Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
01 Aralık, 2021 13:47 tarihinde yayınlandı
0

Halk Otobüsleri Can Çekişiyor

Artan maliyetler ve zorlu ekonomik koşullar  Karabük Belediyesi Özel Halk Otobüslerinin bazı Mahallelerde seferlerini durdurmasına neden olurken, vatandaşlar Karabük Belediyesinden bu mağduriyetin giderilmesi noktasında girişimlerde bulunmasını istediler

Yenimahalle-Beşbinevler hattında her saat başı çalışan Karabük Belediyesi Özel Halk Otobüsü seferlerini artan maliyetler ve zorlu ekonomik koşullar nedeniyle durdururken, yaşanan ekonomik sıkıntının boyutunu bir kez daha gözler önüne serildi.

Özel Halk Otobüsünün faaliyetini durdurması bu hattı kullanan vatandaşlarda şok etkisi yaratırken, bu sorunun Karabük Belediyesi tarafından mutlaka giderilmesi noktasında çalışma yapılması gerektiği vurgulandı.

Özel Halk Otobüsü İşletmecisinin zarar ettiği gerekçesi ile bu hattı çalıştırmadığı ifade edilirken, yeni yıldan sonra yapılacak ihale ile hattın yeni sahibinin belli olacağı ancak, bu ekonomik koşullar altında hatta alıcı bulunup bulunmayacağının bile belirsiz olduğu ifade edildi.

Yenimahalle-Beşbinevler hattında çalışan Halk Otobüsünün seferlerini durdurmasına  vatandaşlar tepki göstererek, Beşbinevler Mahallesinin adeta bir İlçe konumunda olduğunu, otobüs hattı sayısının çoğalacağı yerde durmasına bir anlam veremediklerini söylediler.

Otobüs hattı işletmecisine de hak veren mahalle sakinleri,  “Artan maliyetler ve zorlu ekonomik koşullar her sektörde olduğu gibi ulaşım sektörünü de etkiledi. Bu hattı çalıştıran arkadaş haklı nedenlerle faaliyetini durdurmuş olabilir ancak, Karabük Belediyesi de bu yönde mutlaka bir çalışma yaparak hattı yeniden faaliyete geçirmelidir. Gerekirse Belediye bu boşluğu doldurmalıdır. Bu hat Beşbinevlere gereklidir. Yeni yılda hattın yeniden ihalesi yapılacak deniyor bu süre zarfında Karabük Belediyesi geçici olarak buraya bir otobüs verebilir. Ancak yeni yılda da bu hattı çalıştıran çıkmaz ise işte o zaman kalıcı bir çözüm için Belediyenin gerekli çalışmaları yapması gerekir” şeklinde görüş beyan ettiler.

Hat İşletmecisi Alhan Taşlıoğlu ise  yaptığı açıklamada; “5000 Evler Yenimahalle hattını 15 yıldır işletmekteyiz gelir gideri artık karşılamıyor,  ücretsiz yolcuları artan maliyetleri kiraları kaldıramıyoruz, kimse ekmeğini bırakmak istemez” dedi.

Öte yandan bu sıkıntının bir çok  mahallede  yaşandığı ifade edilirken, diğer halk Otobüslerinin bu şartlar altında çalışmakta zorlandığı, bunun için de gerekli tedbirlerin alınması gerektiği belirtildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ilyaserbayyeni
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
06 Mayıs, 2026 09:40 tarihinde yayınlandı
0

ÜLKEYİ FELAKETE SÜRÜKLEYEN BÜYÜK İHANET!

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde, pazarda, dün, yaşlı bir üretici ile sohbet ettim. Davutlar yoluna cepheli 8 dönüm arazisinde; şeftali, mandalina, portakal ve limon üretiyor. Binbir zahmetle ürettiği meyveleri pazarda satarak geçimini sağlıyor.
“Yakın bir gelecekte, sebzeyi ve meyveyi para ile de alamayacağız. Bizden sonrakiler nasıl beslenecekler merak ediyorum” dedi. “Neden?” dedim. Örnekler vererek uzun uzun anlattı. Arkadaşları, komşuları; sebze ve meyve tarımı yaptıkları arazilerini villa karşılığı inşaat şirketlerine satmışlar. Aldıkları villaları satarak yada kiralayarak tarımdan kazandıklarından kat kat fazla gelir elde ediyorlarmış. Buna direnen bir kaç kişi kalmışlar. Arazisine müteahhitler 16 villa teklif etmişler. Bu yüzden çocuklarıyla arası açılmış. “Ben öleyim, bir gün beklemez satarlar bahçeleri” diyor. Arkadaşına bir kaç yıl önce, 10 dönüm arazisine karşılık 20 villa vermişler. “Zengin olunca ne oldum delisi oldu. Elindeki varlık bitmeyecek zannetti, har vurup harman savurdu. Şimdi elinde 2 villası kaldı. Yakındır onlarıda satması” dedi. Toprak geleceğimizdir, candır, hayattır hiç satılır mı? diye de ekledi.

Çok değil, 15-20 yıl önce Kuşadasından Güzelçamlı ya kadar yolun iki tarafı uçsuz bucaksız meyve ve sebze bahçeleri ile kapliydı. Şimdi gidin bakın, beton tarlaları göreceksiniz.

Davutlar ve Güzelçamlı bölgesinde, özellikle ana yol kenarlarındaki tarım arazilerinin yapılaşmaya açılması, bölgedeki ekolojik denge ve tarımsal üretim için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Son gelişmeler, bu alanların geri dönülmez bir şekilde betonlaştığı yönündeki endişeleri haklı çıkarmaktadır.

Tarım arazilerinin inşaata açılması, sadece “yeşil alan kaybı” değil, bir ülkenin geleceğini tehdit eden çok boyutlu bir krizdir. Bu durumun yol açtığı başlıca büyük tehlikeler şunlardır:

1. Gıda Güvenliğinin Yok Olması; en temel tehlike, beslenme kaynağımızın kurumasıdır. Birinci sınıf tarım arazilerinin betonlaşması, tarımsal üretimi düşürür. Bu da gıda arzında azalmaya, dışa bağımlılığın artmasına ve mutfak enflasyonunun kontrol edilemez hale gelmesine neden olur.

2. Geri Dönüşü İmkansız Toprak Kaybı; 1 santimetre kalınlığında verimli toprağın oluşması için doğada yaklaşık 100 ila 1000 yıl gerekir. Üzerine beton dökülen toprak “ölü toprak” haline gelir. İnşaat yapıldıktan sonra o arazinin tekrar tarıma kazandırılması binlerce yıl sürer; yani bu kayıp kalıcıdır.

3. Yeraltı Su Kaynaklarının Kuruması; tarım arazileri, yağmur sularını emerek yeraltı su depolarını (akiferleri) besleyen doğal süngerlerdir. Betonlaşma bu emilimi engeller; su yer altına sızamaz, yüzey akışına geçer ve sele dönüşür. Bu da hem su kıtlığına hem de afetlere davetiye çıkarır.

4. Ekosistemin ve Biyoçeşitliliğin Bozulması; tarım alanları birçok canlı türüne ev sahipliği yapar. Betonlaşma; tozlaşmayı sağlayan arılardan faydalı mikroorganizmalara kadar tüm ekosistemi yok eder. Bu dengenin bozulması, tarımsal zararlıların artmasına ve doğal döngünün kopmasına neden olur.

5. Mikroklima Değişikliği ve Isı Adaları; beton ve asfalt ısıyı hapseder. Geniş tarım arazilerinin yerini binaların alması, o bölgenin yerel iklimini (mikroklima) değiştirerek sıcaklığı artırır. Bu durum hem enerji tüketimini artırır hem de kalan tarım alanlarındaki verimliliği düşürür.

6. Ekonomik Kırılganlık; kendi kendine yetemeyen bir ekonomi, küresel gıda fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı savunmasız kalır. Çiftçinin topraktan kopup kente göç etmesi, işsizlik ve çarpık kentleşme gibi sosyal sorunları da beraberinde getirir.Özetle: Tarım arazisine yapılan her bina, gelecek nesillerin ekmeğinden ve suyundan çalınan bir bedeldir.

Yaşam kaynaklarımızı yok ediyoruz, can damarlarımızı kesiyoruz. Dünyanın en cahil toplumlarında bile böylesi bir ihanet göremezsiniz.

İlyas Erbay