Reklam
Reklam
gumushanede yaylada kar nedeniyle mahsur kalan vatandaslar kurtarildi WhCvOgwy
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
09 Aralık, 2025 16:22 tarihinde yayınlandı
0

Gümüşhane’de yaylada kar nedeniyle mahsur kalan vatandaşlar kurtarıldı

Gümüşhane’nin Sarıtaş Yaylasında kar nedeniyle gece yarısı mahsur kalan 4 kişi AFAD ve Jandarma takımlarının operasyonuyla kurtarıldı. Kurtarma araçlarının kar nedeniyle ilerleyemediği operasyonda takımlar dondurucu soğukta 5 kilometre yürüyerek vatandaşlara ulaştı.

Gümüşhane’nin merkeze bağlı Çorak Köyü hudutları içerisindeki Sarıtaş Yaylasında gece yarısı 112 Acil Davet Merkezi’ne gelen ihbar takımları harekete geçirdi. Yunus Emre D., araçlarıyla Sarıtaş Yaylası mevkiinde kar yağışı nedeniyle denetimden çıktığını ve yanındaki 3 arkadaşıyla birlikte mahsur kaldıklarını bildirerek acil yardım talebinde bulundu. İhbarın akabinde Gümüşhane Vilayet Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) ve Jandarma grupları koordineli bir biçimde bölgeye sevk edildi.

Yüksek doruklardaki kar kalınlığının fazla olması nedeniyle araçla vatandaşların yanına ulaşamayan AFAD ve Jandarma takımları yaklaşık 5 kilometre yürüyerek mahsur kalan vatandaşlara ulaştı.

Yaklaşık 7 saat süren operasyon sonucunda sabah 07.00 sularında inançlı bölgeye alınan 4 vatandaşın genel sıhhat durumlarının düzgün olduğu ve rastgele bir olumsuzluk yaşanmadığı öğrenildi.

Yetkililer kış kaidelerinde yayla yollarının kullanılmaması konusunda vatandaşları bir defa daha uyardı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin