Karabük Belediyesi Özel Halk Otobüsü İzleme ve Akıllı Kart Dolum Merkezi düzenlenen törenle hizmete açıldı. Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, MHP İl Başkanı Burhanettin Arslan, MHP Karabük Milletvekili adayları Durmuş Yalçın, Ayhan Akbaş, Özel Halk Otobüs Firma yetkilileri ve vatandaşlar katıldığı açılış töreninde bir konuşma yapan Karabük Belediyesi Özel Halk Otobüsçüleri İşletmecileri Başkanı Kazım Ergün “İlimizde toplu taşımayı daha çağdaş ve modern bir seviyeye taşıma hedefiyle yola çıkan Karabük Belediyesi , Özel Halk Otobüsçüleri İşletmecileri olarak ilgili bakanlığımızın Türkiye’nin her yerinde tek akıllı kartla seyahat projesinin ilk ayağı olan ve bir çok ilde farklı isimlerle hayata geçirilen, kent içi toplum ulaşımında çalıştırılan özel halk otobüsleri yolcu binişlerinde içine elektronik ortamda parasal değer yüklenebilen kartları Karabük halkımızın hizmetine sunmuş bulunmaktayız. Karabük Belediye Başkanlığı denetimindeki şehir içi özel halk otobüsleri toplu taşıma araçlarında hizmet bedelleri için kullanılan nakit para kullanımı yanında, hizmet bedelleri elektronik olarak da takip edilebilecektir. çağdaş ve modern bir seviyeye taşıma hedefiyle yola çıkan Karabük Belediyesi , Özel Halk Otobüsçüleri İşletmecileri tam, emekli , öğrenci kartlarının yanı sıra özel durumlarından dolayı indirimli ve ücretsiz seyahat kartların kullanıcının avantajına olacak şekilde hizmete sunulmuştur” dedi
Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili ise 65 yaş üstü vatandaşlar için çıkartılan ücretsiz seyahat imkanının bu şekilde hayata geçirilemeyeceğini belirterek, “Etrafımıza şöyle bir baktığımızda değişen bir Karabük içerisinde yaşamaya devam ediyoruz. 2019 yılında da değişen değil değişmiş olan bir Karabük’te yaşamaya devam edeceğiz. Yapılan bu hizmet de halkın refahı ve huzuru içindir. Ben Karabük halkından toplamış olduğun bir lirayı bile Karabük halkına hizmet olarak geri veriyorum. Bundan sonrada elimden geldiği kadar hizmet vermeye gayret edeceğim. Siyaset yine başladı, yine sizlere bir sürü vaat bir sürü sözler verilecek. Ama arkanıza baktığınız zaman nasıl 2011 yılında herkes sözlen yol çıkıp, verilen sözlerle 2015 yılına geldiğimiz de hiçbir şey yapılmamış Karabük görüyoruz. 65 yaş üzeri olan herkese özel halk otobüsleri bedava yapıldı. Halk otobüsleri özel firma, devlet bir gün içerisinde 65 yaş üzeri olanlar için özel halk otobüslerini bedava yaptı. Devlet vergisini alıyor, mazotunu aynı fiyata satıyor devlet herkesin de ortağı değil. Bu problem sadece Karabük’ün problemi değil, komşu illerimizin de problemi. Ne zaman siyaset hareketlenirse üç günlük beş günlük çözüme kavuşturuyorlar. Çözüm ancak özel halk otobüslerine şu kadar katkıda buluyorum. Veyahutta belediye olarak bizlere derler ki, belediye size şu kadar katkıda bulunacaktır diye talimat verir. Benim bu tür ödemeleri bakanlığın talimatı dışında yapmam mümkün değil. Ama milletvekilleri, milletvekili adayları, çıkar bu işi belediye başkanı katkıda bulunsun yapsın derler. Bu seçim vaatlerinin içerisinde 65 yaş üstü vatandaşlarımızın özel halk otobüslerinden ücretsiz olarak faydalanması yeniden gündeme gelecek. Buna inanmayın, şu andaki sisteme göre bunun Türkiye genelinde uygulanması mümkün değil. Siyasetçiler çıkacak yine sizlere sözler vermeye başlayacaklar. Bunu bu sefer çok iyi şekilde değerlendirmeniz gerekiyor” dedi
Yapılan konuşmaların ardından Karabük Belediyesi Özel Halk Otobüsü İzleme Merkezi ve Akıllı Kart Dolum Merkezinin açılış kurdelesi kesilerek, törene katılanlara çeşitli ikramlar yapıldı.


Halk Otobüslerini İzleme ve Akıllı kart Dolum Merkezi Açıldı
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.


