Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
23 Temmuz, 2023 13:28 tarihinde yayınlandı
0

Her ilde planlı ekim yapılacak

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hayata geçirilen proje ile yapılacak planlı ekimle her ilde çiftçiler, planlanan ürünü ekebilecek. Bitkisel Üretim Genel Müdürü Dr. Mehmet Hasdemir, planlı ekim ile birlikte 132.8 milyon ton üretim ile Cumhuriyet tarihinin en fazla üretimini yaparak vatandaşların ihtiyacının karşılanacağını söyledi.
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Kastamonu’nun ev sahipliğinde Bartın, Zonguldak, Bolu, Düzce, Kocaeli, Karabük ve Sakarya’dan yetkililer ile sektör temsilcilerinin katıldığı “Tarımsal Üretim Planlaması Bölge İstişare Toplantısı” gerçekleştirildi. Kastamonu Şehit Şerife Bacı Öğretmenevi’nde gerçekleştirilen toplantıda konuşan Bitkisel Üretim Genel Müdürü Dr. Mehmet Hasdemir, “Pandemi, iklim değişikliği, savaşlar, artan enerji maliyetleri, ekonomik krizlerle yeni normal olarak tanımlanan bu dönemde tarımsal üretim gibi önemli bir konuda planlamaya olay ihtiyacımız had safhaya ulaşmıştır. Gazi meclisimiz ile seçim öncesinde yapmış olduğu kanun değişikliği ile bakanlığımıza önemli bir görev addetti. Böyle bir sorumluluk ile bakanlığımızı buluşturdu. Sulama kavramının da tarımda ne kadar geniş bir kavramının olduğunu biliyoruz. Tarım sektöründeki artan nüfus sebebiyle genç nüfusun kentlere olan göçü ve bu konuda üretim planlamasının tarımda sadece tek başına değil, ekonomik, sosyal ve çevresel açıdan ele almamız gereken geniş bir kavram olduğunu biliyoruz” dedi.

“26 milyon hektarlık tarım arazisi 23.8 milyon hektara kadar gerilemiş durumda”
Tarım sektörünün en önemli sermayesinin tarım toprağı olduğunu söyleyen Hasdemir, “Bunu herhalde en iyi bilen yerlerden bir tanesi Kastamonu’dur, Karadeniz Bölgesidir. Çünkü bir avuç toprağın bile kıymetli olduğu bölgeden bahsediyoruz. Son 20 yılda tarımsal nüfusumuz neredeyse 25 milyon arttı. Yani 60 milyon nüfustan 85 milyona çıktı. Üzerine 5 milyona varan sığınmacıyı, bir de 50 milyona yakın turisti ağırlıyoruz. Ama tarım topraklarımız aynı, nüfus arttığı sürece 20 yıl boyunca bir vatandaşımızı 4 dekar tarım arazisiyle beslerken şimdi 2.8 dekar tarım arazisiyle beslemek zorundayız. Üzerine 20 yıl önce 3,5 milyar dolar ihracat yaparken şu anda 30 milyar dolar ile Dünyanın 200’e yakın ülkesine tarım ürünleri ihracat ediyoruz. Bu durumda bir taraftan ihtiyaç artıyor, bir taraftan tarım arazileri üzerine olan baskı ile kişi başına düşen tarım arazisi miktarı düşüyor, bizim bir metrekare tarım toprağını bile kendi halinde bırakmaya daha fazla tahammülümüz yok. Daha doğru planlamalarla halkımızın daha güvenli gıda tüketmesini sağlamalıyız. Ayrıca kentleşme, şehirleşme, tarım dışı kullanım talepleri, Kastamonu’da var, sanayi için yer lazım. İlave konutlar için çocuklarımız evleniyor, yerler lazım. Eskisi gibi 2+1 80 metrekarelik konutlarla hiçbirimiz oturmak istemiyoruz. Daha geniş alanlarda oturmak istiyoruz. Hal böyle olunca 26 milyon hektarlık tarım arazisi 23.8 milyon hektara kadar gerilemiş durumda. Ama bu gerilerken bir paradoks ortaya çıkıyor. Türkiye’deki tarımsal arazilerin yaklaşık 3.6 milyon hektarı meyve bahçeleri, bunlar azalmıyor. Meyve alanlarında yüzde 41 artış görülüyor ama çeltik, buğday, mısır gibi halkımızın beslenmesinde önemli olan tarla bitkilerinde yüzde 8’lik bir daralma söz konusu. Çiftçilerimiz daha çok kar getirsin diye meyve dikmeye çalışıyor ama Çukurova gibi, Hatay’da Amik Ovası gibi, Konya gibi arazilerimizde yanlış arazi kullanımı sebebiyle belki de 50 yılda var edeceğimiz bir bahçeyi ovaya teslim edip, üç ürün alacağımız yerde bir ürün ile idare etmek zorunda kalıyoruz. Ayrıca meyve alanları, Karadeniz Bölgesinde belki de yağış sorunu yok ama yeraltından çok fazla su tüketmekte, iklim değişikliklerine karşı bu bölgede daha duyarlı olmak gerekiyor, doludan, selden, fırtınadan etkilenmekte, bu yüzden tarımsal üretimimizde Karadeniz Bölgesinde tehdit etmekte. Son 20 yılda bitkisel üretim sektöründe önemli bir üretim artışı yaşandı” diye konuştu.

