Reklam
Reklam
giresunda dere yatagina yapilan o insaata yikim karari jet hiziyla uygulandi gz6gvP8R jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
26 Temmuz, 2024 12:00 tarihinde yayınlandı
0

Giresun’da dere yatağına yapılan o inşaata yıkım kararı jet hızıyla uygulandı

Giresun’un Görele ilçesinde dere yatağına yapılan ev inşaatı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Giresun İl Müdürlüğü tarafından yıkıldı.

İlçenin Gölbaşı köyü Geçit mevkiinde Çanakçı Karayolu ile Çanakçı Deresi arasına DSİ ve Giresun İl Özel İdaresi tarafından imar izni alındığı ileri sürülerek inşaatı devam eden yapıya yıkım kararı alındı. Alınan kararın ardından akşam saatlerinde iş makineleriyle yıkımı gerçekleştirildi.

Yıkımı gerçekleştirilen inşaatla ilgili açıklamalarda bulunan Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Giresun İl Müdür Vekili Murat Cavunt, “Basında yer alan haberlerin ardından yaptığımız incelemelerde inşaat sahibinin İl Özel İdaresine ruhsat başvurusu yaptığını gördük. Ruhsat başvuru süreci devam ederken, ruhsat alabilmesi için ilgili kurumların görüşünü alıp ruhsatlı hale getirmesiyle ilgili işlemleri devam ederken basında yer alması üzerine gerekli inceleme başlatılmıştır. Yapılan incelemede Giresun ili, Görele İlçesi, Gölbaşı Köyü Mahallesi 101 ada 25 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde yer alan yapının konumu itibariyle sel ve taşkın etki alanı içerisinde kaldığı, meydana gelebilecek bir sel afeti sonrası yapıda toptan dönme, yapısal stabilitenin bozulması veya hasar oluşması gibi risklerin bulunduğu tespit edilmiştir. Söz konusu yapının taşkın sahasında bulunması nedeniyle 6306 Sayılı Kanunun 6A maddesi uyarınca yapı resen riskli yapı olarak değerlendirilmiş olup yapı maliklerine tebliğ edilerek yapının yıkım işlemi gerçekleştirilmiştir” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin