Güneşin yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkmak ve solaryum cilt kanseri riskini artırıyor - Karabük Haber Postası
gunesin yogun oldugu saatlerde disari cikmak ve solaryum cilt kanseri riskini artiriyor MLMq3d2y
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
04 Nisan, 2025 20:15 tarihinde yayınlandı
0
0

Güneşin yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkmak ve solaryum cilt kanseri riskini artırıyor

Dermatoloji Uzmanı Dr. Enkhjargal (Egi) Losol, cilt kanserinden korunmak için güneşin ağır olduğu saatlerde dışarı çıkılmamasının ve solaryumdan uzak durulması gerektiğini söyledi.

VM Medical Park Samsun Hastanesi Dermatoloji (Cildiye) Uzmanı Dr. Enkhjargal (Egi) Losol, bazal hücreli karsinom (BHK) hakkında bilgilendirmede bulundu. Uzm. Dr. Losol, “Ciltte en sık rastlanan kanser tipidir. Bu kanser çeşidi, ciltteki eskimiş hücrelerin yerini alacak yeni hücreleri üreten bazal hücre katmanının kanserleşmesi sonucu ortaya çıkar. Çoklukla birinci belirtisi, ciltte hafif şeffaf bir kabarıklık olarak gözlemlenir ve ekseriyâ baş, boyun, kulak ve ense üzere güneşe maruz kalan bölgelerde gelişir. Bazal hücreli karsinom, uzun vadeli ultraviyole (UV) ışınlarına maruz kalmak, denetimsiz güneş yanıkları ya da solaryum kullanımı sonucu gelişir. Güneşten korunmak ve uygun bir güneş hami krem kullanmak, bu kanser çeşidinden korunmaya yardımcı olabilir” dedi.

“Güneşte uzun kalma ce solaryum, cilt kanseri riskini artırıyor”

BHK’nın, çoklukla güneşe maruz kalan bölgelerde ortaya çıkmakla birlikte nadiren gölgede kalan bölgelerde de gelişebileceğini belirten Uzm. Dr. Losol, “En yaygın belirtiler yüzde oluşan ince damarlanmalı, inci beyazı, pembe ya da şeffaf bir şişlik olarak karşımıza çıkar. Daha koyu cilt rengine sahip bireylerde bu lezyonlar çoklukla daha koyu renkte olabilir. Şeffaf olmasına karşın kabarık kenarları, pulsu ve kırmızı alanlarıyla dikkat çeken lezyonlarda kahverengi, siyah ya da mavi renge çalan koyu noktaların bulunması da risk taşır. Yeni ortaya çıkan ya da güzelleşmeyen yaraların kesinlikle bir dermatolog tarafından kıymetlendirilmesi gerekir. Güneşe uzun müddet maruz kalma, solaryum kullanımı, önemli güneş yanıkları, açık deri rengi, renkli gözler, ailede deri kanseri geçmişi ve bağışıklığı baskılayan hastalıklar üzere faktörler riski artırır” diye konuştu.

Korunma yolları, teşhis ve tedavi

Hastalığın tedavi edildikten sonra dahi sıkça tekrarlayabildiğini lisana getiren Uzm. Dr. Losol, “Bu durum, bireyin öbür deri kanserlerine yakalanma riskini de artırıyor. Tedavi edilmediği durumlarda nadiren de olsa başka organlara yayılma riski bulunur. Bu nedenle tedavi sonrası nizamlı dermatolog muayenesi değer taşıyor. Güneşin ağır olduğu saatlerde dışarı çıkmamak, en az 30 SPF’lik güneş koruyucular kullanmak ve bu koruyucuları 2-3 saatte bir yenilemek korunmada tesirli adımlar olarak gösterilir. Ayrıyeten, solaryumdan uzak durmak ve ciltteki değişiklikleri nizamlı olarak denetim etmek büyük ehemmiyet taşır. Tedavide ise kanserli dokunun büsbütün çıkarılması amaçlanır. Cerrahi usuller, kriyoterapi, elektrokoter, radyoterapi, kemoterapi ya da lokalize krem tedavisi üzere alternatifler kullanılır. Tedavi seçenekleri, kanserin çeşidine ve evresine bağlı olarak değişiklik gösterebilir” halinde konuştu.

Tedavi sonrası hastaların yüzde 33’ünde birinci yılda, yüzde 50’sinde ikinci yılda ve yüzde 66’sında üçüncü yılda nüks gözlemlenebildiğini söyleyen Losol, “Bu yüzden birinci 5 yıl boyunca 6 aylık aralıklarla denetim önerilir. Sıhhatinizi korumak için erken teşhis ve sistemli denetimlerin değerini unutmayın. Güneşe karşı alınacak kolay tedbirlerle bazal hücreli karsinomdan korunabilirsiniz” tabirlerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ILHAN ALPBOGA
İlhan Alpboğa Avatarı
İlhan Alpboğa
12 Nisan, 2026 13:41 tarihinde yayınlandı
0
0

GÖRDÜK, İŞİTTİK SÖYLÜYORUZ. GÖRDÜK, İŞİTTİK SÖYLÜYORUZ

KARDEMİR KONGRESİ SUYUNA TİRİT

Böyle başlamak varmış.

Uzun zamandan bu yana Gördük İşittik Söylüyoruzu yeniden yazmak istiyordum.

Kardemir Karabük Demir Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Olağan Genel Kurulundaki gözlemlerimiz buradan başla dedi.

Salon her zamanki salon.

Katılım çok çok az.

TSO yok, Haddeciler Derneği yok, her şeye limon yöresel dernek başkanları yok, Öz Çelik İş Sendikası yok, yerel siyasetçi yok.

Tabiri caiz ise kendin çal kendin oyna.

Ön sıralar yönetime ayrılmış.

Önlerinde sehpalar, sehpaların üzerinde ikramlıklar.

Hissedarlar yakaya iliştirilmiş ucuz broş gibi duruyor salonda.

Allah kimseye sağlık problemi vermesin ama yönetim kurulu üyelerinden bazılarının yürümekte zorlandığını görüyoruz.

Yönetim kurulu başkanı heyecan yaratmayan, Cumhuriyetin ilk ağır sanayi tesisini yönetiyor olmanın gururundan uzak bir konuşma yapıyor, alkış varla yok arasında.

Toplantı başkanlığı seçimi yapılıyor kıdemli kademeli toplantı başkanı yine Mustafa Aydın.

Ben bu işin kralıyım öz güveninde ama adam, en azından yönetim kurulu üyesi arkadaşlarına ve ortaklarına saygı ifadesi olarak kravat takabilirdi.

Halkbank özgüveni sanırız(!)

Kendi tercihidir. Biz sadece mesela dedik.

Hazirun listesine baktık.

Yönetim kurulu üyelerinin biri hariç ismi yok.

Ayıpladık.

Bu şirketten bu yıl 125 bin lira huzur hakkı alacaksın, bu gelirden doğabilecek gelir vergisini şirket ödeyecek, senin 1 kuruşluk bile hissen olmayacak.

Ayıplamayalım mı?

Adam eski belediye başkanı bizde yönetim kurulu üyesi.

Niye Kahramanmaraş eski belediye başkanı, bizde yok mu?

Hüseyin Erer Karabüklü ve eski belediye başkanı mesela.

Önergelere bakıyorsun hepsinin altında aynı imza Türkiye Varlık Fonu ve Ziraat Portföy yönetimi.

Hisselerinin yüzde yüzü borsada işlen gören şirkette katılım şirketin toplam 1.140.000.000.- TL sermayesine tekabül eden 1.140.000.000 lot hisseden 55.364.801 -TL sermayeye karşılık 55.364.801 lot hissenin asaleten, 354.090.592 – TL sermayeye karşılık 354.090.592 lot hissenin de vekâleten olmak üzere toplam 409.455.393 lot hissenin toplantıda temsil edildi.

Azınlık ama geçerli yasal temsille kongre şıkır-şıkır işledi.

Seçimli genel kurul öyle olur mu?

Değişimin boyutu ne olur?

Kardemir kendinden emin ve neyi temsil ettiğini bilen yöneticilerin elinde olur mu?

Önceki Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir’in ifadesi ile; “Kendi şirketleri kâr ederken, yönettikleri Kardemir’e zarar ettiren” Ler yerlerinde kalır mı?

Şirkete zarar ettirenler yasalar önünde hesap verir

Son zamanlardaki hisselerdeki değişikliklerin manipülasyon alakası var mıdır?

Varsa bu manipülasyonları yapanlar cezasız mı kalacak?

Gibi-gibi.

Bekleyeceğiz, göreceğiz.

Yılsonuna kalmaz. Yarına kalır. Ama, yapanın yanına da kalmaz.

 

 

 KARABÜK MALİ SUÇLARDA ZİRVEDE

 

Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’nün 2025 verilerine göre Türkiye’de yargı sisteminin ulaştığı boyut dikkat çekti. Ceza, hukuk ve icra dosyalarının toplamının 45 milyona yaklaştı.

2025 yılı boyunca savcılıklar:

13 milyon 295 bin 851 dosya
16 milyon 773 bin 992 şüpheli
22 milyon 900 bin 580 suç
üzerinde işlem yaptı. Suç türlerinde ilk sırayı malvarlığına karşı suçlar aldı.

Suça sürüklenen çocuklara ilişkin dosyalarda artış yaşandı. 2025 yılında:

332 bin 648 dosya
330 bin 496 çocuk
683 bin 823 suç kayıtlara geçti.

Yıl içinde 207 bin 562 yeni dosya açıldı, 209 bin 22 dosya karara bağlandı, 123 bin 626 dosya ise devretti.

2025’te mahkemelere gelen boşanma davası sayısı 452 bin 627 oldu. En yaygın neden, evlilik birliğinin sarsılması olarak kaydedildi. Bu kapsamda:

171 bin 850 anlaşmalı
126 bin 175 çekişmeli boşanma davası açıldı.
Zina nedeniyle 6 bin 672, hayata kast ve onur kırıcı davranış nedeniyle bin 904 dava görüldü.

Raporda Karabük Mal Varlığına Karşı işlenen suçlarda Karşılıksız çek ile ön sıralarda yer aldı.

Duymadık.

Enteresan mı dediniz?

 

 

ALDINIZ MI ARABADAN SOĞANI?

 

Ne İttifakmış be?

Karabük’te AKP’lilerin takmadığı, MHP İl Başkanın ise adeta canını verdiği bir yapı.

AKP’nin her şeyinde MHP var, MHP’nin hiçbir şeyinde AKP yık.

Daha yeni İl Genel Meclisi başkanlığını altın tepside sunan MHP Karaağaç köyünde 1 kamyon yol malzemesinin altında kaldı.

Daha önce planlanan malzemeli bakım MHP’li il Genel Meclisi üyesi yılların kurt siyasetçisi Enver Kemik ismi geçti diye patladı.

Aman Allah’ım telefonlar telefonları, açıklamalar açıklamaları kovaladı.

Sonunda Enver Kemik sosyal medyadan patladı;

“Bu nasıl ittifak?” Diye.

Soruyu sorması gereken AKP’nin stepnesi gibi hareket eden Cenk Gedikoğlu olmalı.

Öyle değil mi Sayın Kemik?