Her sabah bir kaşık bal ya da pekmez enerjiyi artırıyor - Karabük Haber Postası
Karabük
İmsak 05:33
Güneş 06:58
Öğle 13:04
İkindi 16:22
Akşam 19:00
Yatsı 20:19
İftara son --:--
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
06 Mart, 2017 08:03 tarihinde yayınlandı
0
0

Her sabah bir kaşık bal ya da pekmez enerjiyi artırıyor

ZONGULDAK Bülent Ecevit Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Özge Duygu Okur, balın insan sağlığına çok faydalı bir besin olduğunu fakat bu kadar yararlı bir besinin fazla tüketilmesi halinde farklı semptomlara sebebiyet verebileceğini belirtti. Bülent Ecevit Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Yrd. Doç. Dr. Özge Duygu Okur, bal ve pekmez son derece özel, besleyici ve sağlıklı gıda maddeleri olduğunu belirterek, “Genel olarak; bal ve pekmezin yerini alabilecek alternatifler bulunmamaktadır. Her fonksiyonel gıda kendi biyoyararlılığını farklı olarak yansıtmaktadır. Dolayısıyla, hem bal hem de pekmez tüketiminin olması gerekmektedir. Tüketim miktarları açısından da aşırıya kaçmamak gereklidir. Özellikle kış aylarında hastalıklardan korunmak, bağışıklık sistemini güçlendirmek ve benzer etkileri gerçekleştirmek amacıyla farklı tüketim şekilleri ile sakkaroz (çay şekeri) tüketimi yerine bal ve pekmez tüketimi önerilmektedir” dedi. “Şeker yerine balı tercih edin” Çay tüketiminde şeker yerine bal tercih edilmesi tavsiyesinde bulunan Okur, “Çayınızın içerisine bir kaşık dolusu, şeker yerine balı tercih edin. Tarihimizin en eski doğal tatlandırıcısı olan bal, yüzyıllardır vücudumuzun doğal şeker ihtiyacını sağlıklı biçimde karşılıyor. Bal, saf boş kalori olan şekere göre sağlığımıza oldukça faydalıdır. Balın ülser ve diğer mide hastalıkları, kalp yetmezlikleri, çarpıntı, kemik hastalıkları, öksürük, alerji, bronşit, kansızlık, boğaz ağrısı, sinir hastalıkları, bazı cilt ve sinir sistemi hastalıkları gibi 500’e yakın hastalığın tedavisinde olumlu etkileri gösterilmiştir. Ayrıca kabızlığı giderdiği, damarları genişlettiği, kan dolaşımını kolaylaştırdığı, kalbi güçlendirdiği, yağ sindirimini kolaylaştırdığı, yara ve yanıkları iyileştirdiği de ileri sürülmektedir. Elde edilen veriler balın bağışıklık sistemini aktive ettiği ve bal yemenin kanser ve kanserin yayılmasına karşı avantajlar sağlayabileceğini önermektedir. Antibakteriyel etkisi sayesinde bal, diş çürüklerine neden olan bakterilerin büyümesini engelleyebilmektedir” dedi. “Her sabah bir kaşık bal enerjiyi artırıyor” Bir çay kaşığı büyüklüğündeki balın beyin için gerekli glikoz kaynağınında önemli bir kısmını desteklediğini ifade eden Okur, “Her sabah bir kaşık bal yemek, vücut enerjimizi arttırmaktadır. Bir çay kaşığında 17 gram karbonhidrat bulunduran bal, beyin için gerekli glikoz kaynağının da önemli bir kısmını destekleyecektir. Ayrıca bal, kaslarınızın yorulmadan daha verimli çalışmasını sağlar. Her sabah bir kaşık bal yiyerek vücudumuzu koruyabiliriz. Bir çay kaşığı bal 21 kaloridir. Günlük kalori dengemizi kurduktan sonra, balı rahatlıkla