Girişimciler Sertifikalarını Aldı - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
12 Haziran, 2014 14:58 tarihinde yayınlandı
0
0

Girişimciler Sertifikalarını Aldı

İŞKUR, Ticaret ve Sanayi Odası ve KOSGEB tarafından düzenlenen uygulamalı girişimcilik eğitimi kursunu tamamlayan 72 kursiyere sertifikaları verildi.

KOSGEB Hizmet Müdürlüğünün eğitim salonunda yapılan Sertifika programında, konu hakkında bilgi veren Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Coşkun Güven ‘İŞKUR İl Müdürlüğü tarafından finanse edilen ,Karabük Ticaret ve Sanayi Odasınca eğitimleri verilen ve KOSGEB tarafından da desteklenen eğitim 70 saat 9 fiili günde tamamlanmıştır. Eğitim süresince kendi işini kurmak isteyen kişilerin, kurmak istedikleri işin, iş planlarını geliştirmelerini sağlamak ve Girişimcilik yeteneklerinin artırılması amaçlanmıştır’’ dedi.

İŞKUR İl Müdürü Güven, “ Kamu Kurum ve Kuruluşları, Sivil Toplum Kuruluşları ve İşkur Müdürlüklerince organize edilen Girişimcilik Eğitimleri sonunda alınan belgelerle, kendi işini kuracaklara KOSGEB tarafından desteklemeler yapılmaktadır.Son dönemlerde girişimcilik eğitimlerinin artma nedeni ,girişimcilik kültürünün oluşturulması olmakla beraber, KOSGEB desteklerinin verilebilmesi için bu eğitim belgesinin alınmış olması şartından kaynaklanmaktadır.

2014 yılında toplam 125 kişiye Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi vermeyi hedefliyoruz. Eylül Ekim aylarında da 50 kişilik kurs programı yapılacak. İstihdamın artırılması ve işsizliğin azaltılmasında girişimcilik kültürünün artırılması büyük önem arz etmekte ve amacımız Karabük genelinde girişimci sayısını artırmak” dedi.

Karabük TSO Meclis Başkanı Timurçin Saylar ise, bu kurları desteklediklerini söyleyerek, “ İstihdam alanında yapılan tüm çalışmalara destek veriyoruz. Çok iyi planlama yapılarak Karabük’te yapılmayanları yapmanızı istiyoruz” dedi.

KOSGEB Karabük Müdürü Bahadır Gevher ise,” Kursu bitenler hem kendi hem de ilimiz ekonomisine katkı sağlayacak girişimcilerimiz var. Girişimcilik kültürünün gelişmesini ve büyümesine katkı sağlanmız için güzel bir imkan” dedi.

Konuşmaların ardından sertifika almayı hak kazanan girişimcilere sertifikaları verildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay