Gümüşhane’nin coğrafi işaretli ürünü pestil, Dubai çikolatasıyla birleşti. Üreticilerin ‘Dubai Pestili’ dediği ürün piyasaya çıktığı anda yoğun talep aldı.
Gümüşhane’de son dönemde popüler hale gelen ve hemen hemen Türkiye’nin her ilinin kendi yöresel lezzetlerine uyarladığı Dubai çikolatası pestil ile buluştu. Pestil-köme üreticisi firmanın müdürü Meliha Atalay Ayvaz, Dubai çikolatasının popüler olmasının ardından popüler olan ürünü Gümüşhane’nin coğrafi işaretli ürünü pestile uyarlamak için çalışma başlattıklarını ve ortaya çıkan ürünün çok beğenildiğini ifade etti.
Ürünün hazırlanışında kendi özel tariflerini de kullandıklarını ve bu yeni ürünün büyük talep gördüğünü söyleyen üretici Meliha Atalay Ayvaz, “Dünyada Dubai Çikolatası çok meşhur olunca, biz de bunu neden Gümüşhane’nin pestiline uyarlamayalım dedik ve ilk olarak pestille buluşturduk. Sonra mağazamızda satışa sunduk çok beğeni aldı. Üretime yoğun bir şekilde devam ediyoruz. Dubai çikolatasının içerisinde biliyorsunuz ki kadayıf var, Antep fıstığı var, tahin var biz de bunları kendi özel tarifimizle buluşturup sarma ve muska pestile uyguluyoruz. Farklı iller kendi yöresel lezzetlerine uyarladı biz de kendi yöresel lezzetimize uyarladık. Bundan sonra Dubai çikolatasının yerini Dubai Pestili alacak” dedi.


Gümüşhane’de Dubai çikolatasının yerini ‘Dubai Pestili’ aldı
Küçük Göztepe Tümülüsü’nde kazılar başladı
UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan ve “en iyi korunan 20 kent” arasında gösterilen Safranbolu’da, tarihi derinleştirecek yeni bir kazı çalışması daha başladı. Barış Mahallesi’nde bulunan Küçük Göztepe Tümülüsü’nde ekipler, geçmişin izini sürmek için sahaya indi.
BİR TARİH KAPISI DAHA ARALANIYOR
Safranbolu Müze Müdürlüğü tarafından başlatılan kazı çalışmalarında, tümülüsün altında yer aldığı düşünülen tarihi yapının ortaya çıkarılması hedefleniyor. Daha önce bölgede incelenen Büyük Göztepe Tümülüsü’nün ardından bu kez gözler Küçük Göztepe’ye çevrildi. İlk değerlendirmelere göre bu alanda tek bir mezar odasının bulunduğu tahmin ediliyor.
KAZILAR BU KEZ DAHA TİTİZ VE BİLİMSEL
Geçmişte Büyük Göztepe Tümülüsü’nde yapılan kazıların atıl kalması eleştirilirken, bu kez sürecin daha planlı ve profesyonel yürütüldüğü belirtiliyor. Yetkililer, kazıların tamamen el işçiliğiyle sürdürüleceğini, kepçe gibi ağır iş makinelerinin kullanılmayacağını vurguluyor.
Uzmanlar, her katmanı dikkatle inceleyerek ilerlerken, elde edilecek buluntuların Safranbolu’nun arkeolojik zenginliğine önemli katkılar sunması bekleniyor. İlk bulgular Frig dönemine işaret etse de kesin sonuçların laboratuvar analizleri sonrası netleşeceği ifade ediliyor.
UYARI LEVHALARIYLA SIKI KORUMA
Kazı alanı çevresinde dikkat çeken bir diğer unsur ise yerleştirilen uyarı tabelaları oldu. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından konulan levhalarda, izinsiz kazı ve müdahalelere ağır cezalar uygulanacağı açıkça belirtiliyor.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında: Tescilli alanlara zarar verenlere 2 ila 5 yıl hapis cezası, izinsiz kazı ve sondaj yapanlara yine hapis ve para cezası, kaçak define arayanlara ise 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.
Ayrıca “Arkeolojik kazı alanıdır, girilmez!” uyarısı da bölgeye girişleri net şekilde sınırlandırıyor.
AYNI HATA TEKRAR EDİLMEYECEK
Daha önce kazısı yapılan Büyük Göztepe Tümülüsü’nün üzerinin kapatılarak kaderine terk edilmesi kamuoyunda tepki çekmişti. Bu kez başlatılan çalışmaların aynı akıbeti yaşamaması ve alanın bilimsel bir yaklaşımla korunarak değerlendirilmesi bekleniyor.
Safranbolu’da atılan bu yeni adım, sadece bir kazı çalışması değil; aynı zamanda kentin binlerce yıllık geçmişine açılan yeni bir pencere olarak görülüyor. Elde edilecek her buluntu, hem bölge tarihine hem de kültürel mirasın korunmasına önemli katkılar sunacak.

