karabuk
İmsak 06:03
Güneş 07:28
Öğle 13:08
İkindi 16:08
Akşam 18:38
Yatsı 19:58
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
09 Temmuz, 2024 08:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Hastanede darp olayı ile ilgili hasta yakınının avukatından açıklama: “İlk saldırı doktor tarafından müvekkilime yönelik gerçekleştirilmiştir”

Trabzon’da Fatih Devlet Hastanesi’ndeki doktor ve hasta yakını arasında yaşanan darp olayı ile ilgili açıklama yapan hasta yakını A.S.’nin avukatı Ahmet Yasin Sözen, "Görüntüleri defalarca izledim. Dosyadaki delillerle birlikte değerlendirildiğinde müvekkilimin karşı tarafın dizini motosiklet kaskıyla kırdığı iddialarının asılsız olduğu ortadadır. Müvekkilimin doktorun ayağının kırılmasında herhangi bir sorumluluğu yoktur" dedi.
Trabzon’un Ortahisar ilçesinde 5 Temmuz akşamı Fatih Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne başvuran S.N.K. isimli kadın hasta, tedavisinin ardından hastaneden ayrıldı. Akşam saatlerinde hasta ve yanındaki A.S., doktordan rapor almak için yeniden hastaneye geldi. Acilde görevli nöbetçi doktor Mehmet Yıldırım gerekli görmeyerek istedikleri raporu vermeyince taraflar arasında tartışma çıktı. Çıkan tartışmada doktorun diz kapağı kırılırken, güvenlik görevlilerinin ve polis ekiplerinin müdahalesiyle hasta ve hasta yakını gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahıslar serbest bırakılırken, darp olayında gerçek güvenlik kamerasıyla ortaya çıktı. Görüntülerde hasta yakınına ilk müdahaleyi doktorun yaptığı görüldü.
Yaşanan olayın ardından açıklama yapan hasta yakını A.S.’nin avukatı Ahmet Yasin Sözen, son zamanlarda sıklıkla karşılaşılan hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddeti kınadığını belirterek, motosiklet kaskıyla doktorun diz kapağının kırıldığı iddialarının asılsız olduğunu söyledi. İlk saldırının doktor tarafından A.S.’ye yönelik gerçekleştiğini dile getiren Avukat Sözen, "Şiddetin her türlüsüne karşı olduğumu belirtmek isterim. Ancak günlerdir basında yer alan haberler müvekkilimi ciddi zan altında bırakmış ve kendisi bu durum nedeniyle işin tek sorumlusuymuş gibi tutuklamaya sevk edilmiştir. Dosyaya yansıyan veya yansıyacak delillerle yargılamanın yürütüleceği açıktır. Hukukun dışarıdan baskılarla yönlendirilmemesi gerektiği kanaatindeyim. Bir hukukçu olarak söylemek istiyorum ki, hukuk çerçevesinde olayların değerlendirilmesi ve kişilerin adil yargılanma hakkının ihlal edilmemesi gerekmektedir. Görüntüleri defalarca izledim. Dosyadaki delillerle birlikte değerlendirildiğinde müvekkilimin karşı tarafın dizini motosiklet kaskıyla kırdığı iddialarının asılsız olduğu ortadadır. Müvekkilimin doktorun ayağının kırılmasında herhangi bir sorumluluğu yoktur. Aksine ilk saldırı doktor tarafından müvekkilime yönelik gerçekleştirilmiştir. Müvekkil, meşru savunma hakkını kullanarak saldırıyı def etmeye çalışmıştır. Müvekkilimin karşı taraftan şikâyeti devam etmektedir. Yargılama neticesinde adaletin tecelli edeceğinden şüphemiz yoktur" ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
22 Şubat, 2026 14:18 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

EMEKLİLİK SİSTEMİNİN AYARLARI İLE NEDEN OYNANDI ?

Son günlerde, emeklilik sisteminin değişeceği ile ilgili haberler arttı.

Prim gün sayısının ve ödenen prim miktarının esas alınacağı ve buna göre bir düzenleme yapılacağı konuşuluyor.
Emeklilik sistemi zaten bu esas üzerine inşa edilmişti. Sistemin bir matematiği vardı. Hakkaniyetli ve adaletli bir denge kurulmuştu.
SGK uzmanları kılı kırk yararak, bu sistemi titizlikle koruyordu.

Sosyal Güvenlik Sistemi son 15 -20 yılda; matematiğe, akla, mantığa, adalete, hakkaniyete uymayan bir biçimde yerle yeksan edildi.
Ne ödenen primin rakamsal değerinin, nede prim gün sayısının bir önemi kaldı.
3600 gün tabandan prim ödeyenle, 9000 gün tavandan prim ödeyenlerin emekli maaşları neredeyse eşitlendi.
Yüksek gün sayısı ve yüksek prim miktarı ile emekli olan bir vatandaş; emekli olduğu dönemde, haklı olarak asgari ücretin, yada en düşük emekli maaşının üç dört katı maaş alırken, bugün bu makas kapandı.

Sistemdeki bozulmanın nedenlerini şöyle sıralayabiliriz;

  • En düşük emekli maaşına ve asgari ücrete yapılan zam aynı yüzde ile diğer emeklilerin maaşlarına yansıtılmadı.
  • 2008 yılında aylık bağlama oranı reform adı altında yüzde 70 lerden yüzde 30 lara düşürüldü.
  • İşçi Emeklisi ile Emekli Sandığı emeklileri arasında ayrım yapıldı. Aynı marketten, aynı kasaptan, aynı pazardan alış veriş yapan insanlara aynı zam uygulanmadı birine %12 verilirken, diğerine %18 verildi.
  • Zamlar TÜİK in malûm enflasyon hesabı baz alınarak yapıldı.
  • EYT ile sisteme 4 milyon daha emekli dahil edildi.

EMEKLİLİK SİSTEMİNİ ÖZÜNE DÖNDÜRECEK BİR İYİLEŞTİRMENİN GERİYE DÖNÜK OLARAK UYGULANMASI MÜMKÜN GÖRÜNMÜYOR.

Emeklilerin bayram ikramiyelerine yapılacak olan bin yada 2 bin liralık bir artışın bile ince ince hesabı yapılıyor.
Prim gün sayısı ve primin rakamsal büyüklüğü üzerinden maaşların geriye dönük olarak yeniden düzenlenmesi bütçeye büyük bir yük getirecektir. Bu yük göze alınamadığı için sistemin ayarları bozulmuştu.
2008 yılında aylık bağlama oranı düşürülmeseydi, emekliler şu anda mevcut maaşlarının 2-3 katı maaş alacaklardı. Ekonominin bugün geldiği noktada maaşların ödenmesi imkansız hale gelecekti. Bunu öngördükleri için taa 18 yıl önce aylık bağlama oranını düşürdüler.

2018 YILINDA ASGARİ ÜCRET 1603 TL İKEN EMEKLİLERİN BAYRAM İKRAMİYESİ 1000 TL İDİ.

2018 yılında 1.000 TL olan bayram ikramiyesi o dönemki net asgari ücretin yüzde 62,36’sına denk geliyordu. Bugün 28.075 TL olan asgari ücrete göre ikramiyenin 17.500 TL olması gerekiyor. Şimdi 5 bin mi olsun 6 bin mi olsun hesabı yapılıyor.

Bu tür iyileştirme söylentileri tepkiler karşısında kamuoyunun gazını almaya yöneliktir.

Hic umutlanmaya gerek yok. Emekli aylığı hesaplama sistemindeki olası değişiklikler sadece yeni emekli olacakları kapsayacaktır. Mevcut emekliler için ciddi bir "intibak düzenlemesi" gerekiyor. Kısa vadede böyle bir maliyeti ekonomi yönetiminin üstlenmeyeceği gerçeği ortada.

2026 Temmuz ayında da ilave bir artış sinyali bulunmuyor ve benzer bir uygulama ile milyonlarca emekli enflasyona ezdirilmeye devam edilecek.
Seçim öncesi belki, bir parmak bal misali bir ilave zam olabilir. Daha önce örneklerini gördüğümüz gibi, o'da seçim sonrası zamlarla geri alınır.

Sayıları 17 milyona dayanan bu sessiz çoğunluğu ne yazık ki çok daha zor günler bekliyor.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.