“132.8 milyon ton üretim ile Cumhuriyet tarihinin en fazla üretimini yapacağız”
Bu yıl Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın koordinasyonunda tarım sektörünün tüm zamanların üretim rekorunu kıracağını söyleyen Hasdemir, “132.8 milyon ton bitkisel üretim ile Cumhuriyet tarihinin en fazla üretimini yapacağız, bununla gurur duyuyoruz. Hamdolsun halkımızın da ihtiyacını karşılıyoruz. Ama bu üretim artışına geriye dönüp baktığınızda meyvenin son 20 yıldaki üretim artışı yüzde 90’larda. Ama stratejik ürünlerimizin üretim artışı ise yüzde 26’larda, sebzeninki yüzde 25’lerde. Meyve üretimi daha çok artıyor, biz asıl toprağımızı stratejik açıdan daha önemli olan un, yağ, şeker dediğimiz ürünlere tahsis etmek durumundayız. Türkiye, Dünya’nın en önemli kayısı ihracatçısı, en önemli fındık ihracatçısı, hem üretimde hem de ihracatta birinci sıradayız. Ama yüzde 5 yetersiz olan bir ürünü daha fazla arttırmak varken yoksa az açığımız olan ürünleri arttırmak mı diye baktığımızda karşımızda meyve ve sebzeden yeterlilik durumumuz yüksek iken ayçiçeğinde yüzde 60’lardayız, pirinç ve çeltikte yüzde 75’lerdeyiz, pirinç üretimimizi bizler 300 tondan 1 milyon tona çıkarttık. Mısır üretimimizi 2 milyon tondan 8,5 milyon tona çıkarttık. Ama halen ihtiyacımız var, nüfusumuz artıyor. Pandemi oldu, yollar kapandı, dünyada birçok ülke ihracatını durdurdu. Biz, halkımızın sofrasına domatesi, şeftalisini, nektarını, kayısını koyarak buyurun ekmek yerine bunları yiyin diyemeyiz. Bizim buğdaya, mısıra ihtiyacımız var. Dolayısıyla tarım topraklarını bu ürünlere tahsis etmek zorundayız” şeklinde konuştu.

“Son 20 yılda yem bitkileri ekim alanını 3.6 kat arttırdık”
Son 20 yılda yem bitkileri ekim alanını 3.6 kat arttırdıklarını belirten Hasdemir, “Yem bitkileri ekim alanını daha fazla arttırırsak bu sefer bu alan, buğdaydan alıyor. Fiğ, yonca gibi ürünlerde çok önemli ama ne kadar bunların alanı artarsa buğday, mısır, pamuk, sarımsak, soğan, patates alanları daralıyor. Bizim bu taktirde hayvancılığı meralarımızın, yaylalarımızın olduğu yerlere kaydırmamız, oralarda planlamamız lazım. Boş yaylanın ya da meranın olduğu yerde hayvancılık işletmelerini tesis etmemiz lazım. Aksi taktirde 600 kilometre öteden kamyonlarla samanları taşıyıp bu hayvanların önüne o yemi koyuyorsak burada ekonomik bir hayvancılıktan bahsedemeyiz. Böyle bir tablo planlamayı bizlere zorunlu kılıyor” şeklinde konuştu.

