Karabük Haber Postası Karabük Haber Postası

Gelin Sandığı: Türk Kültüründe Geçmişi Olan Değerli Bir Gelenek

Manşet Yayın: 11.02.2024 16:32 |Güncelleme:12.02.2024 10:05
Yazar:
Gelin Sandığı: Türk Kültüründe Geçmişi Olan Değerli Bir Gelenek

Gelin sandığı, her genç kızın evliliğinde büyük rol oynar.

Geleneksel düğünlerin en önemli detaylardan biri olan gelin sandığını hazırlamak, nerdeyse genç kızın doğumundan itibaren hazırlık aşamasına neden olur. Bu sandıklar, gelin adayının çeyizini taşıyan ve genellikle değerli eşyalarla doldurulan özel kutular olarak bilinir. Günümüzde oyma tekniğiyle yapılan gösterişli ahşap sandıklar arasında en makbulü ceviz ağacından yapılanı olsa da, yerini kadife kaplı kutulara belki de modern valizlere bırakabilir. Her genç kızın gönlündeki çeyizinde birer sanat eseri gibi taht kurmaya devam eden bir sandık hep olur. Hem gelinin hem de ailesinin özenle seçtiği eşyalar, gelin sandığının içinde saklanır ve düğün günü gelin bu sandığı taşıyarak yeni yaşamına geçer.

Gelin sandıkları, Türk kültüründe uzun bir geçmişe sahiptir. Özellikle Anadolu’da yaygın olan bu gelenek, her bölgede farklılık gösterse de genel olarak aynı amaca hizmet eder. Sandık, gelinin ailesi tarafından özenle hazırlanır ve gelin, yeni evine götürdüğü zaman bu sandığı yanında taşır. Böylece, gelin, aile arasında yakın bir bağın sembolü olan çeyiz eşyalarını yeni evine taşımış olur.

Gelin sandığı içerisinde neler bulunur?

Genellikle el işi dantel ve nakışlar, gelinin giyim eşyaları, takılar, çarşaflar, yatak örtüleri, yastıklar, yemek takımları, çay takımları gibi çeyiz eşyaları yer alır. Bu eşyalar gelinin yeni evinde kullanması için özenle seçilir ve gelin sandığına yerleştirilir.

Gelin sandıkları, sadece geleneksel düğünlerde değil, modern düğünlerde de büyük bir öneme sahiptir. Birçok çift, bu geleneksel detayı modern düğünlerine uyarlar ve kendi tarzlarına göre sandıkları hazırlar. Örneğin, gelinler kendi giyim eşyalarını ve takılarını sandıklarında taşıyarak düğün mekanına gelirler. Bu sayede, geçmişle gelecek arasında köprü kurulur ve gelinin ailesi bu önemli güne damgasını vurur.

Gelin sandıkları, sadece çeyiz eşyalarının taşınması için bir araç değil, aynı zamanda da gelin adayının geleneğine ve ailesine olan bağlılığını sergilediği bir semboldür. Bu yüzden, her sandıkta taşınan eşyalar ve bu eşyaların anlamı da büyük bir önem taşır.

Gelin sandıkları, Türk kültüründe geçmişi olan ve hala yaşatılan değerli bir gelenektir. Her sandık, bir hikaye anlatır ve gelecek kuşaklara aktarılan bir miras olarak görülür. Bu sandıklar, geleneklerimizin canlı tutulmasında ve düğünlerimizin unutulmaz anılarından biri olmasında önemli bir rol oynar.

17 Aralık 2023 tarihinde Safranbolu’da düzenlenen konferansın konuğu, Türkiye’nin ünlü Tarihçisi İlber Ortaylı, gelin sandıklarının Türk kültüründe önemli bir yere sahip olduğunu ve bu değerli geleneklerin yaşatılması gerektiğini belirtti. Her bir sandığın bir hikaye anlattığını ve gelecek nesillere aktarılan bir miras olduğunu vurgulayan Ortaylı, sandıklardaki dantel, örtü ve nakış gibi eşyaların saklanmasının gerekliliğine dikkat çekti. Bu sandıkların geleneklerin yaşatılmasında ve düğünlerin unutulmaz anılarının oluşmasında önemli bir rol oynadığını ifade eden Ortaylı, kültür hazinemizin yıllar geçse de değişmeyecek bir değer olduğunu gösterdi. Çeyiz sandığının özenle hazırlanan bir parçası olarak kabul edilen bu eşyaların, bir genç kızın yeni evinin en önemli unsurları olduğunu ve kendi kızının da bu kültürel mirası sürdürebilmesi için geleneksel yapısını korumasının önem taşıdığını belirtti.

(Kaynak: Bölgenin Sesi Gazetesi)

Görüş Bildir

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Tokat’ta film gibi olay: Kendi ölüm haberini okudu, yaşadığından şüphe etti

Gündem Yayın: 02.03.2024 04:48
İhlas Haber Ajansı
Tokat’ta film gibi olay: Kendi ölüm haberini okudu, yaşadığından şüphe etti

Tokat’taki bir otelde çıkan yangında panikleyen Umut Muzaffer Gezen, 3. kattan atlayarak ağır yaralanmıştı. Olay sonrası çıkan kendi ölüm haberlerini okuyan Gezen, o anları gülerek anlattı.

23 Şubat 2023 tarihinde GOP Bulvarı üzerinde bulunan bir otelde çıkan yangın paniğe neden oldu. Yangın sırasında otel odasında bulunan ve asker olduğu iddia edilen 20 yaşındaki Umut Muzaffer Gezen alevlerin arasından kaçmak için 3. kattan aşağı atladı. Olay sonrası ağır yaralanan genç, olay yerine çağrılan sağlık ekipleri tarafından hızla üniversite hastanesine kaldırıldı. Olay sonrası bazı haber sitelerinde gencin öldüğüne dair haberler yapıldı. Hastanede ilk müdahalesi yapılan Gezen, daha sonra bilinci açıldı. Sağlık durumu iyi olan Gezen’e hastane çalışanları hakkında çıkan haberleri okuttu. Kemal Sunal filmindeki gibi kendi ölüm haberini okuyan Gezen, kendinden de şüphe etti. Başından yaralanan, ayağında kırık olan ve belinden geçireceği ameliyat gününü bekleyen Gezen, kendi haberlerini gülerek okudu.

Umut Muzaffer Gezen, “Tokat’ta otel odasında çıkan yangında panikleyip 3. kattan atladım. Öldüm diye haberlere çıktım. Hayattayım. Şükür halime. Bundan daha ötesi olamaz. İlaçlarımı aldıktan sonra uyudum. Uyuduğumdan dolayı yangın çıkmış fark etmedim. Bir anda uyandım. Panikle camdan atladım. Atlamasaydım belki şu anda burada değildim. Hayatta değildim. Askerdim, er olarak geldim. Acemi birliğine geldim. Bir gün için konaklamak için oraya geldim ve yangın çıktı onda da. Askerlik de kaldı şimdi. Kendim hastanedeyim. Ameliyat olacağım. Belimde bir rahatsızlık var. Allah’a şükür ameliyat olduktan sonra iyi olacağım. Başka da bir şeyim yok. Başımda pek fazla bir şey yok. Şöyle söyleyeyim. Sol ayağımda bir kırık var. Başımda çok kılcal çatlaklar var. Bir de belden ameliyat olacağım o kadar. Olay olduğu gün öldü dediler. Sağ olsun ambulans ekipleri tarafından hastaneye buraya Tokat Gaziosmanpaşa’ya kaldırıldım. Buraya geldim. İlk şuurum yerinde değildi. Şimdi çok iyiyim. Her şeyim yerinde. Yemek yedim. Su içtim. Sonra dediler bir şeyler göstereceğiz. Dedim abi ne göstereceksiniz. Öldün, şu oldu, bu oldu. Kemal Sunal’ın filmi gibi. Ben iyiydim halbuki haberleri seyrediyorduk. Beraber hemşire abiler, arkadaşlarla burada. Yiyordum, içiyordum, iyiydim yani bir şeyim yoktu ama hani bu da bir olay oldu. Başımızdan geldi, geçti. Bir deneyim oldu benim için. Film gibi bir sahne oldu benim için. Kemal Sunal’ın sahnesi gerçek oldu. Gerçekten öldü diyor yani. Hani ben öldüm artık yokum. O hesap oldu. Kendimden şüphe ettim” dedi.

Anne Gözde Gezen ise “Ben hayatta kaldığına çok şükrediyorum. Çok şükür hayatta. Bunda da bir vardır hayır. Belki askeri birliğine teslim olsa da üstüne daha kötü bir şey gelecekti. Çok şükür hayatta iyi. Omuriliğinde bir sıkıntı var. Omuriliğinde bir kırık var. İnşallah buradan yürüyerek çıkacağız” diye konuştu.