Düzce Bilim Merkezi konut sahipliğinde düzenlenen ‘2025 Düzce STEM Fest’ hem öğrencilere hem de eğitimcilere öğrenme ve keşif fırsatı sundu.
Düzce Belediyesi ve Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen ‘2025 Düzce STEM Fest’, ağır ilgi gördü. Yaklaşık 2 bin öğrenci, bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarında, atölyelerden stantlara kadar birçok aktiflikle dolu, bilimle iç içe bir gün geçirdi. STEM Keşif Haftası çerçevesinde düzenlenen şenliğin açılış merasimine Düzce Belediye Lider Yardımcısı Cihan Ünal ve Vilayet Ulusal Eğitim Müdür Vekili Bekir Gürler de iştirak sağladı. Fiyatsız ve herkesin iştirakine açık şenlikte 11 atölye, 26 stant sunumu gerçekleştirildi. Ayrıyeten, okullarda yapılan projeler ve çalışmalar da sergilendi.
Düzce STEM Kümesi Koordinatörü Ayşe Arslan, aktiflik ile ilgili, “Bugün burada STEM Keşif Haftası’nı kutluyoruz. Yaklaşık 160 misyonlu ile birlikte, farklı tahsil düzeyindeki öğrencilere yönelik etkinlikler düzenledik. Bu etkinlik, Milli Eğitim Müdürlüğü ve Düzce Belediyesi’nin iş birliğinde hoş bir karşılık buldu” dedi. Düzce Bilim Merkezi Sorumlusu Serkan Yılmaz ise bu yılki aktiflikte her yaştan öğrencinin projelerinin sergilendiğini ve hem öğrencilere hem de eğitimcilere özel atölyeler düzenlendiğini tabir etti. 8 eğitmen, 35 öğretmen, 27 lise, 61 ortaokul, 24 ilkokul ve 5 okul öncesi öğrencisi olmak üzere 160 kişinin vazife aldığı ‘2025 Düzce STEM Fest’ yaklaşık 2 bin ziyaretçiyi ağırladı.


Geleceğin bilim insanları Düzce STEM Fest’te buluştu
SİYASETE DİZAYN…
DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ
Fevzi Aydın
Yirminci yüzyılın sonlarında, Türk siyasetinin getirdiği ekonomik ve siyasi yıkımla birlikte, ortak akıl mı, dış güçler mi dersiniz, siyaset yeniden dizayn edilmeye başlandı…
Ekonomi, siyaset ve hukuk üçgeniyle halkın sosyo-ekonomik alanlarını kapatan iktidar, milli iradenin, halkın ve toplumun yanında duracağına bugün karşısına geçmiş durumda…
Ulusal ve uluslararası ekonomik sistemle uyuşmayan Cumhur İttifakı ekonomik sistemiyle bozulan sosyo-ekonomi, IMF-Dünya Bankası finansal sistemine bağlanarak, ABD tabanlı ekonomi, acı reçetelerle halkı vurmaya devam ediyor…
İktidar büyük kuruluşlara çeşitli finansal destekler sağlarken, gelir dağılımında halk yararına çözümler yerine, gelir azaltıcı önlemler, kararlar alındı…
Faiz, enflasyon ve fiyat artışlarıyla, büyük erozyona uğrayan çalışma hayatı ve emekli gelirleri, bırakın yerinde saymayı, hızla geri gitmeye devam ediyor…
İktidar, sosyo-ekonomideki kırılganlığı tedavi etmek yerine, piyasanın kendi fiyatlamasıyla gelir dengesini bozmasına, sessiz kalmaya devam ediyor…
Halkın taleplerini görmek yerine, ana muhalefet partisi CHP depremine benzin döken iktidar, CHP’de iki başlı yönetimin ortaya çıkmasında pay sahibi…
2028 yılı seçimlerine doğru siyasi yolda yaşanan siyasal gelişmeler, Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmeye başlandığını gösteriyor…
Türk siyasetine çeyrek asır milli irade sloganıyla damga vuran AKP, 2019 yılında Millet İttifakının ortak adayı, CHP İstanbul Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu aday gösterince, adeta Türk siyasetinde deprem oldu…
Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını, aynı dönemde iki seçimle kazanarak siyasi gücünü ortaya koydu…
AKP ve MHP’nin seçimlere itirazıyla, sahada kazanılan seçim masada kaybedilmiş oldu…
Yenileme seçimlerine, bu sefer CHP adayı olarak İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığına adaylığını koyan Ekrem İmamoğlu, 13,700 farkla kazandığı ilk seçimi, ikinci defada 806 bin oy farkıyla yeniden kazanarak, Milli İradenin daha fazla gücünü arkasına almış oldu…
Siyaset Hukuk ve Ekonomi üçgeniyle kurulan baskı sistemi, milli iradede tahribat yaparken, iktidar gücü adına ana muhalefet partisinin parçalanışını izlemekte…
Ticari alanda sıklıkla kullanılan kayyım atamaları, iktidar gücü adına, siyasi alanı da kapsama alanına dahil etti…
Cumhur İttifakı, iktidara yakın gördüğü ana muhalefet belediyelerinin kirli çamaşırlarını, kayyım atamalarıyla, ortaya saçtı…
Siyasetin yeni kavramları Kayyım ve Mutlak Butlan gibi hukuki terimlerle, Kayyım atamalarıyla görevden alınan ana muhalefet belediye başkanlıkları, siyasi baskılarla birlikte, Cumhur İttifakına geçmiş oldu…
İktidarın desteğiyle, siyasi arınma adına, Ana Muhalefet Partisi CHP, iki başlı yönetim haline gelirken, bugün parçalanma yolunda…
Milli iradenin seçimini, iktidar gücüyle değiştiren siyasi irade, siyaseti, demokrasi ve siyasetle dizayn etmesi gerektiğini unutarak, siyaseti iktidar gücüyle dizayn etmeyi seçti…
Milli İrade, çizgisinden ayrılan siyaseti, ilk seçimlerde dizayn ederek, demokrasi çizgisine çekebilecek mi?
Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…


