Reklam
Reklam
gumushanede yaban kecileri suru halinde goruntulendi ms4ScCdL
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
28 Ocak, 2025 12:52 tarihinde yayınlandı
0

Gümüşhane’de yaban keçileri sürü halinde görüntülendi

Gümüşhane’nin merkeze bağlı Pirahmet köyü kırsalında köylülerin büyük bir ihtimamla koruduğu yaban keçileri sürü halinde dere kenarına inip su içtikten sonra cep telefonu kamerasına yansıdı. Yavrularıyla birlikte yaklaşık 60 bireylik sürünün o anları tabiatın eşsiz hoşluklarını bir defa daha gözler önüne serdi.

Gümüşhane doğal mirasının değerli bir kesimi olarak kabul edilen yaban keçilerinin sayısı hem toplumsal hassaslığın artması hem de kaçak avla ağır ve faal çaba sonucu sayıları 3 bini aşarken “Gümüşhane dağlarının süsü” olarak kabul edilen ve kayaların usta tırmanıcısı olan yaban keçileri sık sık kameralara takılmaya devam ediyor.

Sarp ve yüksek kayalıklarda hayatlarını sürdüren, zarafeti, asaleti ve masumiyetiyle gören herkesi etkileyen yaban keçileri yılın her mevsimi Gümüşhane’de kah dağ başında kah köy yolunda kah da kent merkezinde sık sık vatandaşların karşısına çıkıyor.

Türkiye’de yaban keçilerinin en rahat gözlenebildiği kentlerin başında gelen ve “Dikkat! Yaban keçisi çıkabilir” telaffuzunun sıkça dillendirildiği kent olarak bilinen Gümüşhane’de son olarak Pirahmet köyünde yavrularıyla birlikte sayıları 60’a yaklaşan yaban keçilerinin büyük gürültüyle taşları düşürerek dere kenarına indiğini fark eden Hamza Eralp Meydan, o anlara çocuklarıyla birlikte tanıklık ederek karşılaştıkları görüntü karşısında şaşkınlık ve memnunluk yaşadı.

O anları anlatan Meydan, “Çocukları köyde kaydırmaya getirmiştim. Taşların yuvarlandığını duyunca çocuklar yanımda olduğundan evvel yabani hayvan olabilir diye çekindim, kurt ya da ayı sandım. Daha sonra sesin dağdan geldiğini fark ettim ve keçileri gördüm. Evvel birkaç tanesi indi, akabinde büyük bir küme su içmeye geldi. Tabiatın korunmuş olması, insanların bu canlılara ziyan vermemesi çok sevindirici. Dünya onların dünyası, bizden evvel de vardılar. Bu, sahiden memnunluk verici bir tecrübe oldu” dedi.

Pirahmet köyü sakinlerinin uzun yıllardır bilhassa yaban keçilerini muhafaza konusundaki hassasiyetinin bilindiğini kaydeden Meydan, “Köyümüzde uzun yıllardan beri var olan yaban keçileri köylülerimiz tarafından ihtimamla korunuyor. Keçiler birtakım vakitlerde köyün içine kadar da korkmadan geliyor. Bu durum bölgede yaban keçilerinin de inançlı bir formda yaşamalarını sağlıyor” sözlerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
w2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
14 Mayıs, 2026 10:35 tarihinde yayınlandı
0

SODA GETİRİN HAZMEDEMEYENLER VAR !

Türkiye savunma sanayiinde son yıllarda gerçekleştirdiği yerli ve milli atılımlarla bölgesel ve küresel ölçekte gerçek bir caydırıcı güç haline geldi. Bunu tüm dünya görüyor ve kabul ediyor. Sırf muhalif olmak adına bu başarıyı görmezden gelenler var. Sosyal medyada; YILDIRIMHAN Balistik Füzesini, prototipti, maketti, motoru yoktu gibi argümanlarla küçümsediklerini görüyoruz. Bu zihniyet 3 yıl önce Tayfun füzesi için de aynı şeyleri söylüyordu. Tayfun bugün TSK envanterinde ve seri halde üretiliyor.

ROKETSAN tarafından geliştirilen Türkiye’nin en uzun menzilli balistik füzesi Tayfun 18 Ekim 2023 tarihinde Rize Artvin arasında test atışı ile kamuoyuna tanıtılmıştı. Tayfun Blok-4, başarılı test süreçlerinin ardından 2026 yılı içerisinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterine girmeye başladı. Seri üretimi devam ediyor. Yaklaşık 10 metre uzunluğunda, 7.2 ton ağırlığında ve 1500+ km menzile sahip. Hız: 5 Mach (hipersonik) ve üzeri hızlara ulaşarak mevcut hava savunma sistemleri için durdurulması çok güç bir tehdit oluşturmaktadır.
Tayfun Türkiye’nin derin darbe ve stratejik caydırıcılık kabiliyetini bölgesel sınırların ötesine taşımaktadır.

