Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 9 Mayıs Dünya Çölyak aktiflikleri kapsamında ” Pak Etraf, Sağlıklı Hayat ” projesi nedeniyle bir dizi aktiflik yaptı.
Gençlik Hizmetleri Spor İl Müdürlüğü Salonunda Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu’nun eşi Güney Hacıbektaşoğlu’nun yanı sıra protokol ve bazı siyasi parti glütensiz hayata dikkat çektiler. Atatürk Devlet Hastanesi Misyon yapan Diyetisyen Dilek Yıldırım ile Kantin İşletmecileri Derneği Başkanı Süleyman Erbay tarafından organize edilen glütensiz poğaça üretim atölyesinde, çölyak hastalığına dikkat çekilerek glütensiz beslenmenin ehemmiyeti vurgulandı. İştirakçiler, şahsen poğaça imal sürecine eşlik ederek çölyaklı bireylerin yaşadığı günlük zorlukları deneyimlediler.
Etkinliğe gösterilen ilgi ve hassaslıktan ötürü, Vilayet Sıhhat Müdürü Uz. Dr. Ertuğrul Güner tarafından iştirakçilere teşekkür edilerek iştirak dokümanları takdim edildi. Glütensiz eserler, Zonguldak Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen ve halka açık olarak düzenlenen söyleşi programında ikram edilerek iştirakçilere sunuldu.
Zonguldak Vilayet Sıhhat Müdürü Uz. Dr. Ertuğrul Güner Çölyak hastalığı konusunda şu bilgileri verdi; “Çölyak hastalığı, genetik yatkınlığı olan bireylerde buğday, arpa, çavdar üzere tahıllarda bulunan gluten isimli proteine maruz kalma sonucu gelişen, kronik, immün aracılı bir ince bağırsak enteropatisidir. Dünya çapında gün ve haftalar ile farkındalık çalışmalarıyla mevzuya dikkat çekilmektedir. Çölyak hastalığı temelde ince bağırsağı etkilese de, klinik özellik yelpazesi hem intestinal hem de ekstraintestinal semptomlar ile çok geniştir. Her yaş kümesinde, her ırkta ve her iki cinste de görülebilir. Çölyak hastalığında faal olduğu bilinen tek tedavi, glutenin ömür uzunluğu diyetten çıkarılmasıdır. Glutensiz diyet uygulanmasındaki gaye, hastalığın var olan semptomlarını denetim altına almak, hastaların hayat kalitelerini arttırmak ve hastalıkları ile ilgili komplikasyonların oluşmasını önlemektir. Bilhassa çölyak hastalığında erken teşhis çocuklarda büyümenin yakalanmasında, uzun periyot komplikasyonlarının önlenmesinde kıymetlidir. Hastaların birçoklarında, diyet tedavisine tam ahenk sağlamalarının akabinde klinik bulgularının büsbütün düzeldiği, serolojinin olağana döndüğü gözlenmektedir. Çölyak hastalığı toplumun yaklaşık %1- %0.03 etkilemektedir. Hastalığın çok geniş bir klinik yelpazeye sahip olması, atipik seyir gösterebilmesi yahut hiç bulgu vermemesi nedeniyle gerçek bir prevalans vermek zorlaşmaktadır, bu nedenle hastaların lakin yüzde 10’nuna teşhis konulduğu iddia edilmektedir. Çölyak hastalığı, bilindiği üzere hem çocuklar hem de erişkinlerde geniş bir klinik yelpazeye sahiptir. Organizmada etkilemediği sistem ya da organ yoktur. Tüm sistemlere yönelik semptomlara neden olması çok önemli teşhis karmaşasına yol açmaktadır. Bu durum tıbbın her disiplininden doktorları ilgilendiren üniversal bir meseledir. Geçmeyen, yineleyen ve ismi konulamayan her türlü sıhhat probleminde çölyak hastalığının akla getirilmesi gerekir. Toplumda teşhis almamış hastalar buz dağının görünmeyen kısmıdır. Teşhis formüllerinden kan testleri serolojik özel testler ile ön teşhis konmakta lakin kesin teşhis ince bağırsak biyopsisi ile konmaktadır. Tedavisi diyet ile mümkün olan çölyak hastalığında erken teşhis çölyaklıların hayat kalitesinin tekrar düzelmesi ve kaybedilecek sıhhat maliyetinin önüne geçilmesi için son derece değerlidir. Çölyak glutensiz beslenme ile bir hastalık değil ömür üslubu olarak hayata yerleşmelidir.”


Glütensiz yaşam için farkındalık etkinliği düzenlendi
Gördük işittik söylüyoruz
“Bozacının şahidi şıracı.”
Aaa habere bak sen.
Miting meydanında olmasam, konuşmayı dinlemesem inanır mıyım?
Yoo.
Yine de inanmam.
Biliyorum ki, haberleri sipariş.
Aynen Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünden yaptığı haber gibi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel “Karabük’te hastane yok.” Demiş.
Dedik ya.
İzlemesek mitingi, yerinde dinlemesek.
İl Sağlık Müdürü figüran olmuş.
Spiker İl Sağlık Müdürünün sözlerini bile çarpıtma gayretine girmiş.
Tam “Bozacının şahidi şıracı.” Misali.
Yahu adam “Hastane yok.” Demedi ki.
“Devlet hastanesi.” Yok dedi.
Yağdanlığın da bir sınırı olmalı canım.
Kumbara kalemliğin de.
Milletin gözünün içine baka baka yalan haber yapmanın ne anlamı var?
Miting ve sonrası
Başladık CHP Karabük Mitingi ile devam edelim.
Belki de Karabük’te tarihinin en coşkulu, en kalabalık mitingini yaptı CHP.
Genel Başkan kalabalığı ve coşkuyu görünce “Bu iş olmuş.” Dedi.
Alanın hazırlanmasında Merkez İlçe Başkanı Ali Yavuz ve arkadaşlarının büyük emeği ve alın teri var.
Merdiven tepelerinde gecenin bir yarılarına kadar afiş ve pankart astılar.
Çorbada en az tuzu olan genel başkandan en fazla övgüyü aldı.
Bizim kumbara kalemler fırsatı kaçırır mı?
Çalakalem balon şişirme telaşına girdiler.
“Civcinin güzün sayıldığını” bilirler de, işte.
O zamana kadar köprünün altından ne sular akar bir bilseniz?
Hem ne sular?
CHP mitinginden sonra iktidar partisinin yereldeki yöneticileri her halde durum değerlendirmesi yapmışlardır?
Önümüzdeki seçim diğerlerine benzemeyecek çünkü.
Çeşitli kaygılarla meydana girmeyen kalabalığın coşkusu da cabası.
Bunu fark eden CHP Genel Başkanı onları da diyaloglarına katmayı başardı.
Bir de mitingin renkli sahnelerinden Deniz Özgü var ki?
Acizlik ve telaş insana neler yaptırıyor.
Bu gencecik delikanlının görüntüsü üzerinden nasıl hemen kaydına ulaştınız da kötülük çarklarını işlettiniz?
Nerede kaldı Kişisel verileri Koruma Kanunu?
Bu gencimiz için kim işletecek bunu?
Kıymayın Yenişehir’e
Daha önceleri konuşuluyordu.
Bir hamle Yenişehir Pazar Yeri ile ilgili olarak Mimarlara Odası’nın açtığı dava nedeni ile mahkeme kararı ile durdurulmuştu.
Şimdilerde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanının Karabük ziyareti ile yeniden pişirildi.
Yenişehir’in imara açılmasından bahsediyoruz.
Örnek bir semtten bahsediyoruz.
Öyle ki;
Yenişehir sitesinin (Yenişehir Mahallesi) planlaması 1938 yılında Fransız Şehir Plancısı H. Prost’a yaptırılmıştır. Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları’nın (KARDEMİR) kurulmasıyla birlikte, fabrika çalışanları için modern bir yerleşim yeri olarak tasarlanan Yenişehir’in inşaat süreci 1930’ların sonu ve 1940’ların başında hız kazanmıştır.
Şehri yönetenlerin hiç birisi dönüp bu örneğe bakmamış, kafalarına ve taraftarlarına göre imarlarla şehri bu günkü haline getirmişler.
Şimdi gözü buraya mı diktiler?
Kıymayın beyler Yenişehir’e.
Kurbağa taktiği mi?
Şu Sağlık-Sen Şube yöneticisi vardı ya?
Atatürk’e ağız dolusu hakaret eden.
Hani sendikanın ihraç ettik dediği.
Meğer işi soğutmaya bırakmışlar.
Adam haftalık sendikal izinlerini kullanıp, sendikanın protokol ziyaretlerinde boy göstermeye başladı yine.
Sendikacılar kamuoyuna yalan söylemiş.
Hem de kuyruklusundan.
O zaman bu Atatürk, daha önceleri Recep Tayyip Erdoğan düşmanı Nurettin Çamlıca’nın fikirlerine sendika yönetimi de mi katılıyor?
Bu meczubu koruma kollama görevini büyük cengaverlikle üstlenen malum yapı artığı olduğu iddiaları dilden dile dolaşan İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri de mi onaylıyor?
Yapanın yanına kar mı kalacak?
Atatürk’ü koruma kanunu nerede, bunu hangi savcı hatırlayacak?
Yoksa kurbağa haşlama taktiğine devam mı edilecek?
Unutmayın devlet unutmaz.
Dün unutmadı, gelecekte unutmaz.
Manzara koyalım
“Kurt yavrusuna hayatı öğretirken koyunları gösterir,
bunun eti lezzetlidir,
Çobanı gösterir
bunun sopası acıdır,
dikkat etmelisin
Yavru kurt,
köpeği görünce baba bu bize benziyor der,
Baba kurt,
oğlum bunu görünce kaç biz ne çektiysek bize benzeyip bizden olmayanlardan çektik der.”


