Reklam
Reklam

Gümüşhane’de Harşit Çayı balık mezarlığına döndü

Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
25 Ağustos, 2023 04:12 tarihinde yayınlandı
0

Gümüşhane’de Harşit Çayı’nda şimdi belirlenemeyen bir sebeple toplu balık vefatları meydana geldi. Binlerce balığın öldüğü Harşit Çayı balık mezarlığına döndü.

Kentte, Hasanbey ve Özcan Mahallesi’nde Harşit Çayı güzergâhı boyunca yaşanan toplu balık vefatları vatandaşları endişelendiriyor.

Önceki yıllarda da toplu balık ölümlerinin meydana geldiği çay üzerinde bu yıl büyük oranda artış gösteren vefatlar nedeniyle Harşit Çayı adeta balık mezarlığı haline geldi.

Binlerce balığını bir gün içerisinde öldüğünü söyleyen etraf sakinleri ise olayın sebebinin araştırılmasını istiyor.

Bölgede yürüyüş yaptığı esnada balık vefatlarını fark ettiğini söyleyen Altan Gümüşhaneli, “Ben dün sabah yürürken denk geldim çok fazla yoktu. Akşam tıpkı güzergâhta yürürken daha fazlasını gördüm. Bu olay belli bir noktadan sonra meydana geliyor zira şu an bulunduğumuz noktada balıklarda bir sorun yok. Bu aralıkta bir kanalizasyon mu karıştı ne oldu bilmiyorum. Harşit Çayı üzerinden bahçesini sulayan vatandaşları da uyardım, burada bir zehirlenme durumu olabilir sebzelerinizi sulamayın siz de sıhhat tarafından olumsuz etkilenirsiniz dedim. Çok fazla vefat var binlerin çok çok üzerinde. Bu suda yaşayan sazanlar aslında çok pak suda değil kirli sularda yaşayabilen balıklar. Suda oksijenin azaldığından ötürü balıkların öldüğünü söyleyenler var ancak burada da tıpkı oksijen var orada da bu balıklar bir kepçe suda bile yaşayabiliyorlar, bunun diğer bir sebebi var. Yetkililerden bunun araştırılmasını istiyorum, bu çok sıhhatsiz bir durum bu dereden balık tutup yiyenler de oluyor insan sıhhati da etkilenmeden bir şey varsa önüne geçilmesi gerekiyor” diye konuştu.

“Harşit Çayı’nda canlı bir tane balık kalmadı, hepsi ölü”

Önceki yıllarda da balık ölümlerinin yaşandığını lakin bu yıl ölümlerin bu yıl büyük oranda artış gösterdiğini söz eden Özcan Mahallesi sakini Uğur Karakelle, “Dün sabah bunlar canlıydılar, bugün hepsi meyyit. Dün öğlenden sonra başladı bu durum, bu sabah itibariyle canlı bir tane yok. Saymakla tespit edemezsiniz bunu mümkün değil, yazık günah. Dün balıklarda hiçbir şey yoktu yüzüyorlardı, akşam itibariyle vefatlar başladı bu sabah itibariyle de canlı bir tane balık kalmadı hepsi meyyit vaziyette” dedi.

Öte yandan Etraf, Şehircilik ve İklim Değişikliği ile Tarım ve Orman Vilayet Müdürlüğü takımları gerekli inceleme ve çalışmaları başlatarak hem balıklardan hem de sulardan örnekler alarak analize gönderdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
g 2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
18 Haziran, 2026 14:16 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0 0

BIRAKIN MUHALEFİ DİZAYN ETMEYİ, İŞİNİZE BAKIN, ÜLKENİN DEVASA SORUNLARI ÇÖZÜM BEKLİYOR.

Ülkenin onca, sorunu varken, yapay gündemlerin peşinden sürükleniyoruz. Ülkeyi yönetenler sorunların çözümü yolunda gayret göstermek yerine, süni gündemlerle dikkatleri başka yöne çekmenin derdinde. Ülkenin kronikleşmiş devasa sorunlarının konuşulması istenmiyor.

Kamuoyu araştırmalarına göre Türkiye’nin en önemli sorunu ekonomi ve hayat pahalılığı olarak öne çıkıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinde hayat pahalılığı ilk sırada yer alırken, Asal Araştırma gibi bağımsız anket şirketlerinin çalışmalarında da toplumun büyük bir çoğunluğu ekonomiyi en büyük problem olarak görüyor.

Vatandaşlar ve konunun uzmanları tarafından öne çıkarılan sorunlar sırasıyla, şu başlıklar altında toplanıyor;
* Ekonomik Sıkıntılar Hayat Pahalılığı ve Enflasyon nedeniyle temel gıda ve ihtiyaç maddelerine ulaşımın giderek zorlaşması.
* Yoksulluk: Gelir adaletsizliğinin artması ve alım gücünün ciddi şekilde düşmesi.
* İşsizlik: Özellikle genç nüfus arasında istihdam olanaklarının yetersiz kalması.
* Adalet ve Hukuk: Hukuk sistemine ve yargı bağımsızlığına olan güvenin azalması.
* Eğitim Sistemi: Ezbere dayalı yapı ve fırsat eşitliğinin sağlanamaması.
* Sığınmacı ve Göçmenler: Demografik yapı ve kaynakların paylaşımı üzerindeki toplumsal endişeler.
* Doğal Afetler: Başta deprem olmak üzere afetlere karşı şehirlerin hazırlıksız olması.

Hayat pahalılığı ve yüksek enflasyonun kalıcı çözümü; sıkı para politikaları, yapısal reformlar, hukuki güvenliğin tesisi, kamu tasarrufu ve vergi adaleti sacayaklarının eşzamanlı olarak hayata geçirilmesinden geçiyor.

Ekonomi ve hayat pahalılığı krizinin çözümü için izlenmesi gereken temel yol haritası şudur;

1. Para ve Maliye Politikalarının Sıkılaştırılması. Faiz ve Enflasyon Dengesi: Fiyat istikrarını sağlamak için merkez bankalarının reel faiz politikalarıyla enflasyon canavarını dizginlemesi hedeflenir. M × V = P × Q denklemindeki para arzının kontrol altına alınması kritik öneme sahiptir.
Kamu Disiplini: Bütçe açıklarını kapatmak adına kamuda tasarruf tedbirleri sıkılaştırılmalı, lüks tüketim ve verimsiz harcamalar kısılarak denk bütçe hedefine yaklaşılmalıdır.

2. Yapısal Reformlar ve Üretim EkonomisiTarım ve Gıda Arzı: Gıda enflasyonunu düşürmek için tarımda girdi maliyetleri (gübre, mazot, elektrik) düşürülmeli ve planlı üretim modeline geçilmelidir. Katma Değerli Üretim: İthalata olan bağımlılığı azaltmak, yerli üretimi ve teknoloji odaklı sanayiyi teşvik etmek döviz kurundaki oynaklığı azaltarak maliyet enflasyonunu hafifletir.

3. Hukuki Güvenlik ve Kurumsal BağımsızlıkYatırımcı Güveni: Bağımsız kurumların (Merkez Bankası, TÜİK, Rekabet Kurumu) siyasi müdahalelerden uzak çalışması ve hukukun üstünlüğü ilkesinin tam anlamıyla işlemesi, doğrudan yabancı yatırımları (FDI) Türkiye’ye çekmek için elzemdir.Liyakat: Kurumlarda liyakat esasına dönülmesi, alınan ekonomik kararların piyasadaki güvenilirliğini ve öngörülebilirliğini artırır.

4. Gelir Dağılımı ve Vergi Adaleti Vergi Yükünün Dengelenmesi: Dolaylı vergilerdeki (ÖTV, KDV) yüksek pay azaltılarak; doğrudan vergilendirmeye (kazanç üzerinden alınan gelir ve kurumlar vergisi) ağırlık verilmelidir. Alım Gücünün Korunması: Dar ve sabit gelirli vatandaşların hayat pahalılığı altında ezilmemesi için enflasyonla mücadele edilirken, gelir artırıcı sosyal desteklerin ve maaş güncellemelerinin gerçek enflasyon verilerine göre yapılması sağlanmalıdır.

Halkın ekonomi yönetimine duyduğu güven çok düşük seviyede.
Türkiye’de ekonomi yönetimine olan güvenin düşük kalmasının temel nedenleri, uzun süredir aşılamayan yüksek enflasyon, piyasa beklentileriyle uyuşmayan resmi hedefler ve halkın günlük yaşamına yansımayan refah artışıdır. Kamuoyu araştırmaları ve iş dünyası anketleri, ekonomi politikalarının öngörülebilirliği ve etkinliği konusunda ciddi bir inanç eksikliği yaşandığını ortaya koymaktadır.

Ekonomi başta olmak üzere, ülkenin temel sorunlarının çözümü yolunda çok acil radikal adımların atılması gerekiyor.
Bırakın muhalefi dizayn etmeyi. İşinize, bakın işinize!

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.