“Karadeniz Bölgesinde su ürünlerinde elde ettiğimiz başarıyı tüm Türkiye’ye yayacağız”
Son 20 yılda su ürünleri sektöründe ihracatı 17 kat arttırdıklarını vurgulayan Hasdemir, “Karadeniz Bölgesine önemli bir kıyısı olan bu bölgede su ürünlerinin hem yetiştiriciliği hem de avcılığı önemli. Son 20 yılda su ürünleri sektörü ihracatını tam 17 kat arttırdı. Türkiye, su ürünleri ihracatını tam 17 kat arttırarak Dünyada en önemli su ürünleri ihracatçısı haline geldi. Ama bunu yaparken bizlerde şunu yaptık. Hiç kimse bir yerde gidip kafasına göre su ürünleri tesisi kuramadı. Çünkü mevzuatıyla ne kadar balık kapasitesi var, ne kadar yavru atılacak. Bölgenin üretimi uygun mu diye bakıyorduk. Buradan elde ettiğimiz tecrübe ile Türkiye’nin diğer alanlarında aynı şekilde uygulamayı planlıyoruz. Bu yüzden tarım sektöründe bir kanun değişikliğine ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.

“Önemi bulunan ürünlerde planlama yapacağız”
Tarımsal üretimde planlamaya gidileceğini ifade eden Hasdemir, şunları kaydetti: “Önemi bulunan ürünlerde planlama yapacağız. Bazı bölgelerde oranın özelliklerine göre belirli ürünler üretilecek. Örneğin belirli ürünlerin üretiminin yapıldığı bir yerde bir çiftçimiz, ‘ben istediğimi ekerim’ dedi. Biz çiftçimizle hasım olmak istemiyoruz, üreticilerimizle beraber yol yürümek istiyoruz. Ona bu yaptığınız ülke üretim planlamasına uygun değil diyeceğiz ve 12 ay süre verip planlamaya uygun üretim yapmasını isteyeceğiz. Buna da uymadı. O zaman bu çiftçiye 2. yaptırım olarak bu yolda yalnız yürüyeceksiniz deyip 5 yıl desteklemelerden yararlanmayacağını söyleyeceğiz. Çiftçi buna rağmen, ‘ben kendi yolumda devam edeceğim’ derse elde ettiği bürüt hasılatın yüzde 1 ile yüzde 5’i arasında idari para cezası uygulayacağız. Bu parayı da fedakarlık yaparak planlı üretim yapan çiftçimize desteklerde kullanacağız. Kademeli bir yaptırım süreci uygulayacağız. Bu yaptırımı bir dayatmayla, zapturapt uygulayarak değil sizleri yönlendirerek yapacağız”
Bütüncül bir çalışma içerisinde çalışmanın oluşturulacağını kaydeden Hasdemir, “Biz bir yerde planlama gereği bir ürünü desteklemiyorsak TKDK’dan da o ürünün depolama sistemine destekleme vermemesini isteyeceğiz. Ziraat Bankasına o ürünle ilgili kredi vermemsiniz talep edeceğiz. Tüm bunu bütüncül bir yaklaşımla yapacağız. Desteklemeleri de önemli bir politika aracı olarak kullanıp bu süreci beraber yönetmek istiyoruz” dedi.
Toplantıya, AK Parti Kastamonu milletvekilleri Halil Uluay ile Serap Ekmekci, Tarım ve Orman İl Müdürü Bekir Yücel Tanrıkulu, Kastamonu Orman Bölge Müdürü Fahri Sönmezoğlu ile çok sayıda davetli ve sektör temsilcisi katıldı.
Konuşmaların ardından bakanlık yetkilileri, sektör yetkilileriyle görüş alışverişinde bulundu. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
icisleri bakani mustafa ciftci polisimiz ve jandarmamiz sahada daha gorunur daha fazla sahada olacaktir N4cZcMUf
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Haziran, 2026 00:45 tarihinde yayınlandı
0 0

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi: “Polisimiz ve jandarmamız sahada daha görünür, daha fazla sahada olacaktır”

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, “Gençlerimizin geleceğini karartmaya çalışan zehir tacirlerine fırsat vermeyeceğiz. Yeni nesil suç örgütlerine, suç çetelerine ve organize suç yapılarına karşı mücadelemizi daha da güçlendireceğiz. Polisimiz ve jandarmamız sahada daha görünür, daha fazla sahada olacaktır” dedi.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bir dizi programa katılmak için Çorum’u ziyaret etti. Bakan Çiftçi ilk olarak AK Parti İl Başkanlığı tarafından düzenlenen İl Danışma Meclisi toplantısına katıldı. AK Parti Çorum Milletvekili Oğuzhan Kaya, Çorum Belediye Dr. Halil İbrahim Aşgın, AK Parti İl Başkanı Yakup Alar, ilçe belediye başkanları ve partililer hazır bulunduğu toplantıda açıklamalarda bulunan Bakan Mustafa Çiftçi, İçişleri Bakanlığı olarak suç ve suçlulara geçit vermemek için daha fazla sahada olacaklarını ifade etti.