tüketebiliriz. Tüm bahsettiğimiz sağlık etkilerini de göz önüne alarak balın şeker yerine tüketiminin yaygınlaştırılması gerektiği, alternatif tüketim şekillerinin olabileceği, özellikle 12 aylıktan küçük bebeklerde tüketimin olmaması gerektiği söylenebilmektedir” şeklinde konuştu. “Pekmez günlük vitamin ihtiyacımızı karşılıyor” Pekmezin de insan vücuduna hızlı enerji kazandırdığını belirten Duygu Okur, günlük 50 gramlık pekmez tüketilmesi durumunda vücudun ihtiyacı olan kalsiyumun da karşılandığına dikkat çekti. Pekmezin günlük vitamin ihtiyacını da karşıladığına yer veren Okur, şöyle devam etti: “Pekmez, insan vücuduna hızlı (yaklaşık 30 dakika) enerji kazandırmaktadır. Enerjinin hızlı bir şekilde sağlanmasının özellikle yoğun aktivitesi olan çocuklara, sporculara vb. büyük önemi vardır. Sofralarımızda pekmez bulundurduğumuz takdirde, günlük vitamin ihtiyacımızın %20’si karşılanabilecektir. Pekmezde tiamin ve piridoxin (B6) vitaminleri yeterli miktarda mevcuttur. B6 kan hücrelerinin yapımında, sinir sistemi ve cilt sağlığında, vücuttaki yağ ve kolesterol miktarının kontrolünde görevlidir. Üzüm ve pekmez özellikle günlük kalsiyum, demir, potasyum ve magnezyum ihtiyacının da büyük bir kısmını karşılamaktadır. Pekmezin tüketiminin getirileri bununla da kalmayıp, demir yetersizliği durumlarında da yardımcı bir gıdadır. İki yemek kaşığı (20 g) pekmez tüketmekle günlük demir ihtiyacının %35’i karşılanabilir. Kalp atışlarının düzenlenmesinde rol alan potasyum açısından da zengin olan pekmez, vücutta oluşan toksik maddelerin atılması ve alkali-asit dengesinin sağlanması için de kullanılabilir. Pekmez önemli bir kalsiyum deposudur. Dünyada giderek daha önemli bir halk sağlığı problemine dönüşen osteoporoza bağlı kemik kırılmalarının önüne geçilmesi için pekmez tüketim alışkanlığının yaygınlaştırılması gerekmektedir. Kalsiyumun sağlıklı büyüme ve gelişmede, dolaşım ve sinir sisteminde, kan pıhtılaşmasında ve kalp kaslarının normal çalışmasında önemli rolü vardır. Günlük 50 gram civarında pekmez tüketilmesi durumunda, vücudun ihtiyacı olan kalsiyum karşılanmaktadır. Kan yapıcı özelliğinin yanı sıra romatizma ağrılarına iyi gelip kalp sistemini düzenlemekte, bedensel ve zihinsel yorgunlukları gidermektedir. Pekmezin alternatif tüketim şekilleri olabilmektedir. Örneğin pekmez yoğurda katılarak keyifle tüketilebilir. Peynirin üzerine konularak tüketilebilir. Pekmez yaz aylarında özellikle soğuk su ile karıştırılarak şerbet yapılarak da alınabilir. Ayrıca kış aylarında kahvaltılarda tahin pekmez tüketilebilir ve yine pekmez şeker yerine konmak üzere pasta gibi ürünler için de düşünülebilir. Ancak kilo sorunu ve şeker hastası olanları kalori ve şeker alımı yönünden de uyarmak gereklidir. Pekmez tüketiminde dikkat etmemiz gereken bir nokta, geleneksel olarak üretilen pekmezlerde bilinçsiz yapılan aşırı yüksek sıcaklıklarda istenmeyen bileşiklerin oluşması ve sağlık riskinin yüksek olmasıdır. Çünkü oluşan serbest radikaller, birçok hastalığın ortaya çıkışını tetikleyebilmektedir.”

Bizi sosyal medyadan takip edin

Namaz Vakitleri

Karabuk
13
Mart Cuma
1447 HİCRİ Ramazan 23
İkindi Vakti
Şuanki vakit
İkindi
  İmsak
05:33
  Güneş
06:58
  Öğle
13:04
  İkindi
16:22
Akşam vaktine kalan süre
 
  Akşam
19:00
  Yatsı
20:19

Video Haberler

glokomda gorme kaybi son ana kadar fark edilmeyebilir SGLgYQK7

“Glokomda görme kaybı son ana kadar fark edilmeyebilir”

depreme merkezinde yakalanan uzmani depremi anlatti GN8d5PJ5

Depreme merkezinde yakalanan uzmanı, depremi anlattı

fwfwfw 1

Karabük’te başıboş pitbull, vatandaş ile köpeğine dehşeti yaşattı

yeniden refah partisi karabuk merkez ilce baskani ve yonetimi istifa etti gVCqljKu

Yeniden Refah Partisi Karabük merkez ilçe başkanı ve yönetimi istifa etti

kbude uluslararasi ogrenci iftari duzenlendi f64UQIFk

KBÜ’de uluslararası öğrenci iftarı düzenlendi

kbude mehmet kif ersoy ve istiklal marsi iftari programi duzenlendi mDluyVsN

KBÜ’de “Mehmet Âkif Ersoy ve İstiklal Marşı İftarı” programı düzenlendi

kbude kahramanlik siir ve turkuleri programi duzenlendi fQOK9bWE

KBÜ’de “Kahramanlık Şiir ve Türküleri” programı düzenlendi

glokomda gorme kaybi son ana kadar fark edilmeyebilir SGLgYQK7
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
13 Mart, 2026 16:45 tarihinde yayınlandı
0
0

“Glokomda görme kaybı son ana kadar fark edilmeyebilir”

Göz tansiyonu olarak belirtilen glokom, göz içi basıncının yüksekliği ve beraberinde göz sinirinde geri dönüşümsüz hasarla giden sinsi bir hastalık olarak nitelendiriliyor. Uzmanlar, herhangi bir şikayet oluşturmadan ya da bulgu vermeden görme alanı daralmasına ve sonunda görme kaybına yol açan glokomda, göz içinde salgılanan ve gözü içerden besleyen sıvının gözü terk etmesinde bir zorluk veya engel gelişmekte ve böylece göz içi basıncı yükselerek, görme sinirine zarar verdiğini ifade ediyor.

Liv Hospital Samsun Dr. Öğr. Üyesi Konuralp Yakar, hastalığın tanı, tedavi ve sonrası hakkında bilgilendirmede bulundu.

Dr. Öğr. Üyesi Yakar, son ana kadar hiçbir belirti vermeyen ve görme kaybına neden olan glokomun (göz tansiyonu) önüne geçmek için düzenli aralıklarla göz muayenesi yaptırılması gerektiğini söyledi. Dr. Öğr. Üyesi Yakar, “Gözümüzün bu sinsi düşmanı son ana kadar hiçbir belirti vermeksizin ilerleyebilir ve bir anda kişiler görme kaybının farkına varabilirler. Bu sebepten her göz muayenesine başvuran kimselerde muhakkak göz içi basınç değerini ölçmekteyiz. Glokom tüm yaşlarda görülebilmekle beraber 40 yaşın üstünde risk daha fazladır. Yaş ilerledikçe risk de artar. Toplumda yüzde 1-2 oranında görülmekle beraber tüm dünyada körlük sebeplerinin yaklaşık yüzde 10-15’ini oluşturmaktadır” dedi.

“Sinsi hastalık, hasta tarafından son ana kadar fark edilmez”

Glokomun son ana kadar hasta tarafından fark edilmediğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Konuralp Yakar, “En sık görülen ve en sinsi glokom türünde hiçbir bulgu vermeksizin görme alanı çevreden merkeze doğru yavaş yavaş daralır ve genellikle son ana kadar hasta tarafından fark edilmez. Görme sinirindeki hasarının ağırlaşması sonucu aniden geri dönüşümsüz görme kaybı fark edilir. Fakat artık çok geçtir” diye konuştu.

Glokomun daha seyrek görülen tipinde ise ani olarak çok yüksek değerlere çıkan göz içi basıncının göz çevresinde ağrı, gözde kızarıklık, bulanık görme, ışıkların çevresinde halelerin görülmesi ve mide bulantısı ile kusmalara neden olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Konuralp Yakar, “40 yaş üstünde, ailesinde glokom tanılı birey olanlarda, şeker hastalarında, yüksek miyop ve hipermetroplarda, kortizonlu ilaç kullananlarda, göz travmasına maruz kalanlarda, göz içi iltihap-üveit geçirenlerde, migren hastalarında risk artmıştır. Öncelikle rutin göz muayenesinde göz içi basınç ölçülerek ve göz dibi muayenesinde görme siniri muayene edilerek glokomdan şüphelenilir. Kesin teşhis için kornea kalınlığı (pakimetre), görme alanı ve göz tomografisi (OCT) yapılır. Bu testler ışığında göz içi basıncı düşük olsa bile görme sinirinde hasar tespit edilirse glokom tanısı konulmuş olur” dedi.