Özellikle İHA/SİHA teknolojileri, füze sistemleri ve deniz platformlarındaki gelişmeler, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonel kabiliyetini artırarak uluslararası alanda dikkat çeken bir askeri güç oluşturmuştur. 2026 Global Firepower raporuna göre Türkiye, dünyanın en güçlü 9. ordusu olarak konumlanmıştır. Türkiye, geliştirdiği balistik füze ve yerli mühimmat sistemleriyle (örneğin 322 balistik füze kapasitesi ile) dünyada bu alanda 7. sıraya yerleşerek kritik bir eşiği aşmıştır. Türkiye, 2024 ve 2026 verilerine göre Orta Doğu’nun en güçlü ordusuna sahip ülke olarak öne çıkmaktadır. KAAN (Milli Muharip Uçak), Bayraktar SİHA’lar, Altay tankı ve CİDA (Otonom deniz aracı) gibi projeler, TSK’nın dışa bağımlılığını azaltarak bağımsız politika izleme kabiliyetini artırmıştır. TSK, personel sayısı ve teknolojik altyapısıyla NATO içerisindeki en büyük ikinci askeri güç konumundadır. Bu gelişmeler, 1970’lerdeki ambargoların yarattığı eksikliklerin giderilmesi amacıyla başlatılan yerli üretim hamlelerinin (TUSAŞ, ASELSAN, Roketsan vb.) bir sonucu olarak, Türkiye’nin hem sahada hem de masada etkili bir aktör olmasını sağlamıştır.

Türkiye’nin bugüne kadar ürettiği en büyük, en uzun menzilli füze olma özelliği taşıyan kıtalararası hipersonik balistik füze YILDIRIMHAN, Mayıs ayının ilk haftası sergilendi. Menzil: 6.000 kilometre. Hız: Mach 9 ile Mach 25 arası (Hipersonik) Kategori: Kıtalararası Balistik Füze (ICBM)
Yıldırımhan’ın en kısa sürede envantere girmesi için gereken ne ise yapılacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Daha öncekiler gibi O’da TSK silah sistemleri arasında yerini alacaktır.

Türkiye özellikle 2026 yılı itibarıyla savaş uçakları ve diğer hava platformları için yerli ve milli uçak motorları geliştirme konusunda çok kritik aşamaları geçmiş ve üretime başlamıştır.Mayıs 2026’daki güncel gelişmelere göre durum şöyledir:GÜÇHAN Turbofan Jet Motoru: Milli Savunma Bakanlığı (MSB) AR-GE merkezi tarafından geliştirilen ve 5. nesil savaş uçağı KAAN için tasarlanan yerli jet motorudur. 42.000 lbf itki gücüne sahip bu motorun 6 adet prototip üretimi gerçekleşmiştir ve test süreçlerinin Kasım 2026’dan itibaren başlaması planlanmaktadır.TF35000 Motoru: Savunma Sanayii Başkanlığı’nın (SSB) yerli motor yol haritası kapsamında geliştirilen ve KAAN’ın ileri versiyonlarında (Blok-30) kullanılması hedeflenen yerli motordur.TF-6000: Türkiye’nin daha önce geliştirip test ettiği, daha düşük itki gücüne sahip başka bir milli turbo jet motorudur.TEI-TS1400: GÖKBEY helikopteri için geliştirilen ve ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştiren yerli turboşaft motorudur.Özetle: Türkiye, KAAN gibi projelerde başlangıçta ABD yapımı F110 motorlarını kullansa da, GÜÇHAN ve TF35000 gibi projelerle savaş uçağı motorunu tamamen yerli imkanlarla üretme aşamasına gelmiştir.

Binlerce mühendis, teknisyen, işçi geceli gündüzlü canla başla savunma sanayi için çalışıyor. Bu zorlu bir prosestir. Prototiple, maketle başlarsın. Adım adım sabırla sonuca gidersin. Negatif söylemlerle gençlerimizin motivasyonunu bozmaya kimsenin hakkı yoktur. Bunu yapanlar kansızdır, vatansızdır.

Savunma sanayii siyaset üstüdür. Hiç kimsenin tekelinde değildir!

Savunma sanayii’nde alın teri döken tüm kardeşlerimi saygıyla selamlıyorum. Minnetle, şükranla hepsini ayrı ayrı alınlarından öpüyorum. Başarıları daim olsun.

İlyas Erbay