“Mazlumların sesine ses veren, umudu olan bir Türkiye var”

AK Parti iktidarları döneminde Türkiye’nin önüne yeniden büyük hedefler koyulduğunu belirten Çiftçi, “Milletiyle bütünleşmiş bir davamız, hareketimiz ve milletin duasında olan bir liderimiz var. 24 yıldır milletimizin emeğini, alın terini, bütçesini, enerjisini esere ve hizmete dönüştüren AK Parti iktidarıdır. Yollar, hastaneler, barajlar, okullar, havalimanları, tüneller, köprüler, fabrikalar ve daha nice hizmetler siyaseti halka hizmet, halka hizmeti ise hakka hizmet gören bir anlayışla gerçekleştirilmiştir. Ama kıymetli kardeşlerim, bunlardan eserlerde daha önemlisi bu millete yeniden özgüven kazandırılmıştır. Türkiye’nin önüne yeniden büyük hedefler koyulmuştur. Artık kendi SİHA’sını üreten, kendi savaş gemisini yapan ve kendi uydusunu uzaya gönderen bir Türkiye var. Bölgesel ve küresel anlamda sözü dinlenen, mazlumların sesine ses veren, umudu olan bir Türkiye var. İşte bunun adı Türkiye Yüzyılı’dır. Bu vizyonun lideri muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır. Bu yürüyüşün taşıyıcısı ise AK Parti teşkilatlarıdır. Sizlerin emeği, fedakarlığı ve mücadelesi bu teşkilatı ve Türkiye’yi ayakta tutuyor” dedi.

“Ankara-Çorum Hızlı Tren Projesi’nin yüzde 35’i tamamlandı”

AK Parti iktidarları döneminde Çorum’a yapılan yarımlara değinen Bakan Çiftçi, “Çorum’un ulaşımdan sanayiye, eğitimden sağlığa, tarımdan altyapıya kadar her alanda büyük bir dönüşüm ve gelişim yaşadığını görüyoruz. Yıllarca konuşulan, yıllarca beklenen nice proje AK Parti iktidarları döneminde hayata geçirilmiştir. Ankara-Çorum Hızlı Tren Projesi bütün hızıyla devam etmektedir. Yapım çalışmalarının yaklaşık yüzde 35’i tamamlanmış durumdadır. İnşallah hizmete açıldığını da görmek hepimize nasip olsun. Bu proje Çorum’a çok şey katacaktır. Çorum’un Ankara’ya, sanayi merkezlerine ve yeni ekonomik koridorlara bağlanmasıyla bu güzel şehirde üretim, ticaret, yatırım ve istihdam daha çok büyüyecektir. Kırkdilim Tünelleri’nin de hizmete alınmasıyla birlikte hem ulaşım güvenliği artmış hem de seyahat süreleri önemli ölçüde kısalmıştır. Bu eserler, ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ diyen anlayışı rehber edinen bir inancın neticesidir. Her geçen gün daha da büyüyen ve ülkemizin yükselen üretim merkezlerinden olan Çorum’un ihracatı memnuniyetle görüyorum ki 6,2 milyar doları aşmıştır. Bu başarı, emeğin, gayretin, girişimciliğin ve bir vizyonun göstergesidir. İnanıyorum ki Çorum önümüzdeki dönemlerde çok daha iyi noktalara gelecektir. Ayrıca, bugün Sungurlu’muzda yükselen savunma sanayi yatırımları ise Türkiye Yüzyılı’nın en stratejik hamlelerinden biridir. Bildiğiniz üzere, savunma sanayi sadece bir üretim meselesi değildir. Savunma sanayi bağımsızlık, milli egemenlik ve onurlu bir gelecek demektir. Sungurlu’muzda kurulan ve faaliyet gösteren savunma sanayi tesisleri hem Çorum ekonomisine hem de ülkemizin yerli ve milli savunma sanayisine çok önemli katkılar sunmaktadır. Cenab-ı Hakka hamdolsun ülkemiz çok büyük mesafeler katetti.. Daha yolumuz uzun, göklerde kızıl elmayı göreceğiz. Şam’ın, Halep’in ve Karabağ’ın özgürlüğünü gördüğümüz gibi inşallah bir gün Kudüs’ün özgürlüğünü de göreceğiz” diye konuştu.