“Glokumun önüne geçmek için düzenli muayene şart”

Hastalığın tedavisi ve sonrası hakkında da bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Yakar, “Glokomun öncelikli tedavisi (erişkinlerde) çeşitli göz damlaları yardımıyla göz tansiyonunu düşürmektir. Bunun için çeşitli lazer işlemleri de uygulanabilir. Tüm bu seçeneklere rağmen göz siniri hasarı devam eden hastalarda cerrahi olarak göz tansiyonun düşmesi sağlanır. Bebeklik ve çocukluk çağı glokomunda genellikle ilk tercih cerrahidir. Hastalıktan korunmak için düzenli aralıklarla göz muayenesi olmak en değerli yöntemdir. Ailenizde glokom tanısı almış birey varsa her göz muayenesinde bunu göz doktorunuzla paylaşınız. Kortizonlu herhangi bir ilacı doktorunuzun tavsiye ettiğinden fazla sürede kullanmayın, böyle bir ilaç kullanıyorsanız muhakkak göz doktorunuza haber verin” ifadelerini kullandı.

“Tanı sonrası yapılması gerekenler”

Önlenebilir körlük nedenleri arasında ilk sırada yer alan glokomda tanı sonrası yapılacaklardan bahseden Dr. Yakar, şunları söyledi:

“40 yaş üzerindeyseniz, muhakkak açlık kan şekerinizi yılda bir ölçtürün. Şeker hastalığı tanınız varsa bunu göz doktorunuza muhakkak belirtini. Glokom tanısı alanlar öncelikle göz hekiminizin önerdiği tedaviyi muhakkak uygulamalısınız. Eğer tedavi olarak göz damlaları seçildiyse, ilaçlarınızı bir göz hekimi kesene kadar bırakmamalısınız, biter bitmez hemen temin etmelisiniz. İlaçlarınızı düzenli ve saatinde kullanmalısınız. İlaçlarınızı damlatırken, farklı iki ilaç arasında en az 10-15 dakika süre vermelisiniz, peş peşe damlatmamalısınız. Göz doktorunuza kontrole gelirken glokom damlalarınızı muhakkak vaktinde kullanıp gelmelisiniz, yanınızda bulundurmalısınız. Daha önce yapılmış testler ve kayıtlı ölçümler varsa bunları da beraberinizde getirmelisiniz. Özellikle birinci derece akrabalarınızı glokom tanısı aldığınıza dair bilgilendirmeli ve onların da muhakkak göz muayenesinden geçmelerini önemle tavsiye etmelisiniz. Unutmayın ki glokom önlenebilir körlük nedenlerinin en başında gelmektedir.”

Bizi sosyal medyadan takip edin

Namaz Vakitleri

Karabuk
13
Mart Cuma
1447 HİCRİ Ramazan 23
İkindi Vakti
Şuanki vakit
İkindi
  İmsak
05:33
  Güneş
06:58
  Öğle
13:04
  İkindi
16:22
Akşam vaktine kalan süre
 
  Akşam
19:00
  Yatsı
20:19

Video Haberler

glokomda gorme kaybi son ana kadar fark edilmeyebilir SGLgYQK7

“Glokomda görme kaybı son ana kadar fark edilmeyebilir”

depreme merkezinde yakalanan uzmani depremi anlatti GN8d5PJ5

Depreme merkezinde yakalanan uzmanı, depremi anlattı

fwfwfw 1

Karabük’te başıboş pitbull, vatandaş ile köpeğine dehşeti yaşattı

yeniden refah partisi karabuk merkez ilce baskani ve yonetimi istifa etti gVCqljKu

Yeniden Refah Partisi Karabük merkez ilçe başkanı ve yönetimi istifa etti

kbude uluslararasi ogrenci iftari duzenlendi f64UQIFk

KBÜ’de uluslararası öğrenci iftarı düzenlendi

kbude mehmet kif ersoy ve istiklal marsi iftari programi duzenlendi mDluyVsN

KBÜ’de “Mehmet Âkif Ersoy ve İstiklal Marşı İftarı” programı düzenlendi

kbude kahramanlik siir ve turkuleri programi duzenlendi fQOK9bWE

KBÜ’de “Kahramanlık Şiir ve Türküleri” programı düzenlendi