Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
20 Nisan, 2019 14:23 tarihinde yayınlandı
0

“HES’E HAYIR”

SESSİZ KALMA ŞEKER KANYONUNA SAHİP ÇIK

Bölgemizin  truzim potansiyeline sahip, doğa harikası Yenice Şeker Kanyonu’nda yapılması planlanan  HES’le ilgili 9 kişilik bilirkişi marifetiyle bugün keşif yapılacak.

Bugün  yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesine  Pamukkale Üniversitesi’nden 7 Kastamonu Üniversitesi’nde den 2 bilirkişi  katılacağı belirtildi.  Yenice Platformu öncülüğünde Yazıköy ve Tır köyleri tüzel kişilikleri adına  Kastamonu İdare Mahkemesi’nde açılan iki davayla ilgili yapılacak bilirkişi incelemesi ve keşfinden sonra rapor tutulacak. Tutulacak rapor mahkemeye sunulacak ve bu  Rapor kapsamında mahkeme kararını verecek.

Bugün saat 09.30’da başlayacak keşif ve bilirkişi incelemesinde Avukat Hüseyin Aksoy ile  davaya müdahil  olan Türkiye’nin en eski derneklerinden  Türkiye Ormancılar Derneği Avukatı Kemal Aybek savunma yapacakğı belirtildi.

ÇAĞRI YAPILDI,  DESTEK ÇIĞ GİBİ BÜYÜYOR

yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi öncesi tüm doğa severlere Yenice Platformu tarafından çağrı yapılırken, çevre dernekleri ve vatandaşlar olmak üzere binlerce kişinin bugün Şeker kanyonunda olması bekleniyor.

Karabük TEMA, Zonguldak TEMA ve Ankara TEMA’nın destek için  Şeker Kanyonu’nda olacakları belirtildi.

Diğer yandan siyasilerde bugün destek için bölgede olacaklar. Karabük basınıda HES’e karşı tavır alırken, basında bugün HES’e sahip çıkma, Yenice ve bölgenin senini duyurmak için Şeker kanyonunda olacak.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin