Güce Belediyesi’nden “Foseptik değil yağmur suyu” açıklaması - Karabük Haber Postası
guce belediyesinden foseptik degil yagmur suyu aciklamasi cDeuqv6T jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Ağustos, 2024 16:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Güce Belediyesi’nden “Foseptik değil yağmur suyu” açıklaması

Giresun’un Güce Belediyesi’ne ait bir vidanjör ile Gelevera Deresi’ne foseptik atık suyu döküldüğü yönünde sosyal medyada yer alan paylaşımlar ile ilgili Güce Belediyesi yazılı bir açıklama yaptı.

Açıklamada, vidanjörden boşaltılan suyun fosseptik değil, yağmur suyu olduğu belirtilerek “Geçtiğimiz günlerde ilimiz genelinde yaşanan kuvvetli yağışın en fazla ilçemize düşmüş olması sebebiyle, vatandaşlarımızın bodrum kat ve depolarında yer yer su baskınları meydana gelmiştir. Vatandaşlarımızdan gelen talep üzerine Fen İşleri Müdürlüğümüzce bodrum kat ve depolardan su çekilerek temizlenmiştir. Görüntülerde foseptik atığı diye servis edilen yağmur suyudur. Görüntü yeni olmayıp geçtiğimiz hafta yaşanmıştır. Görüntüyü çeken vatandaş kanalizasyon atığı zannederek belediyemize şikayette bulunmuş, bahsi geçen suyun yağmur suyu olduğu kendisine de ayrıca bildirilmiştir” denildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
x
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
29 Mart, 2026 12:49 tarihinde yayınlandı
0
0

YURT DIŞINA SERVET TRANSFERİNDE REKOR ARTIŞ

Türkiyede 43 dolar milyarderi var. Dolar milyarderlerimizin serveti 1 yılda %33 artarak 106 milyar dolar oldu.
Union Bank of Switzerland’ın (UBS) raporuna göre, Dolar milyonerleri en çok artan ülke Türkiye.

Türkiye’deki milyarderler ve varlıklı iş insanları servetlerinin önemli bir kısmını yurt dışındaki bankalarda ve varlıklarda tutuyor.

Gayrimenkul ve portföy yatırımları üzerinden milyarlarca dolarlık bir hacim yasal yollarla dışarı çıkarken, kayıt dışı yöntemlerle çıkan miktarın bunun çok daha üzerinde olduğu tahmin ediliyor.
Bunun haricinde, yurt dışındaki Türk vatandaşlarının yabancı bankalarda bulunan mevduat ve servet tutarı, farklı dönemlerdeki tahminlere göre 200 milyar doların üzerinde olarak değerlendiriliyor. Bu rakam, özellikle Batı Avrupa ülkelerinde yaşayan 7,5 milyonu aşkın Türk vatandaşının varlıklarını ve yatırımlarını kapsamakta. Bu devasa rakamın Türk bankalarına transfer edildiğini düşünün. Ülke bu sıkıntıları çeker miydi?
200 milyar doların üzerindeki bu para ülkeye gelmediği gibi, Türkiye’deki zenginlerin parası da dışarıya akıyor.

Türklerin yurt dışı gayrimenkul yatırımları, 2021’de 216 milyon dolar seviyesindeyken Kasım 2025 itibarıyla 2,6 milyar doların üzerine çıkarak rekor kırdı. 5 yılda tam 12 kat artış!
Bu sadece gayrimenkul deki artış. Yabancı bankalardaki servet miktarı ile ilgili kesin bir veriye maalesef ulaşamadım.

Dünyada milyoner sayısının artış hızı ortalama yüzde 1,2 iken Türkiye’de yüzde 8.4 olması dikkat çekiyor.
2029’a kadar 5 milyondan fazla kişinin daha dolar milyoneri olması bekleniyor.

DOLAR ZENGİNLERİMİZ ARTARKEN, GELİR DAĞILIMINDAKİ ADALETSİZLİK’TE ARTIYOR

Sadece gelir değil, servet dağılımında da Türkiye ciddi bir eşitsizlik yaşıyor.. En zengin %1’lik kesim, toplam servetin yaklaşık %40’ını elinde bulunduruyor.

En zengin %20’lik kesimin toplam gelirden aldığı pay yaklaşık %50 iken, en yoksul %20’lik kesimin payı %5,9 seviyesinde.

Ülkemizdeki gelir dağılımı adaletsizliği, hem Avrupa hem de dünya genelindeki sıralamalarda oldukça yüksek seviyelerde. Güncel verilere ve uluslararası raporlara göre
Türkiye, gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke olarak Avrupa’da 1. sırada yer alıyor.
38 üyeli Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) içinde, gelir adaletsizliğinin en fazla olduğu 5. ülke konumundayız. Bazı raporlarda 3. sıradayız.

Ekonomik veriler, Türkiye ekonomisinin rakamsal olarak büyüdüğünü gösterse de, bu büyümenin halkın alım gücüne yansıması ve sürdürülebilirliği konusunda ciddi tartışmalar var.

Milyarderlerimiz bu ülkede kazandıkları servetleri ile; istihdam yaratmak, katma değer üretecek yatırımlar yapmak yerine, yurt dışına servet transfer etme konusunda birbirleri ile yarışıyor.

Anlı şanlı büyük sanayicilerimizin emeğin ucuz olduğu Türkiye’de
kolay ve risksiz yatırımları tercih ettiklerini biliyoruz.
Maalesef, yaşadığımız bu tehlikeli coğrafyada ellerini taşın altına koyup savunma sanayi alanında yatırımlar yapmadılar.
Kalitesiz otomobiller, Buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi üretmek gibi kolay işler varken kim uğraşacak roketle, füzeyle?

Belli ki, herşeylerini borçlu oldukları bu güzel ülkeye güvenleri yok.

İlyas Erbay