DÜZCE(İHA) – Türkiye’nin dört bir yanından Düzce’ye gelen gençler Yıldızlar Karma Halk Oyunları Türkiye Şampiyonası’nda bütün hünerlerini sergilediler. Türkiye Şampiyonası’nda 30 grup 804 atlet yarışıyor.
Genç yeteneklerin kültürümüzü sahneye taşıdığı büyük buluşmaya Düzce mesken sahipliği yapıyor. Türkiye’nin dört bir yanından gelen yıldız sportmenler bir ortaya geldi. Renkli kostümler, ritmik adımlar ve kültürümüzün en hoş ezgileriyle dolu bu büyük tertiple, klasik halk oyunları gelecek kuşaklara aktarmayı hedefleniyor.
Düzce Gençlik ve Spor Vilayet Müdürlüğü’ne bağlı Bahçeşehir Spor Salonu’nda yapılan müsabakaya Vali Selçuk Aslan, Türkiye Halk Oyunları Federasyonu Başkanı Hüseyin Güler ile Gençlik ve Spor Vilayet Müdürü İsa Yazıcı ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Vali Selçuk Aslan, halk oyunları takımlarını tebrik ederek muvaffakiyetlerinin devamını diledi, kısa bir mühlet öğrencilerle sohbet etti.
Konuşmanın akabinde halk oyunları Türkiye Şampiyonası renkli manzaralarla başladı. Öğrenciler şampiyon olmak için bütün hünerlerini sergiledi.
Gençlik ve Spor Vilayet Müdürü İsa Yazıcı, Türkiye Şampiyonası için 18 vilayetten Düzce’ye yarışmacıların geldiğini belirterek, “Bin kişilik tertip yapıyoruz. Kafilelerimizi yurtlarımızda konuk ediyoruz. Bugün finallerin birinci günü gençlerimiz heyecanlı halk oyunları denince kültürlerin gelecek jenerasyonlara aktarılması, emeği geçenlere teşekkür ediyorum” sözlerinde bulundu.
Yarışmacı öğrenciler finallerde onmanın heyecanını yaşadıklarını söylediler.
Okul Sporları Halk Oyunları Türkiye Şampiyonası’na 30 kadro 804 atlet bulunuyor.


Halk Oyunları Türkiye Şampiyonası Düzce’de başladı
Can Kuş’tan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı Seçimleriyle İlgili Açıklama
Safranbolu’da son günlerde kamuoyunun gündeminde yer alan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı seçimleriyle ilgili tartışmalara ilişkin Can Kuş’tan açıklama geldi.
Kuş, vakıf yönetimine seçilme ve ardından istifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Can Kuş, yaklaşık bir buçuk ay önce vakfın önemli isimlerinden Mustafa Şehirli ile Tarihi Çarşı’daki ofislerinde bir araya geldiklerini ifade ederek, görüşmede Safranbolu’nun kültürel geleceğine yönelik projelerin ele alındığını söyledi. Özellikle “Safranbolu’da Benim Hikâyem” projesi ile Safranbolu Lisesi eski mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun gündemde olduğunu belirten Kuş, yoğun çalışma temposuna rağmen bu projelere gönüllü destek vermekten memnuniyet duyacağını dile getirdiğini aktardı.
10 Mayıs’ta gerçekleştirilen seçimli genel kurulda isminin yedek listeye yazıldığını sonradan öğrendiğini belirten Kuş, daha önce yaptığı görüşmelerde yoğun iş temposu nedeniyle aktif görev almak için zamana ihtiyaç duyduğunu ifade ettiğini söyledi. Buna rağmen yönetim kurulu seçiminde asil üyeliğe seçildiğini öğrendiğini kaydeden Kuş, mevcut yoğunluğu nedeniyle göreve gerekli zamanı ayıramayacağını düşünerek affını istediğini açıkladı.
İstifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan baskı iddialarına da açıklık getiren Can Kuş, dilekçesini, Safranbolu Lisesi mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun başında bulunan Zafer Çamlıca ile yaptığı görüşmenin ardından, uygun zamanda iletilmek üzere teslim ettiğini söyledi.
Kuş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Kamuoyunda iddia edildiği gibi, istifa dilekçemin zorla alındığına dair söylentiler kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Haberlerde adı geçen Vakıf Başkanı Şefik Yılmaz Dizdar, Emekli Tümgeneral Zafer Çamlıca ve değerli arkadaşım Cemil Belder’in bu süreçte üzerimde en ufak bir baskısı olmamıştır.”
Safranbolu’nun kültürel mirasına katkı sunan isimlere teşekkür eden Kuş, özellikle Şefik Yılmaz Dizdar’ın vakfa kazandırdığı vizyonun önemine dikkat çekti. Ayrıca Cemil Belder’in büyük emekleriyle hayata geçirilen Kalealtı Eğitim ve Kent Tarihi Müzesi’nin Türkiye’nin önde gelen kent müzeleri arasında gösterildiğini vurguladı.
Açıklamasının sonunda Safranbolu’ya olan bağlılığını dile getiren Can Kuş, “Safranbolu sevdalısı babam Aytekin Kuş’un evladı olarak, bu şehre duyduğum sevgi bana bırakılmış en güçlü mirastır. ‘Safranbolu’ adının geçtiği her yerde ve her zaman gönüllülük esasıyla şehrimizin bir neferi olmaya devam edeceğim. Çünkü; Başka Safranbolu yok. İyi ki Safranbolu var” ifadelerini kullandı.

