf ediyoruz. Planlı olarak tespit ettiğimiz kayaları yapay heyelan oluşturarak ortadan kaldırıyoruz" dedi.
Havuzlu köyü sakinlerinden Yunus Cellat ise "Yazın bölgede büyük bir heyelan olmuştu. Köy yolu üzün mühlet kapalı kalmıştı. Kayalar daima geldiği için iş makinesi altına giremiyordu. Biz de bunun için yapay heyelan oluşturmaya karar verdik. İnançlı bir halde üsten itfaiyenin tazyikli suyunu tutup kayaların düşmesini sağladık. Bu sayede heyelan meydana geldi. Daha sonra iş makineleri bölgeye temizlenmesiyle köyün yolu yine ulaşıma açıldı" sözlerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Berkay Doğan tarafından
30 Ocak, 2026 09:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 29.01.2026 16:44
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TARİHİ PROJEDE GÖZLER KARDEMİR’DE!

Türkiye ve Suriye, Osmanlı döneminin en sembolik projelerinden biri olan İstanbul’dan Medine’ye uzanan Hicaz Demiryolu’nu yeniden canlandırmak için harekete geçti.  İki ülke arasında başlayan bu tarihi işbirliğinde, Türkiye’nin ray ve demiryolu tekeri üretimindeki tek milli markası Karabük Demir Çelik İşletmeleri’nin (KARDEMİR) projeye nasıl bir rol üstleneceği merak ediliyor.

Türkiye ve Suriye, Osmanlı İmparatorluğu döneminin en önemli sembollerinden biri olan İstanbul'dan Medine'ye uzanan Hicaz Demiryolu'nu yeniden inşa etmek için tarihi bir adım attı. İki ülke arasındaki yakınlaşma sürecinde demiryolu ağının yeniden canlandırılması ön plana çıktı.

Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz ile Suriye Ulaştırma Bakanı Yarub Bedir'in gerçekleştirdiği görüşmede, Hicaz Demiryolu'nun ihya edilmesi ana gündem maddelerinden biri olarak ele alındı. Büyükelçi Yılmaz, yaptığı açıklamayla projenin iki ülkenin gündeminde olduğunu teyit etti.

KARDEMİR'DEN YERLİ VE MİLLİ TEKNOLOJİ

Projenin uygulama aşamasında Türkiye'nin demiryolu sektöründeki tek milli markası Karabük Demir Çelik Fabrikaları'nın  (KARDEMİR) kritik rol üstleneceği ifade ediliyor.  Demiryolu altyapısının yeniden inşasında raylar, traversler ve vagon tekerleri gibi temel bileşenlerin temininde KARDEMİR'in yerli üretim kapasitesi ve tecrübesinin projenin bel kemiğini oluşturacağı belirtiliyor.

KARDEMİR, sahip olduğu ileri teknoloji üretim tesisleriyle projenin teknik ihtiyaçlarını karşılamaya hazır olduğu belirtilirken, yıllık 200 bin adet üretim kapasitesine sahip Demiryolu Tekeri Üretim Tesisi'nde 700 mm'den 1250 mm'ye kadar farklı çaplarda yük, yolcu, YHT ve lokomotif tekerleri üretilebiliyor.

AVRUPA STANDARTLARINDA ÜRETİM

Şirketin 2007 yılında devreye aldığı Ray-Profil Haddehanesi ise yıllık 450 bin ton kapasiteyle bölgenin en önemli üretim merkezleri arasında yer alıyor. 12-75 metre uzunlukta, 46-60 kg/m ağırlığında rayların yanı sıra R350 HT sertleştirilmiş raylar ile oluklu raylar bu tesiste üretiliyor. Avrupa'da sayılı üreticide bulunan HPQ belgesine sahip tesis, milimetrenin yüzde biri hassasiyetle üretim yapabiliyor.

STRATEJİK ENTEGRASYON PROJESİ

Tarihi Hicaz Demiryolu'nun yeniden hayata geçirilmesi, sadece nostaljik bir hat olmanın ötesinde Türkiye-Suriye hattında ekonomik ve lojistik entegrasyonu güçlendirecek stratejik bir girişim olarak değerlendiriliyor. Projenin teknik ve endüstriyel altyapısının büyük ölçüde KARDEMİR öncülüğünde şekillenmesi bekleniyor.

Öte yandan bu projenin iki ülke arasındaki ticari ve kültürel bağları güçlendireceği, bölgesel kalkınmaya önemli katkı sağlayacağı ifade ediliyor.

Öte yandan konuyla ilgili olarak KARDEMİR yetkililerinden açıklama yapılması bekleniyor.

HİCAZ DEMİR YOLU PROJESİ'NİN ÖNEMİ

Sultan II. Abdülhamid’in en önemli girişimlerinden biri olan Hicaz Demir yolu, 117 yıl önce hizmete açıldı. Abdülhamid, bu projeyle hem dini hem de siyasi bir hedef gözetti.

1 Eylül 1900’de temeli atılan hat, Abdülhamid’in tahta çıkışının 25. yılına denk geldi. Şam’dan başlayarak Medine’ye kadar uzanan 1464 kilometrelik demiryolu, hac yolculuğunu kolaylaştırmasının yanı sıra Osmanlı’ya askeri ve ekonomik katkılar sağladı.

İnşa süreci için İstanbul’da Komisyon-ı Ali kuruldu. Çalışmalar sırasında binlerce köprü, tünel ve istasyon yapıldı. Projenin finansmanı büyük ölçüde Osmanlı içinden ve dünyanın farklı bölgelerindeki Müslümanlardan gelen bağışlarla karşılandı. İlk bağışı ise 50 bin lira ile Sultan Andülhamid  yaptı.

1908’de açılan hatta Medine-Mekke arasındaki 450 kilometrelik bölüm bedevi saldırıları ve siyasi engeller yüzünden tamamlanamadı. Ancak hat, Osmanlı’nın asker sevkiyatında ve bölgesel ticarette kritik bir rol oynadı. Sultan Abdülhamid, Medine yakınlarındaki kısımlarda ise hassasiyet göstererek rayların altına keçe döşetti. Bunun nedeni, gürültünün Hazreti Peygamber’in ruhaniyetini rahatsız etmemesi içindi.

Bizi sosyal medyadan takip edin