Gürültü kirliğine bariyerli çözüm: Ses kirliliği 10 desibel azaltıldı - Karabük Haber Postası
gurultu kirligine bariyerli cozum ses kirliligi 10 desibel azaltildi rvqJypn9
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Aralık, 2024 16:30 tarihinde yayınlandı
0
0

Gürültü kirliğine bariyerli çözüm: Ses kirliliği 10 desibel azaltıldı

Samsun İl Mahalli Çevre Kurulu Toplantısı’nda ağır ses bulunan 3 bölgede gürültü bariyeri çalışması gerçekleştirildiği, model sonuçlarına nazaran bariyer uygulaması yapılan bölgelerin karayoluna yakın kısımlarında yaklaşık olarak 5-10 desibellik bir gürültü azalımı sağlandığı tabir edildi.

İl Mahalli Çevre Kurulu’nda alınan 2025 yılı ‘çevre’ temalı kararlar doğrultusunda ilgili kurumların ana yürütücülüğünde ve paydaşlığında çeşitli projeler hayata geçiriliyor. Bu projelerden kimileri da gürültü kirliliğinin giderilmesi maksadıyla gerçekleştirilecek projeler. Bu kapsamda birinci etapta karayoluna belirlenen alanlarda konulan gürültü bariyerleri ile 10 desibele kadar ses azalımı sağlandı.

Gürültü bariyeri ile konutlara giden sesler 10 desibel azaltıldı

Sürekli Gürültü İzleme Sistemi kurulmasına yönelik çalışmalara başlandığının belirtildiği İl Mahalli Çevre Kurulu’nda Atakum ilçesi Adnan Menderes Bulvarı’nda konut ve cümbüş yerlerinin bir ortada olması nedeniyle yıl boyunca gürültü şikayetleri geldiği, yaz periyodunda şikayetlerin artış gösterdiği tabir edildi. Çevresel Gürültü Denetim Yönetmeliği yeterince Atakum, Canik, İlkadım, Bafra ve Çarşamba ilçelerini kapsayan Stratejik Gürültü Haritalarının Güncellenmesi Raporu hazırlandı. Hazırlanan rapor Etraf, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 12 Ocak tarihinde onaylandı. Onaylanan rapora istinaden Gürültü Aksiyon Planları hazırlanıyor. Bahis hakkında valilikten yapılan yazılı açıklamada, “Yapılan çalışmalar doğrultusunda gürültü tarafından önlem alınması gereken noktalar belirlenmiş ve bu noktalardan kimilerinde gürültü bariyeri yapılmasının uygun olacağı tespit edilmiştir. İlkadım ilçesinde bulunan Batıpark bilhassa yaz aylarında bölge halkının gündüz-akşam vakit diliminde ağır olarak kullandığı bir parktır ve Atatürk Bulvarı bölgedeki çizgisel gürültü kaynağıdır. OMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi binaları Atatürk Bulvarı üzerinde ve Batıpark’ın yanında yer almakta olup karayolu gürültüsüne maruz kalmaktadır. Park giriş-çıkışları, orta yollar ve yerleşke hududu göz önünde bulundurularak 3 bölgede gürültü bariyeri çalışması gerçekleştirilmiştir. Model sonuçlarına nazaran gürültü azalımı aktifliği açısından 4 metre gürültü bariyeri uygulanması bölge için uygun bulunmuştur. Model sonuçlarına nazaran bariyer uygulaması yapılan bölgelerin karayoluna yakın kısımlarında yaklaşık olarak 5-10 desibellik bir gürültü azalımı sağlanmıştır” tabirleri kullanıldı.

Toplantıda Samsun Büyükşehir Belediyesi’nce hayata geçirilen projeler de ele alındı. Atık Elektrikli ve Elektronik Eşya (AEEE) Atık Orta Depolama ve Sürece Tesisi Kurulması Projesi kapsamında döngüsel iktisat ve kaynak verimliliği unsurları temel alınarak atık elektrikli ve elektronik eşyaların oluşumunun önlenmesi, önlenemediği durumlarda oluşan AEEE’lerin farklı toplanması ve bertaraf, geri kazanım yöntem/hedeflerinin belirlenmesinin gerektiği aktarıldı. 2023 yılı prestijiyle AEEE konusunda birinci adımlar atılarak mülkiyeti kuruma ilişkin İş Geliştirme Merkezi’ndeki (İŞGEM) kapalı alanlar bu iş için tahsis edildi, kurum içerisinde oluşan AEEE’nin farklı bir biçimde süreksiz depolanması sağlandı. Konsey kararı ile atık elektrikli ve elektronik eşyalarla ilgili bertaraf sürecine Samsun’da hizmet vermekte olan kamu kurumlarının da dahil edilmesi gayesiyle harekete geçildi, tesisin genel planı çıkartıldı. Proje ile tesise kabulü yapılan atıkların (küçük konut aletleri, bilişim ve telekomünikasyon ekipmanları, tüketici ekipmanları, elektrikli ve elektronik aletler, oyuncaklar, cümbüş ve spor aletleri, emplantasyon eserleri ve hastalık bulaşıcı temaslarda bulunan eserler hariç tıbbi aygıtlar, izleme ve denetim aletleri) tekrar kullanımına yönelik STK ve meslek okulları ile programlar yapılması, onarılan eserler ile elde edilen gelirin gereksinimi olan eğitim kurumlarında kullanılmasının sağlanması hedefleniyor.

Bitkisel atık yağ projesi

Proje kapsamında, yaşanabilir, sağlıklı ve sürdürülebilir bir kentsel etraf için vilayet genelinde vatandaşları etkileyen etraf meselelerinin tespit edilerek, bu problemlere müdahale metotlarının geliştirilmesi, kirlilik kaynaklarının kontrol altına alınması, etrafa ve insan sıhhatine olumsuz tesirlerinin giderilmesi gayesiyle çalışmalar yürütülecek. Bu projenin bir ayağında etraf ve insan sıhhati açısından bilgilendirme ve bilinçlendirme yapılacak, lokal idareler ve sivil toplum kuruluşları ile iş birlikteliklerini temin edilerek yağların vaktinde besinden çekilmesi sağlanacak ve azamî oranda toplanarak çevresel ziyanları önlenecek. Başka ayağında ise tesis, lokanta, fastfood, yemekhane, hazır yemek fabrikası, otel, motel, hastane ve turistik tesis üzere ticari işletmeler denetlenerek hem tesislerinde kullanılan yağın halk sıhhati açısından uygunluğu hem de atık bitkisel yağların uygun halde bertaraf edildiği denetim edilmiş olacak.

Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının İdaresi Geri Kazanım Tesisi Kurulması Projesi

Söz konusu projenin, atık ölçüsünün azaltılması, kaçak dökümün önüne geçilerek etraf ve insan sıhhatine olumsuz tesirlerinin minimuma indirilmesi, doğal kaynakların korunması ve CO2 salınımının azaltılması açısından ülke, kent ve gelecek için değer arz ediyor. Projenin amaç kitlesi öncelikli olarak kentsel dönüşümün ağır olarak gerçekleşeceği İlkadım ve Canik nüfusu olmakla birlikte iki merkez ilçe olan Atakum ve Tekkeköy’den de hafriyat toprağı ve inşaat yıkıntı atıklarının gelmesi bekleniyor.

İstiklal (Çiftlik) Caddesi Sıfır Atık Dönüşümü Projesi

Anket çalışmaları yapılan proje kapsamında anketler vasıtasıyla konutlara ve işletmelere bilgilendirme eğitimleri verildi. Çıkan atıkların neler olduğuyla ilgili çalışmalar yapıldı. Sıfır atık biriktirme ekipmanlarının yerleştirilmesine de başlandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ILHAN ALPBOGA
İlhan Alpboğa Avatarı
İlhan Alpboğa
03 Mayıs, 2026 12:31 tarihinde yayınlandı
0
0

GÖRDÜK-İŞİTTİK-SÖYLÜYORUZ

Deprem Gerçeği

Ülkemizde irili ufaklı depremler meydana geliyor.

