Gümüşhane’de son yıllarda uygulanan etkin av koruma çalışmaları ve halkın bu konudaki duyarlılığı yaban keçisi popülasyonunu adeta yeniden canlandırdı. Sayıları 3 bine yaklaşan yaban keçileri bu kez bölgede inceleme yapan Gümüşhane Valisi Alper Tanrısever’in karşısına çıktı.
Türkiye’de yaban keçilerinin en rahat gözlenebildiği şehirlerin başında gelen Gümüşhane, son yıllarda artan yaban keçisi nüfusuyla dikkat çekiyor.
Yoğun av koruma faaliyetleri ve kaçak avcılığın neredeyse yok denecek kadar azalmasıyla birlikte insanlara daha az korkuyla yaklaşabilen kayaların usta tırmanıcısı yaban keçileri Gümüşhane’nin doğasında serbestçe dolaşıyor.
İl genelinde kah dağda kah köy yolunda kah şehir merkezinde sık sık vatandaşların karşısına çıkan yaban keçileri bu kez yavrularıyla birlikte Vali Alper Tanrısever’in karşısına çıktı.
Köy yollarında inceleme yapmak üzere gittiği bölgede av koruma ve gözlem yapan Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Gümüşhane Şube Müdürlüğü ekibiyle karşılaşan Vali Tanrısever, yoluna çıkan yaban keçilerini yavrularıyla birlikte fotoğrafladı.
Ekiple birlikte dürbün ve teleskoplarla yavrularıyla dağ yamaçlarında gezen yaban keçilerini gözlemleyen Vali Tanrısever, “Gümüşhane dağlarının süsü” olarak kabul edilen ve kayaların usta tırmanıcısı olan yaban keçilerinin bu yıl çoğunlukla ikiz doğurduğunun belirlendiğini söyledi.
Yavrularıyla birlikte sevimli ve ürkek halde kayaların üzerinde rahatlıkla dolaşan yaban keçilerinin sarp ve yüksek kayalıklarda yaşamlarını sürdüren, zarafeti, asaleti ve masumiyetiyle gören herkesi etkileyen hayvanlar olduğunu kaydeden Vali Tanrısever, Gümüşhane’nin yaban keçilerinin en rahat gözlenebileceği ve “Dikkat! Yaban keçisi çıkabilir” söyleminin sıkça dillendirildiği şehir durumunda olduğunu belirtti.
Gümüşhane’nin sadece doğal güzellikleriyle değil yaban hayatı çeşitliliğiyle de dikkat çeken bir il olduğunu dile getiren Vali Tanrısever, “Gümüşhane’miz sadece doğal güzellikleri ve coğrafyasıyla değil yaban hayatıyla da gözümüze çarpıyor. Bugün DKMP Şube Müdürlüğündeki arkadaşlarla birlikte ilimizde sayıları 3 bine yaklaşan yaban keçilerini gözlemleme şansını bulduk. Burada vatandaşlarımızın keçileri koruduğunu ve kaçak avcılığın en büyük koruyucuları olduğunu gördük. İnsanlarımıza yolda giderken sadece güzel coğrafyasına değil yaban hayatına da dikkat etmelerini tavsiye ediyorum. Vatandaşlarımıza ve DKMP ekibine teşekkür ediyorum” dedi.


Gümüşhane’nin yaban keçileri Vali Tanrısever’in karşısına çıktı
Coğrafi işaretli yemeklerin tarifleri yapay zeka desteğiyle dijitale taşındı
Kastamonu Üniversitesi’nde hayata geçirilen proje ile coğrafi işaretli ve unutulmaya yüz tutmuş yemekler, yapay zeka destekli kurulan internet sitesinde bir araya getirildi. Sitede coğrafi işaretli yemeklerin orijinal tarifleri ve yapay zeka desteğiyle hazırlanan tarifleri vatandaşların hizmetine sunuluyor.
Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi’nde yürütülen projeyle, Türkiye’nin tescilli lezzetleri ve unutulmaya yüz tutmuş geleneksel mutfak kültürü dijital çağın imkanlarıyla bir araya getirildi. TÜBİTAK 2209 öğrenci projesi kapsamında hayata geçirilen proje kapsamında, yapay zeka entegre edilerek kuruşan “Miras Sofrası” isimli internet sitesinde, Türkiye’deki illerin coğrafi işaretli yemeklerinin orijinal tarifleri ve reçeteleri vatandaşların hizmetine sunuldu. Sağlık problemleri ya da beslenme tercihleri farklı olan vatandaşlar ise siteye entegre eden yapay zeka sayesinde coğrafi işaretli yemeklerin alternatif tariflerini öğrenebilecek.
Her ilin coğrafi işaretli yemeği belirlendi
Projeyle ilgili bilgi veren Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Doç. Dr. Serkan Çalışkan, “Kastamonu Üniversitesi olarak UNDES projeleri kapsamında gastronomiyle alakalı birkaç projemiz var. Bunlardan bir tanesi Kültürel Miras projemiz. Kültürel Miras projesi kapsamında her ilin coğrafi işaretli bir yemeğini belirledik ve bunlara ilişkin bir internet sitesi oluşturduk. Kastamonu gastronomik olarak çok köklü bir mirasa ve geçmişe sahip. Bu kapsamda da köyleri dolaşıp, kırsal alanları dolaşıp bu mirası ortaya çıkarmayı planlıyoruz. Bu kapsamda anneannelerden, babaannelerden bu mirasa ilişkin notlar alıp daha sonrasında da bu yemekleri literatüre kazandırmayı, bu yemekleri yapmayı planlıyoruz” dedi.
Kültürel Miras projesinin ilk aşamasında web sitesinde her ilin bir yemeğine yer verdiklerini dile getiren Doç. Dr. Serkan Çalışkan, “Bu yemeklerin sayısını ilerleyen safhalarda çoğaltacağız. Bu yemeklerin videolarını çekeceğiz. Bu yemekleri tattıracağız. İlerleyen aşamalarda internet sitesini daha geniş kapsamlı bir hale getirmeyi planlıyoruz” şeklinde konuştu.
“Bunu insanlara farklı şekilde sunmayı planladık”
Yaklaşık bir yıllık süreçte tamamlanan projenin detaylarını paylaşan Araştırma Görevlisi Ahmet Tuğrul Karamustafa da, “Multidisipliner bir çalışma ele alarak aslında unutulmuş ve yüz tutulmuş yiyeceklerin ulaşamadığımız reçetelerine rahat bir şekilde ulaşmamız açısından, aynı zamanda günümüzde artık dijital çağda yapay zeka ile entegre ederek bunu insanlara farklı şekilde sunmayı planladık. Bu projemizdeki amaç yiyeceklerin hem normal kendi reçetelerini koymak hem de yemek farklı alerjisi olan insanlar için yapay zeka yemeklerin farklı formatta hazırlanmasına katkı sağlamaktır. Kastamonu banduması dediğimizde hindi etini kullanıyoruz. Bunun orijinal reçetesinde böyle var. Bunun hem hikayesini biz oraya yazıyoruz, yapay zekayı biz içine entegre ettiğimizde hindi eti ya da normal et yiyemeyen insanlar da yapay zekasında alternatif tarifleri öğrenebiliyor. Uygulamayla ilgili geri dönüşlerimizi de yavaş yavaş almaya başladık” diye konuştu.
“Kendi ülkemden baz alarak başlamak istedim”
Projeyi geliştiren öğrencilerden Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencisi Vesile İlhan da, Türkiye’nin lezzet mirasını temel alarak bu çalışmaya başladığını belirterek, “81 ildeki yemekleri araştırdım. Bunları nasıl değiştirebiliriz diye düşündüm. Daha sonra da arkadaşımla otururken böyle bir proje geliştirmek istedik ve bunu nasıl ortak yapabiliriz diye düşündük. Arkadaşım sitenin yazılım kısmıyla ilgilendi. Ben de tariflerin araştırılması ve bunları nasıl geliştirebileceğimiz üzerine çalıştım. Daha sonra yapay zekayı devreye soktuk. Bu üçünü birleştirip 3-4 aylık bir çalışma gerçekleştirdik. Sonucundan da memnun kaldığımız sitemiz ortaya çıktı” ifadelerini kullandı.

