karabuk
İmsak 05:45
Güneş 07:10
Öğle 13:06
İkindi 16:17
Akşam 18:52
Yatsı 20:11
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
gumushanede dubai cikolatasinin yerini dubai pestili aldi 1a6Kazfh
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
27 Kasım, 2024 12:07 tarihinde yayınlandı
0
0
Okuma Süresi: 1dk

Gümüşhane’de Dubai çikolatasının yerini ‘Dubai Pestili’ aldı

Gümüşhane’nin coğrafi işaretli ürünü pestil, Dubai çikolatasıyla birleşti. Üreticilerin ‘Dubai Pestili’ dediği ürün piyasaya çıktığı anda yoğun talep aldı.
Gümüşhane’de son dönemde popüler hale gelen ve hemen hemen Türkiye’nin her ilinin kendi yöresel lezzetlerine uyarladığı Dubai çikolatası pestil ile buluştu. Pestil-köme üreticisi firmanın müdürü Meliha Atalay Ayvaz, Dubai çikolatasının popüler olmasının ardından popüler olan ürünü Gümüşhane’nin coğrafi işaretli ürünü pestile uyarlamak için çalışma başlattıklarını ve ortaya çıkan ürünün çok beğenildiğini ifade etti.
Ürünün hazırlanışında kendi özel tariflerini de kullandıklarını ve bu yeni ürünün büyük talep gördüğünü söyleyen üretici Meliha Atalay Ayvaz, “Dünyada Dubai Çikolatası çok meşhur olunca, biz de bunu neden Gümüşhane’nin pestiline uyarlamayalım dedik ve ilk olarak pestille buluşturduk. Sonra mağazamızda satışa sunduk çok beğeni aldı. Üretime yoğun bir şekilde devam ediyoruz. Dubai çikolatasının içerisinde biliyorsunuz ki kadayıf var, Antep fıstığı var, tahin var biz de bunları kendi özel tarifimizle buluşturup sarma ve muska pestile uyguluyoruz. Farklı iller kendi yöresel lezzetlerine uyarladı biz de kendi yöresel lezzetimize uyarladık. Bundan sonra Dubai çikolatasının yerini Dubai Pestili alacak” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
Bu haberin kategorisini takip et:
dqdqqd
Avatarı
Peri Dilbaz
06 Mart, 2026 12:16 tarihinde yayınlandı
0
0
Okuma Süresi: 2dk

Haber Değil, Travma. Savaş Görüntülerinin İnsan Ruhuna Etkisi

Son dönemlerde art arda maruz kaldığımız savaş görüntüleri yalnızca haber değeri taşıyan görüntüler değildir, aynı zamanda insan psikolojisini derinden etkileyen güçlü uyaranlardır. Özellikle sosyal medya ve 24 saat açık haber akışı sayesinde savaş artık yalnızca yaşandığı coğrafyanın değil, tüm dünyanın zihninde ve duygularında yaşanan bir deneyime dönüşmektedir.

İnsan beyni tehdit içeren görüntülere karşı biyolojik olarak hassastır. Patlamalar, yaralanmalar, ağlayan çocuklar ya da yıkılmış şehirler gibi sahneler beynin “tehlike algısı” ile ilişkili bölgelerini harekete geçirir. Bu durum kişide doğrudan o olayın içinde olmasa bile kaygı, korku ve çaresizlik duygularını tetikleyebilir. Sürekli tekrar eden bu görüntüler ise zamanla ikincil travma olarak adlandırılan bir duruma yol açabilir. Yani kişi savaşın mağduru olmadan da travmatik belirtiler yaşayabilir.

Özellikle çocuklar ve ergenler bu görüntülerden yetişkinlere kıyasla daha fazla etkilenir. Çünkü henüz gelişim sürecindeki zihinleri, gerçek ile temsil edilen görüntüyü ayırt etmekte zorlanabilir. Sürekli savaş görüntülerine maruz kalan çocuklarda uyku sorunları, korkuların artması, geleceğe dair güvensizlik ve dünyayı tehlikeli bir yer olarak algılama gibi sonuçlar görülebilir.

Yetişkinlerde ise farklı bir psikolojik süreç ortaya çıkabilir. Bazı kişiler yoğun empati ve üzüntü yaşarken, bazıları zamanla duygusal uyuşma geliştirebilir. Sürekli maruz kalma, zihnin kendini koruma mekanizması olarak duyarsızlaşmasına neden olabilir. Bu durum bir yandan bireyi psikolojik olarak korurken, diğer yandan toplumsal duyarlılığın azalmasına da yol açabilir.

Bu nedenle psikolojik açıdan sağlıklı bir denge kurmak önemlidir. Haber almak elbette gereklidir; ancak sürekli ve kontrolsüz biçimde savaş görüntülerine maruz kalmak ruh sağlığını olumsuz etkileyebilir. Uzmanlar özellikle görüntü içerikli haber tüketimini sınırlamayı, güvenilir kaynaklardan kısa süreli bilgi almayı ve günün geri kalanında zihni besleyen faaliyetlere yönelmeyi önerir.

Savaşın en ağır yükünü cephedeki insanlar taşır; fakat ekranlarımız aracılığıyla bizler de bu yükün psikolojik yankılarını hissederiz. Bu nedenle bireysel ruh sağlığımızı korumak, aynı zamanda empatiyi ve insanlığımızı canlı tutabilmek için medya tüketimimizi bilinçli yönetmek her zamankinden daha önemli hale gelmiştir.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.