Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
06 Aralık, 2019 08:13 tarihinde yayınlandı
0

“Gençliğe El Ver, Geleceğe Yön Ver” projesi

Türk Kızılayı Karabük Şubesi tarafından “Gençliğe El Ver, Geleceğe Yön Ver” projesi kapsamında ihtiyaç sahibi üniversite öğrencileri için bağış yemeği düzenlendi.
“78 Liraya 78 Gence El Ver” sloganıyla Safranbolu’da bir otelde düzenlenen yemeğe, Karabük Valisi Fuat Gürel, Karabük Üniversitesi (KBÜ) Rektörü Prof. Dr. Refik Polat, Türk Kızılay Genel Başkan Vekili Naci Yorulmaz, KBÜ Rektör yardımcıları Prof. Dr. İzzet Açar ve Prof. Dr. Mustafa Yaşar, Karabük İl Emniyet Müdürü Sırrı Tuğ, Karabük Defterdarı Osman Koçaş, İl Özel İdaresi Meclis Başkanı Hasan Yıldırım, Karabük Belediye Başkan Yardımcısı Seher Berker, İl Milli Eğitim Müdürü Fatih Vargeloğlu, İl Sosyal Güvenlik Kurumu Müdürü İsmail Yıldırım, siyasi parti temsilcileri, akademik personel sivil toplum kuruluşları temsilcileri, kamu kurum ve kuruluş başkanları, müdürleri ve temsilcileri ile iş adamları ve bağışçılar katıldı.
Karabük Valisi Fuat Gürel, projenin gerçekleştirilmesini sağlayan Türk Kızılayı Karabük Şube Başkanı Özcan Büyükgenç’e ve ekibine teşekkür etti.
Türk Kızılayı Karabük Şubesinin güzel işler yaptığını ifade eden Gürel, “İhtiyaç sahipli vatandaşlarımızın imkanları ölçüsünde yardımına koşuyorlar, sosyal projeler gerçekleştiriyorlar, bugünde burada bizleri iş adamlarımızla, hayırsever vatandaşlarımızla bir araya getirerek üniversitemizde okuyan ihtiyaç sahibi öğrenciler için elini taşın altına koydular ben kendilerine bir kez daha teşekkür ediyorum. Türk Kızılay, bizim kamu kurum ve kuruluşlarımızdan ayırmadığımız bir kurum. Ülkemizin şefkat eli. Nerede bir ihtiyaç sahibi olan varsa hemen yetişiyor” dedi.
KBÜ Rektörü Polat da Türk Kızılayı Genel Merkezi ve Karabük Şubesine teşekkür etti.
Karabük Üniversitesi’nin ülkenin göz bebeği bir üniversitesi olduğunu aktaran Polat, şunları kaydetti:
“50 binden fazla öğrencimiz var. 80 ülkeden öğrencimiz var. Uluslararası bir üniversiteyiz. Elbette bu öğrencilerimizin içinde birçok ihtiyaç sahibi öğrencimiz var. Bu öğrencilerimize hepimizin sahip çıkması gerekiyor ve bugün de burada Türk Kızılayı Karabük Şubemiz tarafından geliri ihtiyaç sahibi öğrencilerimize burs olarak kullanılacak bir yemek organize edildi. Çok mutlu olduk. Ben tekrar kendilerine teşekkür ediyorum. Bu çocuklar ülkemizin geleceği. O yüzden el birliği ile hep birlikte sahip çıkalım inşallah.”
Türk Kızılay Genel Başkan Vekili Naci Yorulmaz ise “Karabük” deyince aklına ilk projeler geldiğini belirtti.
Karabük’ün adeta bir proje şehri olduğunu vurgulayan Yorulmaz, “Bundan bir ay kadar önce de Türk Kızılayı Karabük Şubemizin önderliğinde yürütülün çağın filozofları projesine katılmıştım. Bugün de çok anlamlı ve çok önemsediğim bir projemiz için buradayım, Ben başta şube başkanımızı ve ekibini kutluyorum. Bizleri böyle hayırlı bir işte bir araya getirdiler” diye konuştu.
Türk Kızılayı Karabük Şube Başkanı Özcan Büyükgenç katılımcılara desteklerinden dolayı teşekkür etti.
Gençlerin ülkenin hem bu günü hem de geleceği olduğunu belirten Büyükgenç, şu ifadelere yer verdi:
“Onun için çok önemsiyoruz. Biz toplumun her kesimi için varız. Onlar içinde değişik sosyal projelerimiz var. Onların da hep yanlarındayız ve yanlarında olacağız. Ancak gençler ayrı. Onlara ayrı bir önem veriyoruz. Bugün de burada Tüm kademelerimizle birlikte gerçekleştirdiğimiz ‘Gençliğe El Ver, Geleceğe Yön Ver’ projemiz kapsamında gerçekleştirdiğimiz bir Bağış yemeğimizde beraberiz. Nasip olursa üniversitemizde okuyan 78 gencimizin ihtiyacının karşılanmasına destek olmayı arzuluyoruz. Bize bazen soruyorlar, ‘yemek ücreti neden 78 lira veya neden 78 öğrenci?’ diye. Bizde cevap veriyoruz. Karabük’ümüzün plakası da o yüzden. Biz Türk Kızılayı Karabük Şubesiyiz. O yüzden de Karabük’ümüzün plakası olsun istedik ve 78 liraya 78 gence el ver dedik.”
Program sonrası Karabüklü ressamların gelirini Türk Kızılayı’na bağışladığı tablolar ve Kızılay bünyesinde açılan flografi kursunda yapılan flografi eserleri açık arttırma ile satıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin