Harşit Çayının ayırdığı köyleri asma ahşap köprü birleştiriyor - Karabük Haber Postası
harsit cayinin ayirdigi koyleri asma ahsap kopru birlestiriyor EQ4BQPaW jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
29 Mayıs, 2024 16:15 tarihinde yayınlandı
0
0

Harşit Çayının ayırdığı köyleri asma ahşap köprü birleştiriyor

Köylülerin imece usulüyle onardığı ahşap köprü uzun yıllardır bölge halkının ulaşımını sağlasa da beton köprü talepleri yetkililere iletilmeye devam ediyor. Giresun’un Tirebolu ilçesi Ketençukuru ve Kuzgun köylerindeki vatandaşlar, hem araç hem de yaya ulaşımında kullandıkları Harşit Çayı üzerine çelik halatlara bağlı ahşap köprüyü imece usulüyle onarıyor.

Giresun’un Tirebolu ilçesine 16 kilometre mesafedeki Ketençukuru ve Kuzgun köylerindeki vatandaşlar, araçlarıyla Harşit Çayı üzerine kurulu çelik halatlara bağlı 100 metre uzunluğunda 2.5 metre genişliğindeki yarım asırlık ahşap köprülerden geçerek ulaşım sağlıyor.

Yıllar içerisinde zamana direnemeyen köprünün yöre halkı tarafından onarılarak ulaşım sağlamaya devam ettiklerini anlatan Kuzgun Köyü Muhtarı Hidayet Yiğit, “Köylerimizi ikiye bölen Harşit Çayı üzerinde 1968 yılında çelik halatlarla yapılmış olan ahşap köprümüzü yaklaşık 3 bin insan günü birlik kullanıyor. Köyümüze en yakın beton köprü yaklaşık 3 kilometre mesafede olması nedeniyle vatandaşlarımız kısa yoldan kullandığı bu köprünün yanına bir beton körü talebimiz oldu ama bir sonuç alamadık. Biz de zaman zaman bu köprüyü onararak kullanmaya devam ediyoruz. Bugünde vatanlarımızın desteğiyle ahşap köprünün eskimiş kerestelerini ve tahtalarını değiştirdik. Şuanda yaya olarak kullanılabilir ama tahtalar kuruduktan ve iyice sağlamlaştıktan sonra tehlikeli olsa da yeniden araçlarda geçebilecektir. Ama biz buraya beton köprü talebimizi her zaman yetkililere iletmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Köprü dayanıklı kestane ağacıyla onarılıyor

Köprünün yapımını gönüllü olarak üstlendiğini anlatan Necip Yılmaz ise, “ Köylülerimizin kereste ihtiyacını karşıladığı köprünün ben de ustalığını yaptım. Henüz ben çocuk yaşlarımdayken büyüklerimizin bu köprüyü yaptığını hatırlıyorum. Bugün de onarmak bana nasip oldu. Köprüyü bölgemizin yağmurlu hava şartlarına en dayanıklı olan kestane ağacının kerestesiyle onarıyoruz. Yaklaşık 30 yıllık ömrü var. Bir 30 yıl daha ahşap kısmı onarım görmeden kullanılabilir ama buranın asıl ihtiyacı olan beton köprüdür. Bu köprü de yayalar için bir nostaljik köprü olarak devam etmelidir” dedi.

Köyleri asma köprünün birleştirdiğini anlatan köy sakinlerinden Enver Yiğit ise “Köylerimizi Harşit Çayı üzerine yapılan bu asma köprü birleştiriyor. Mahallelerimize en yakın beton köprü ulaşımı kilometrelerce mesafede bulunuyor. Vatandaşlarda yolu uzatmak istemediklerinden bu asma köprüyü hem araç hem de yaya ulaşımı için kullanıyorlar. Bu köprü 1960’lı yıllarda yapıldı. Zaman zaman çürüyen tahtalarının onarımı ve bakımı gerekiyordu biz de bugün köylülerimizin desteğiyle onarıyoruz. Ama bizim asıl isteğimiz buraya bir beton köprü yapılmasıdır. Ne yazık ki yaptığımız çalışmalardan beton köprü için bir sonuç alamadık. Köprü araç trafiğine yasak olduğu halde her türlü risk göze alınarak bu köprü kullanılıyor” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr ersanli denetimli serbestlik yeniden umut insa etme surecidir Sf63IwUO
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Nisan, 2026 00:37 tarihinde yayınlandı
0
0

Prof. Dr. Ersanlı: “Denetimli serbestlik yeniden umut inşa etme sürecidir”

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sosyal Hizmet Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ercümend Ersanlı, “Denetimli serbestlik; yalnızca bir kontrol mekanizması değil, aynı zamanda bir rehabilitasyon, yeniden toplumsallaştırma ve yeniden umut inşa etme sürecidir” dedi.

Sosyal Hizmet Bölümü tarafından gerçekleştirilen “Denetimli Serbestlikte Sosyal Hizmet Uygulamaları” konulu konferansta, denetimli serbestlik sürecinde sosyal hizmetin rolü, bireylerin topluma kazandırılması ve psiko-sosyal destek mekanizmaları ele alındı. Etkinlik, öğrenciler ve akademisyenlerin katılımıyla interaktif bir ortamda gerçekleşti. Konferansın açılış konuşmasını yapan Sosyal Hizmet Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ercümend Ersanlı, denetimli serbestlik uygulamalarının yalnızca hukuki bir süreç olarak değil, aynı zamanda bireyin sosyal işlevselliğini yeniden kazanmasını hedefleyen çok boyutlu bir müdahale alanı olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

“Yeniden umut inşa etme süreci”

Ercümend Ersanlı yaptığı konuşmada, “Sosyal hizmet, insan onurunu merkeze alan, bireyin ve toplumun iyilik halini güçlendirmeyi amaçlayan bir meslektir. Ancak bu meslek, bazı alanlarda çok daha karmaşık, çok daha çok boyutlu ve çok daha dikkatli bir yaklaşım gerektirir. İşte denetimli serbestlik uygulamaları da tam olarak bu alanlardan biridir. Denetimli serbestlik; yalnızca bir kontrol mekanizması değil, aynı zamanda bir rehabilitasyon, yeniden toplumsallaştırma ve yeniden umut inşa etme sürecidir. Bu süreçte sosyal hizmet uzmanı, sadece bir meslek elemanı değil; aynı zamanda bir rehber, bir destekleyici, bir değişim kolaylaştırıcısıdır. Burada yürütülen çalışmaların merkezinde şu temel soru yer alır: “Bir birey, yeniden topluma nasıl kazandırılır?” Bu sorunun yanıtı, yalnızca hukuki düzenlemelerde değil; insanı anlama becerisinde, empati kurabilmede ve bilimsel yöntemleri sahaya doğru şekilde yansıtabilmede saklıdır” diye konuştu.

Konferansın açılış konuşmalarının devamında Samsun Denetimli Serbestlik Müdürü Mehmet Ofluoğlu ise denetimli serbestlik sisteminin kamuoyunda zaman zaman yanlış anlaşıldığını belirterek, bu uygulamanın bir cezasızlık sistemi olmadığını, aksine bireye sorumluluk yükleyen ve denetim altında gelişimini destekleyen bir infaz modeli olduğunu vurguladı. Ofluoğlu, yükümlülerin kamu yararına işlerde çalışarak topluma katkı sunduğunu ve bu süreçte hem bireysel sorumluluk bilincinin geliştiğini hem de toplumsal faydanın artırıldığını ifade etti.

Konferansta, Samsun Denetimli Serbestlik Müdürlüğü uzman sosyal çalışmacısı Gökhan Özdemir “Denetimli Serbestlikte Sosyal Hizmet Uygulamaları” konulu bir sunum gerçekleştirdi. Özdemir sunumunda, denetimli serbestlik sürecinin yalnızca denetim değil, bireyin risk ve ihtiyaçlarının belirlenerek uygun müdahalelerin planlandığı bir sosyal hizmet süreci olduğunu vurguladı. Saha deneyimlerinden örnekler paylaşan Özdemir, bireysel görüşmeler, müdahale teknikleri ve vaka örneklerini rol-play uygulamalarıyla katılımcılara aktardı.

Konferans, katılımcıların sorularının yanıtlandığı tartışma bölümü ve Özdemir’e teşekkür belgesinin takdimi ile sona erdi. Etkinlik hem mesleki farkındalığın artırılması hem de öğrencilerin uygulama alanlarına dair bilgi edinmeleri açısından önemli katkılar sağladı.

Bizi sosyal medyadan takip edin