“Başımızda Recep Tayyip Erdoğan gibi bir küresel lider var”

Gazze ve Filistin’deki saldırılara dikkat çeken Bakan Çiftçi, “Benim valiyken Cenab-ı Hak’tan bir niyazım vardı. Çorum’da 5 sene valilik yaptıktan sonra Erzurum’a tayin oldum. 2,5 sene de orada görev yaptım. İçten içe büyüttüğüm niyazım şuydu; ‘Rabbim bir gün de olsa bana Kudüs Valiliği’ni nasip et.’ İnanıyorum ki Rabbim bize o günleri bizlere mutlaka gösterecek. Buna bütün kalbimle inandım, inanmaya devam edeceğim. Geçmişte olduğu gibi oralar bizim hüküm ve tasarrufumuz altına inşallah girecek. Çünkü başımızda Recep Tayyip Erdoğan gibi bir küresel lider var” şeklinde konuştu.

Süper Lig’e yükselen Çorum FK’yı da tebrik eden Bakan Çifçti, “Çorum adına hepimizi gururlandıran tarihi bir başarıya imza atan Çorum FK’yı da buradan gönülden tebrik ediyor ve başarıların devamını niyaz ediyorum. Başta kulüp başkanımız olmak üzere teknik heyetimizi, futbolcularımızı, yöneticilerimizi ve büyük Çorum taraftarını yürekten kutluyorum. İnşallah 1. Lig’de olduğu gibi Süper Lig’de de büyük başarılara imza atacağını, tutunacağına canı gönülden inanıyorum” ifadelerini kullandı.

“Polisimiz ve jandarmamız sahada daha görünür, daha fazla sahada olacaktır”

İçişleri Bakanlığı olarak, Türkiye’nin huzuru ve güvenliği içingece gündüz demeden çalışmalarına devam ettiklerini vurgulayan Bakan Çiftçi, “Polisimizle, jandarmamızla, sahil güvenliğimizle milletimizin hukukunu korumak, kamu düzeni ve güvenliğini tahkim etmek bizim ende gelen görevlerimizden birisi. Suç, suçlu ve suç yapılanmalarıyla mücadelemizgüçlü bir şekilde devam ediyor. Çorum’da, buradan açıkça ifade etmek istiyorum; uyuşturucu tacirlerine göz açtırmayacağız. Gençlerimizin geleceğini karartmaya çalışan zehir tacirlerine fırsat vermeyeceğiz. Yeni nesil suç örgütlerine, suç çetelerine ve organize suç yapılarına karşı mücadelemizi daha da güçlendireceğiz. Polisimiz ve jandarmamız sahada daha görünür, daha fazla sahada olacaktır. Devletimizin şefkatli eli de kudretli eli de ülkemizin her yanında olduğu gibi Çorum’da daha fazla hissedilecektir. Vatandaşlarımızın olaylara müdahale ve intikal süreleri konusundaki beklentilerini de yakından biliyoruz. Bu konuda daha etkin, daha hızlı, daha mobilize bir güvenlik hizmeti sunmak zorunda olduğumuzu da biliyoruz. Valilerimiz, emniyet müdürlerimiz ve il jandarma komutanlarımızla yapmış olduğumuz toplantılarda konuyu dile getiriyorum ve bu konuda daha fazla sahada olacağımızı, vatandaşımızın huzurunu ve güvenini daha fazla önceleyeceğimizi ifade etmek istiyorum. Aruz ediyoruz ki olaylara müdahale ve intikal noktasında zafiyet içerisinde olmayalım, kolluk birimlerimizin sahadaki görünürlüğünü daha fazla arttıralım. Vatandaşımız gece sokağa çıktığında kendi güven içerisinde hissetsin, herhangi bir güven endişesi taşımasın. İçişleri Bakanlığı olarak en büyük hedeflerimiz, arzularımızdan birisi bu. Vatandaşımız huzur içindeyse, anneler, evlatlarını gönül rahatlığıyla okullara gönderebiliyorsa, esnafımız kendisini güvende hissediyorsa biz İçişleri Bakanlığı olarak görevimizi yapmış kabul ediyoruz, bu şekilde görevimizi yapmış hissediyoruz” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin