Reklam
Reklam
MTVDE SON GUN 59
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
27 Ağustos, 2025 16:40 tarihinde yayınlandı
0

Gerede Çayı’ndaki Kirlilik Raporlarla Kanıtlandı: GEÇTAP Yetkilileri Göreve Çağırdı

Bolu’nun Gerede ilçesinden geçen Gerede Çayı’nda yıllardır sürdüğü belirtilen çevre kirliliği, akredite laboratuvarlardan alınan analizlerle bir kez daha gün yüzüne çıktı.

Gerede Çayı Temiz Aksın Platformu (GEÇTAP), kamuoyuyla paylaştığı basın açıklamasında, bölgedeki çevre felaketinin artık gizlenemez noktaya geldiğini duyurarak yetkililere sert eleştiriler yöneltti.

Platformdan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Gerede Çayı’nda yıllardır süren çevre felaketi, artık gizlenemez hale gelmiştir. Akredite laboratuvarlarda yapılan analizler halkın gözünün önünde yaşanan kirliliği kâğıt üzerinde de kanıtlamaktadır.”

GEÇTAP, 19 Mart 2025 ve 01 Ağustos 2025 tarihlerinde yapılan iki ayrı akredite analizde suyun içeriğinde ciddi oranda ağır kirlilik tespit edildiğini belirtti. Açıklamaya göre özellikle oksijen seviyesi neredeyse sıfıra inerken, başta azot ve yağ-gres olmak üzere birçok tehlikeli maddenin yasal sınırların çok üzerinde olduğu kaydedildi.

Açıklamada çarpıcı bir şekilde şu cümlelere yer verildi:

“01 Ağustos 2025 tarihinde ikinci akredite laboratuvar analizinde de, inkâr edilemez biçimde acı gerçeği tekrar ortaya çıkmıştır:

  • Toplam Kjeldahl Azotu, yasal sınırın 357 kat üzerinde (536,32 mg/L),
  • Yağ ve Gres, yasal sınırın 130 kat üzerinde (39,10 mg/L),
  • KOİ (Kimyasal Oksijen İhtiyacı), yasal sınırın 10 kat üzerinde (2.568 mg/L),
  • Askıda Katı Madde, yasal sınırın 5 kat üzerinde (354 mg/L),
  • Sülfür, yasal sınırın 3,5 kat üzerinde (7 mg/L),
  • Toplam Fosfor, yasal sınırın 5 kat üzerinde (10 mg/L),
  • Ayrıca iletkenlik 24.800 µS/cm’ye ulaşarak suyun yoğun atık yükünü gözler önüne sermiştir.”

Platform, bu verilerin Gerede Çayı’nın “çok kirli su” kategorisine düştüğünü ve balıkların, diğer canlıların yaşam alanlarının tamamen tehlikeye girdiğini kanıtladığını vurguladı.

Açıklamada ayrıca şu ifadelerle kamuoyuna ve yetkililere çağrı yapıldı:

“BU TABLO; SADECE GEREDE ÇAYI’NIN DEĞİL, TÜM FİLYOS HAVZASI’NIN VE KARADENİZ’İN ÖLÜM FERMANIDIR!”

Platform, yetkililerin sorunu kamuoyundan gizlemeye çalıştığını savunarak, siyasi açıklamaların bilimsel verileri çarpıttığını dile getirdi. Çevreye duyarlı vatandaşlar ve köylülerle dayanışma içinde olduklarını belirten GEÇTAP, mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
s 11
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
10 Mayıs, 2026 13:22 tarihinde yayınlandı
0

Türkçe şarkıların 50 yıllık değişimi veri madenciliğiyle incelendi

Karabük’te lise öğrencileri tarafından hazırlanan dikkat çekici araştırmada, Türkçe pop müziğinin son 50 yıldaki dil değişimi veri madenciliği yöntemiyle incelendi. Çalışmada, eski şarkılarda geniş zaman kullanımının daha baskın olduğu belirlenirken, günümüzde şimdiki zaman kullanımının iki kattan fazla arttığı ortaya konuldu. Öğrenciler, eski şarkıların uzun yıllar hafızalarda kalmasının nedeninin evrensel anlatım dili olabileceğini değerlendirirken, araştırmanın 8 Mayıs 2026’da İstanbul Aydın Üniversitesi Florya Kampüsü’nde düzenlenecek VIII. Ulusal Çocuk Araştırmaları Kongresi’nde sunum yaptı.

Dünyanın ilk ve tek çocuk araştırmaları kongresi olarak gösterilen VIII. Ulusal Çocuk Araştırmaları Kongresi’nde sunulacak çalışma, lise düzeyindeki öğrencilerin üniversitelerde kullanılan veri madenciliği tekniklerini danışman öğretmenleri eşliğinde uygulaması açısından dikkat çekti. Araştırmada Python programlama diliyle 50 yıllık Türkçe pop müziği incelenirken, dildeki bireyselleşme eğiliminin şarkı sözlerine doğrudan yansıdığı değerlendirildi.

Karabük Alparslan Gazi Anadolu Lisesi Bilişim Teknolojileri Öğretmeni Nur Kabave Kutlu danışmanlığında yürütülen “Zamanın Dili Projesi” kapsamında 9. sınıf öğrencileriyle birlikte Türkçe pop şarkıları üzerine kapsamlı bir çalışma gerçekleştirildi. Çalışmada 50 yıllık süreçte öne çıkan yüzlerce şarkı sözü incelenirken toplam 12 bin 397 fiil Python tabanlı veri madenciliği yöntemiyle analiz edildi.

Araştırmada, özellikle 1975-2000 yılları arasında geniş zaman kipinin yoğun olarak kullanıldığı belirlenirken, 2000-2025 döneminde şimdiki zaman kullanımının belirgin şekilde arttığı tespit edildi. Öğrenciler, eski şarkılardaki “Kalbim seni unutur mu?” gibi toplumun ortak duygularına hitap eden sözlerin kalıcılığı artırdığına, günümüzde ise daha bireysel ve anlık ifadelerin öne çıktığına dikkat çekti.

“ŞARKILARIN SADECE İÇERİĞİNE DEĞİL DİL YAPISINA BAKTIK”

Çalışmanın danışman öğretmeni Nur Kabave Kutlu, araştırmada şarkı sözlerinin yalnızca tematik yönünü değil, doğrudan dil yapısını incelediklerini belirterek, “Herkes şarkıların içeriğini tartışırken biz dilin yapısına baktık. Son 50 yıldaki Türkçe pop şarkılarında kullanılan fiilleri Python programlama diliyle analiz ettik ve oldukça dikkat çekici sonuçlar elde ettik. Dil toplumsal değişimin en hassas göstergelerinden biridir. Biz de bu değişimi şarkı sözlerinde ortaya koymaya çalıştık” dedi.

Kutlu, araştırmanın sosyal medya kültürü, hızlı tüketim alışkanlıkları ve bireyselleşmenin müzik dili üzerindeki etkisini de ortaya koyduğunu ifade ederek, “Eski şarkılarda daha evrensel anlatımlar yer alırken günümüzde daha bireysel ve anlık ifadeler öne çıkıyor. Bunun da şarkıların kalıcılığı üzerinde etkili olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

Projede yazılım kısmında görev alan 9. sınıf öğrencisi Emir Demirel ise yüzlerce şarkı sözünü Python kodlarıyla analiz ettiklerini belirterek, “Elle yapılması çok uzun sürecek bir çalışmayı kısa sürede tamamladık. En dikkat çekici sonuçlardan biri geniş zaman kullanımındaki düşüş oldu. Şimdiki zaman ise iki katın üzerinde artış gösterdi” ifadelerini kullandı.

Projede yer alan öğrencilerden Esmanur Ergin de eski şarkıların kalıcılığının dikkatlerini çektiğini belirterek, “Yeni çıkan bazı şarkılar birkaç hafta sonra unutuluyor. Ama eski şarkılar yıllardır dinlenmeye devam ediyor. Bunun nedenini şarkı sözlerinde aradık” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin