Görme engelli bireylerin hayatı ’Rehber Göz’ ile kolaylaşacak - Karabük Haber Postası
gorme engelli bireylerin hayati rehber goz ile kolaylasacak 9BGVFn6a
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Aralık, 2024 12:37 tarihinde yayınlandı
0
0

Görme engelli bireylerin hayatı ’Rehber Göz’ ile kolaylaşacak

Karabük Üniversitesi’nde görevli öğretim üyesi görme engelli bireylerin kabiliyetlerini artırmayı ve sosyal hayata katılımlarını güçlendirmeyi hedefleyen proje geliştirdi.

Karabük Üniversitesi Tıp Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hakan Yılmaz, “Rehber Göz” projesiyle görme engelli vatandaşların hayatını kolaylaştıracak.

Görme engelli bireylerin hareket kabiliyetini artırmayı ve sosyal hayata katılımını güçlendirmeyi hedefleyen proje, bireylerin bağımsız bir şekilde günlük yaşamlarını sürdürebilmelerine destek olmayı amaçlıyor.

2019 yılında Doç. Dr. Hakan Yılmaz ile öğrencileri Nadi Doğan, Bahadır Bektaş Doğmuş ve Recep Tayyip Çitil tarafından temelleri atılan proje için 2021 yılında Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından “Faydalı Model Belgesi” alındı.

Proje bünyesinde geliştirilen cihaz, kullanıcıların çevresindeki engelleri algılayarak sesli uyarılar ve geri bildirimler ile yönlendirme sağlıyor. Hafif ve ergonomik yapısıyla günlük kullanıma uygun olarak tasarlanan cihaz, yapay zeka ve sensör teknolojilerini bir araya getirerek kullanıcıların çevrelerini güvenli ve etkili bir şekilde keşfetmelerine imkan tanıyor.

Karabük Üniversitesi Tıp Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hakan Yılmaz, bu yenilikçi ürünün özel bir çözüm olduğunu vurguladı.

Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine dikkat çeken Doç. Dr. Yılmaz, dünya genelinde yaklaşık 45 milyon, Türkiye’de ise 1,1 milyon görme engelli bireyin bulunduğunu belirterek şunları ifade etti: “Görme engelli bireylerimizin hayatlarını kolaylaştırabilmek adına hem teknolojiden faydalanalım hem yapay zekayı kullanalım hem de yerli bir üretim ve yerli bir çözüm olsun diye ‘Rehber Göz’ isimli projemizi geliştirdik. Proje yürütücülüğünü yapıyorum. Projeyi tıp mühendisliğinde üç öğrencimizle birlikte başlattık. Şuan patenti de almış durumdayız bu ürünün. Umarım ilerleyen süreçte hızlıca seri üretimi geçirerek çalışmalara devam edeceğiz.” dedi.

“Ürünümüz giyilebilir”

’Rehber Göz’ cihazının özelliklerini anlatan Doç. Dr. Yılmaz, ürünün kullanıcı dostu ve taşınabilir bir teknoloji sunduğunu ifade ederek, “Ürünümüz giyilebilir bir ürün. Birey doğrudan üzerine giyebiliyor. Göğüs bölgesinde bulunan mini bir bilgisayarımız var. Yine değiştirilebilir bataryalarımızla birlikte kesintisiz olarak cihazı kullanabiliyor. Cihazın ön tarafında bulunan kamerayla birlikte nesnelerin tanınması ve kızıl ötesi sensörlerle ve ultrasonik sensörlerle birlikte çeşitli nesnelerinde algılanabilmesi sağlanıyor. Özellikle yalnız yaşayan ya da yalnız yaşamak zorunda kalan bireylerin çevresinin tanıtılmasında, çevresindeki eşyaların bulunmasında ya da önündeki engellerin bulunması gibi durumlarda oldukça işe yarayacağını düşünüyoruz” diye konuştu.

Cihazın günlük yaşamda birçok farklı senaryoda kullanılabileceğini ve cihazın pilot uygulamasının Karabük Üniversitesi kampüsünde gerçekleştirildiğini anlatan Doç. Dr. Yılmaz, şunları söyledi: “Görme engelli bir birey evinde yalnız kalmak zorunda kalıyor. Klimanın kumandasını bulacak. Böyle bir durumda etrafında yavaş bir tur atması sonucunda bizim uygulamamız ve geliştirdiğimiz sistem klimanın kumandasını tanıyor ve yerini tespit ediyor. Yerini de bluetooth kulaklık aracılığıyla sesli olarak kişiye tarif ediyor. Kişi de kumandayı alıp daha konforlu bir yaşam sürmeye devam edebiliyor. Bunun gibi özellikler var. Aynı zamanda yapay zekayı kullanarak nesneleri tanıma da oldukça hızlı sonuçlar alabiliyoruz. Cep telefonuyla bağlantılı olarak internete bağlı entegre olarak çalışabiliyor. İnternet olmadan da çalışabiliyor. Biz üniversitemizin kampüsünü pilot uygulama olarak belirlemiştik. Şuan üniversitemizdeki görme engelliler için oluşturulan kabartmalı şeritleri tanıyabiliyor. Belli bir mesafe tahmini yapabiliyor. ‘Beş metre sonra sola döneceksin’ ya da ‘ileride engel var, dikkatli bir şekilde yürü’ şeklinde bluetooth kulaklıkta sürekli olarak yönlendirebiliyor. Taşınabilir ve güç kaynağı değiştirilebilir bir sistem. Bataryasını değiştirerek de kişi gün içerisinde kesintisiz bir şekilde kullanabiliyor. Diyelim ki sokağımızda bir bakkal var. Görme engelli bireyde o bakkala gitmek istiyor. O kadar kısa mesafede navigasyon istediğimiz gibi etkili çalışmayabiliyor. Biz rehber moduna aldığımız zaman önce sokağı tanıtıyoruz sistemimize. Görüntü işleme yöntemleri veya yapay zeka teknikleriyle sokağı tanıyor ve kişi tekrardan o sokağa çıktığı zaman o sokaktaki tanıdığı yerlerle birlikte kamera yönlendirme yaparak kişinin doğru bir şekilde gitmesini sağlıyor. Yine benzer şekilde de engelleri otomatik olarak tanıyarak hem mesafe sensörleriyle hem de görüntü işleme teknikleriyle kişiye bilgi vererek daha güvenli bir şekilde ulaşımın yapılmasına izin veriyor.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
antik kazida 1500 yillik bicak seti bulundu ymHsf3zY
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Nisan, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Antik kazıda 1500 yıllık bıçak seti bulundu

Karabük’ün Eskipazar ilçesinde bulunan ve “Karadeniz’in Zeugması” olarak adlandırılan Hadrianopolis Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında, Geç Roma ve Erken Bizans dönemine ait olduğu değerlendirilen bıçak seti ortaya çıkarıldı.

Geç Kalkolitik, Roma ve Erken Bizans dönemlerinde yerleşim yeri olarak kullanılan Hadrianopolis Antik Kenti’nde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Geleceğe Miras Projesi çerçevesinde yürütülen kazı çalışmaları sırasında “Hamamlı Yapı Kompleksi” içerisinde yer alan mutfak bölümünde bulunan bıçak setinin, farklı boyutlarda ancak benzer tiplerde olduğu belirlendi. Dört parçadan oluşan bıçak setinin yanında ayrıca bir bileme taşının da bulunduğu tespit edildi.

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersin Çelikbaş ve ekibince yapılan incelemelerde, ilk çıkarıldığında oldukça parçalı ve düşük kondisyonda 250 parçadan oluşan bıçak seti, laboratuvar ortamında birleştirilerek özgün formlarına kavuşturuldu.

Ersin Çelikbaş, yaptığı açıklamada, bıçak setinin “Hamamlı Yapı Kompleksi” olarak adlandırılan yapının içerisindeki mutfak bölümünde ortaya çıktığını belirtti.

Bıçak setinin boyutlarının birbirinden farklı olduğunu ifade eden Çelikbaş, “Fakat tip olarak da birbirine çok yakın tiplerde olduğunu söyleyebiliriz. Bunlar dört tane ortaya çıktı ve yanlarında da bir bileme da taşı da mevcuttu. Bıçaklar ilk çıktığı zaman gerçekten kondisyonları çok düşüktü, çok parçalıydı. Yaklaşık 250 civarında parçadan oluşuyordu. Bu parçaları bu süreç içerisinde laboratuvarımızda birleştirdik ve bıçakları tekrar aynı formlarına kavuşmasını sağladık. Bıçaklar neden önemli? Şöyle; bu dördünün bizden aynı yerden çıkmış olması ’Hamamlı Yapı Kompleksi’nde yaşayan insanların acaba dedik, bir hayvancılık mesleğiyle mi uğraştığını bize işaret ediyor? Çünkü Hadrianopolis de gerçekten antik dönemde özellikle Geç Roma ve Erken Bizans dönemlerinde hayvancılık faaliyetlerinin yoğun bir şekilde yapıldığını zaten arkeolojik veriler bizlere sunmuştu” dedi.

“Bu bıçakların da ortaya çıkması, yine antik dönemde Hadrianopolis bölgesinde hayvancılıkla uğraşan ailelerin de burada yaşadığını bizlere göstermiş oldu” diyen Çelikbaş, “Bıçaklar dediğim gibi tipolojik açıdan gerçekten ender rastlanan örneklere sahip. Bunların set halinde çıkması da gerçekten çok önemli. Hem meteorolojik olarak hem de buradaki sosyal hayatla ilgili önemli veriler sunması açısından önemli arkeolojik veriler olduğunu söyleyebiliriz” ifadelerine yer verdi.

“Kösele taşı” bilinenden çok daha eski

Bıçakların yanında bileme taşının da ortaya çıktığını vurgulayan Çelikbaş, şunları kaydetti:

“Bileme taşı da bizim için önemli. Çünkü özellikle Türk-İslam döneminde, Osmanlı döneminde Eskipazar yöresinde ortaya çıkarılan bir taş ocağı var. Buna ’kösele taşı’ deniyor. Bu ’kösele taşı’ dediğim gibi Osmanlı döneminde özellikle bıçak ve kesici aletlerin bilenmesinde kullanılan bir taştır ve çok ünlü o dönemde. Şu anda günümüzde üreten ustalarımız yok o dönemde üreten veya da yakın zamana kadar bu işle meşgul olmuş insanları biz bölgede tanıyoruz. Bu kösele taşından yapılmış bileme taşının da bu kazı alanında ortaya çıkması, bıçaklarla birlikte ortaya çıkması kürsüde kösele taşının bilinenden çok daha eski dönemlere kadar insanlar tarafından kullanıldığını bize kanıtlamış oldu.”

Eskipazar’da hayvancılık faaliyetlerinin 1500 yıldır devam ettiğini aktaran Çelikbaş, “Bıçak setinin biz MS 5-6. yüzyıla ait olduğunu da stratigrafik açıdan tespit etmiş olduk. Dolayısıyla Hadrianopolis coğrafyasında ve günümüz Eskipazar’ında da devam eden hayvancılık faaliyetlerinin yaklaşık 1500 yıldır kesintisiz bir şekilde devam ettiğini de bizlere göstermiş oldu” değerlendirmesinde bulundu.

Bizi sosyal medyadan takip edin