Reklam
Reklam
hazir hediyelik esyalar telkariye darbe vuruyor lNp9KfyZ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Mart, 2025 12:07 tarihinde yayınlandı
0

Hazır hediyelik eşyalar telkariye darbe vuruyor

Tarihi çok eskilere dayanan telkâri sanatı, son yıllarda artan fabrikasyon hazır ikramlık eşyalara yenik düşüyor.

Büyük emeklerle üretilen telkâri işlemeler, hazır fabrikasyon eşyalara nazaran kıymetli olmasından ötürü pek fazla tercih edilmezken, bu durum en fazla telkâri ustalarını etkiliyor.

Trabzon’da Ortahisar Halk Eğitim Merkezi bünyesinde bulunan Alacahan’da açılan telkâri kursuna az sayıda kursiyer katılırken, telkâri sanatının artık istenilen seviyede gelir getirmediğinden pek fazla tercih edilmediği kaydedildi.

El sanatlarını öğrenmek, meslek sahibi olmak yahut hobi edinmek için halk eğitim kurslarına ağır talep olurken, birtakım branşlarda ise kursiyer sayısının azlığı dikkat çekiyor.

Ortahisar Halk Eğitim Merkezi telkâri usta öğreticisi Hüseyin Aydın, piyasada çok fazla hazır ikramlık pazarları bulunduğunu, bunun da el sanatlarına büyük darbe vurduğunu belirterek mesleklerinin değeri pek bilinmediğini söyledi.

Çarşıdan üç kesim fazlasını alıyor

Ürettikleri bir kesim eser fiyatı karşılığı, vatandaşın çarşı pazardan neredeyse 3 katı daha fazla ikramlık eşya aldığına dikkat çeken Aydın, “Telkâri sanatı vilayetimizde yaygın bir meslek olup coğrafik işareti de bulunuyor. Telkâri sanatı birtakım kentlere nazaran farklı. Kimi yerlerde takı üzerine bizimki genelde eşya üzerine. Mesela kemençeyi bile motiflerle süslüyoruz. Şu anda vatandaş genelde ucuz eşya satılan yerlerinde aldığından bizim yaptıklarımıza pek istek göstermiyor. Örneğin bizim yaptığımız bir el sanatına 100 TL vereceğine çarşıdan üç modül eşya alıyor. Piyasada ucuz ve çok derecede ikramlık eşya satılıyor” dedi.

Eleman yetişmiyor

Telkari sanatının fazla gelir getirmediğinden elaman yetişmediğini kaydeden Aydın, “İleriye dönük bu meslekte artık eleman yetişmiyor. Zira fazla gelir getirmeyen bir meslek oldu. Yaptığımız işin değeri bilinmediği için ayrıyeten pazarlayamadığımız için pek istek olmuyor. Kursa tek tük talep oluyor. Yeterli bir usta olabilmek için 3-5 yılını vermen gerekir” diye konuştu.

Kursiyerlerden İbrahim Akın Bilir, telkâri sanatıyla ilgili ilerisi için kararsız olduğunu tabir ederek, “Telkari sanatını öğrenmeyi hoşuma gittiği için tercih ettim. Kursa başlayalı üç hafta oldu. İleride bu mesleği sürdürürmüyüm şu an kararsızım” formunda konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
2 3
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay tarafından
04 Haziran, 2026 15:59 tarihinde yayınlandı
0

BUYRUN, EMEKLİNİN VE ASGARİ ÜCRETLİNİN CENAZE NAMAZINA !

TÜRK-İŞ (Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu) 40 yıldır düzenli olarak açlık ve yoksulluk sınırı rakamlarını açıklıyor. Bu araştırma, çalışanların geçim şartlarını ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişimlerini ortaya koymak amacıyla,
her ayın sonunda ya da takip eden ayın başında kamuoyuyla paylaşılıyor.

Ne acıdır ki, açıklanan bu rakamlar düzenli olarak yükselirken, maaşlar; özellikle asgari ücretlilerde ve emeklilerde yerinde sayıyor. Yapılan zamlar yetersiz kaldığı için, makas gittikçe açılıyor.

Maaşların Açlık Sınırının Altına Düşüş Sürecine Asgari Ücret için baktığımızda; net asgari ücretin, son yıllardaki yüksek enflasyon dalgasında ilk kez Nisan 2024 tarihi itibarıyla TÜRK-İŞ’in açıkladığı açlık sınırının altına gerilediğini görüyoruz
Takip eden dönemlerde ve yapılan yeni zamlara rağmen, örneğin 2026 yılı için belirlenen 28.075 TL’lik net rakama rağmen, asgari ücret artan gıda enflasyonu sebebiyle açlık sınırının altında kalmaya devam ediyor.

En düşük emekli maaşı asgari ücretin de gerisinde kaldığı için çok daha uzun süredir açlık sınırının altında seyretmektedir. Özellikle geçmiş yıllara bakıldığında, kök maaş uygulamaları ve enflasyon farkı hesaplamaları nedeniyle en düşük emekli aylığı ( güncel dönemdeki 20.000 TL taban seviyesi dahil ) açlık sınırının altına asgari ücretten çok daha önce düşmüştür.

Açıklanan son veriler ve araştırmanın kapsamı şu şekilde; TÜRK-İŞ’in Mayıs 2026 Açlık ve Yoksulluk Sınırı raporuna göre güncel tutarlar şu şekilde; Açlık Sınırı: 4 kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı 35.174 TL’dir.

Yoksulluk Sınırı: Gıda harcamasının yanı sıra giyim, konut (kira, elektrik, su), ulaşım, eğitim ve sağlık gibi zorunlu diğer harcamaların toplam tutarı 114.576 TL’dir.

Bekar Bir Çalışanın Yaşama Maliyeti: Aylık tek bir kişinin yaşama maliyeti ise 45.488 TL olarak hesaplanmıştır.

Yıl başında 28.075 TL olarak uygulanan net asgari ücret, Mayıs ayı sonu itibarıyla açlık sınırının ortalama 7.000 TL ile 9.500 TL altında kalmıştır. Yapılan son araştırmalara göre açlık sınırı 35.174 TL’ye hatta bazı kurumlarda 38.000 TL’ye kadar yükselmiş, böylece asgari ücret açlık sınırının yaklaşık %20 altına gerilemiştir. Güncel kurumlara ve sendikalara göre asgari ücret ile açlık sınırı arasındaki farklar şu şekildedir: TÜRK-İŞ Verilerine Göre: Mayıs ayı itibarıyla açlık sınırı 35.174 TL olarak açıklanmış olup, asgari ücret bu sınırın 7.100 TL altında kalmıştır.KAMU-AR Verilerine Göre: Mayıs ayı itibarıyla açlık sınırı 38.000 TL sınırına dayanmış ve asgari ücret bu rakamın 9.580 TL gerisinde kalarak dört kişilik bir ailenin sadece 22 günlük beslenme giderini karşılayabilecek seviyeye gerilemiştir.

EMEKLİLERDE DURUM ÇOK DAHA VAHİM

En düşük emekli maaşı, TÜRK-İŞ’in en güncel verilerine göre açlık sınırının 15.174 TL altına düşmüştür. En Düşük Emekli Maaşı: TBMM kararıyla net 20.000 TL olarak uygulanmaktadır. TÜRK-İŞ Açlık Sınırı: 4 kişilik bir aile için 35.174 TL seviyesine yükselmiştir. En düşük emekli maaşı, açlık sınırının sadece %56,86’sını karşılayabilmektedir. Yılın ilk ayında açlık sınırının %64,05’ini karşılayan en düşük emekli maaşı, enflasyon nedeniyle ciddi bir alım gücü kaybı yaşamıştır. Net asgari ücretin 28.075 TL olduğu dönemde, en düşük emekli maaşı asgari ücretin de 8.075 TL gerisinde kalmıştır. Güncel gıda enflasyonu ve artan maliyetler sebebiyle açlık sınırı, neredeyse en düşük emekli aylığının iki katına yaklaşmıştır.

En düşük emekli maaşının 2 katına yani 40 bin TL ye çıkarılması bu ekonomik tabloda mümkün değil. Çıkarılsa bile, bir kaç ay sonra tekrar açlık sınırının altına düşecektir. Emeklilerin maaşlarının açlık sınırı rakamlarının üzerine çıkması artık hayaldir.

Asgari ücret içinde aynı durum sözkonusu .

Mutlu azınlığa en kalbi duygularımla…

İlyas Erbay

Bizi sosyal medyadan takip edin