Binlerce insanımızı molozların altında bıraktığımız bu depremler sonrasında hep aynı şeyleri konuşur olduk.

Belirli bir süre sonrasında her şeyi unuttuk. Tedbiri de tabi ki.

Yıllardır Karabük’te olası bir deprem halinde hazırlığımızın olup olmadığını yazar, çizeriz şu ana kadar kendisini yetkili gören bir makamdan beklediğimiz cevabı alamadık.

Sadece Allah korusun diyoruz.

1944 Çerkeş depremi Karabük’te de ciddi derecek etkilenmiş, köylerde can kaybına mal olmayan yıkımlar olmuştur.

Karabük yıllarca inşaat ruhsatları verilirken 2. Dereceye kadar verilmiş, sonrasında tehlikeli, bir fay hattınızı üzerinde olduğumuz anlaşılınca ruhsat işlemleri değiştirilmiştir.

Bilimsel ve teknik raporlara göre;

“Karabük’ün sismik durumu, büyük ölçüde Kuzey Anadolu Fay Hattı ile belirlenir. Dünyanın en aktif ve hızlı hareket eden sağ yanlı faylarından biridir. Kuzey Anadolu Fay Hattı Karabük il sınırının güneyinden geçer. Bu fay hattı, Karabük il sınırının hemen güneyinden geçer. Eskipazar ve Ovacık ilçeleri, Kuzey Anadolu Fay Hattı’na oldukça yakın konumdadır. Gerede-Bolu bölümü ya da Çerkeş-Kurşunlu bölümü parçalardır. Kuzey Anadolu Fay Hattı parçalarında 7 büyüklüğünde deprem olabilir. Ya da daha büyük bir deprem olur. 7 ve üzeri büyüklükteki bir deprem, Karabük genelinde büyük yıkıma yol açabilir. Yerbilimciler fayın tarih boyunca yaptığı depremleri inceler. 1944 Gerede Depremi gibi büyük tarihsel depremler incelenerek örnek alınmaktadır. Ve yerbilimciler bölgenin risk potansiyelini hesaplar. Örnek alınan depremlerle çalışırlar.

KAF’ın yanında Karabük ve çevresinde kırıklar da vardır. “Karabük Fayı” ya da “Safranbolu Fayı” adıyla bilinen kırıklar vardır. Daha kısa ama yerel ölçekte etkili olabilen tali kırıklar da var. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nün haritası vardır. Diri Fay Haritası’nda yer alan kırıklar potansiyel deprem kaynaklarıdır. Karabük deprem riski sadece ana fayla ilişkili değildir. Risk sadece ana fay hattının kırılmasıyla değil, yerel fayların tetiklenmesiyle de ilişkilidir.” Deniyor.

Ve;

“Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın ana koluna en yakın ilçe olan Eskipazar, sismik açıdan en riskli bölgedir. Yenice ilçesi, içinden geçen fay hatları ve heyelan riskiyle dikkat çeker. Ve derin vadilerden kaynaklanan heyelan tehlikesiyle dikkat çeker. Merkez ilçe, nüfus ve sanayi yoğunluğu nedeniyle en yüksek kayıp riskini taşıyan bölgedir. Safranbolu ise ayrı bir risk grubundadır.”

Hem Yerel yönetimler, hem de Çevre Şehircilik Bakanlığı yerel birimleri iş birliği ile konuyu gündemde tutmalı, riskli binaları tespit etmeli. Sadece resmi binaların dönüştürülmesi yetersizdir.

Bu arada olası bir deprem halinde sanayi tesislerinin özellikle Kardemir’in de bu konulardaki planlaması önemlidir.

Riskli alan yoğun yerleşim yaşam alanlarıdır.

Allah Korusun denek yetmez.

Tedbir de lazım değil mi?

 

Hadi Hayırlısı

Sosyal medyaya bakıyoruz

Aman Allahım?

Kıyamet kopuyor.

Karabük’ün eniştesi Emniyet Genel Müdürü olmuş.

İlk sivil Milli Savunma Bakanlığı müsteşarı da olan yeni genel müdür Fidan’ın eşi bir Prof. Ve Ovacık İlçemizin Dudaş köyünden.

Hayırlı oldun.

İnşallah artık Emniyet Genel Müdürlüğü literatüründen Karabük’ün sürgün yeri gerçeği silinir.

 

 

Tiyatro bitiyor mu?

Daha başlarken senaristleri ve yönetmenleri belli ve ülkemizi bölmeye yönelik bir tiyatro oyunu olduğunu söylemişti.

TBMM de usul ve teamüllere aykırı olarak dayatma ile kurulan güya TBMM ve devletin projesi olarak dayatılan sözde kardeşlik(!) tiyatrosunda silahların yakılması perdesinin oyuncusu 30 terörist inlerine dönmüş, sözde müttefiklerimizin verdiği yeni silahlarla görevlerinin başındalarmış.

Bunu söyleyen bebek katilinin Beka Vadisi’ndeki sözde komutanı.

Şımarıklıkla ne isteyeceklerini şaşıran katil seviciler de sürecin duraksadığını açıklamış.

Milletin durdurmak için beklediği sürecin buraya kadar gelmesine önderlik edenlerde her hal de seçimi bekleyecekler gibi duruyor.

 

 

Sosyal medyada gördük hoşumuza gitti.

Alıntı Gürse Bilsel’den.

Allah’ın akıl verdiği, muhakeme yeteneği verdiği, konuşma yeteneği verdiği koca koca ünvanlı adamcıkların varlıklarının ve şak-şaklarının gürültüsü arasında denk düştü.

Buyurun tekrar tekrar okuyun efendim.

Okuyun ve etrafınıza dikkatli bakın;

“Karacıların komutanı tatbikat sırasında bir asker çağırmış. Asker:

-“Emret komutanım” diyerek yanına gitmiş.

Komutanı yere yatmasını istemiş. Daha sonra da bir tanka askerin üzerinden geçmesi için emir vermiş. Asker kılını bile kıpırdatmadan yattığı yerde beklemiş ve malumunuz ezilmiş. Komutan diğerlerine dönerek:

 

-“İşte cesaret” demiş.

Havacıların komutanı bir asker çağırmış. Asker:

 

-“Emret komutanım” diyerek komutanının yanına gitmiş.

Komutanı helikoptere binmesini emretmiş. Asker helikoptere binmiş ve havalanmış. Daha sonra komutanı askere aşağıya paraşütsüz atlamasını emretmiş, asker de emre itaat etmiş ve atlamış. Yere çakılmış ve can vermiş. Komutan da diğerlerine dönerek:

 

-“İşte cesaret” demiş.

Sıra gelmiş denizci komutana. Denizci komutan askerini çağırmış. Asker çakı gibi hazırola geçmiş ve;

-“Emret komutanım” demiş. Komutan;

 

-“Derhal denize atla ve 10 dakika yüzeye çıkma” demiş.

Asker;

-“Hadi lan” demiş. Komutan diğer komutanlara dönerek:

-“İşte asıl cesaret bu” demiş.

….

Asıl cesaret ülkede yaşananlara, zulümlere, zamlara, yolsuzluklara, haksızlıklara katlanarak yavaş yavaş ölüp yok olmak değil, halkın düzenini bozup, kendi düzenini sağlayanlara “HADİ LAN” diyebilmektir”

Değil mi?