Tokat’tın Pazar ilçesinde bulunan, 2010 yılında ’Anıt Ağaç’ olarak ilan edilen Çınar ağacının, geçmişte darağacı olarak kullanıldığı rivayet edilse de günümüzde ilçenin simgesi olmuş duruda.
Miladi takvime göre 1884 yılında Beyoğlu Mehmet Ağa tarafından dikilen çınar ağacı yol ortasında bulunmasıyla dikkat çekiyor. Sivas Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı ile 2010 yılında korunması gerekli anıt ağaç olarak tescil edilen çınar ağacı ilçe sakinleri tarafından kavlağan ağacı olarak biliniyor. Halk arasında tarihi bilinmeyen çınar ağacı hakkında halk arasında mahkumların bu ağaca asılarak idam edildiği söyleniyor. İlçenin simgesi halinde bulunan çınar ağacı vatandaşlar arasında navigasyon olarak kullanılırken ilçe dışından gelenlerin yoğun ilgisini görüyor.
“İdamlık kişilerin burada asıldığı söyleniyor”
Çınar ağacında rivayete göre idam edilen insanların olduğunu belirten ilçe esnafı Nurettin Şahin, “Ağacın tarihi tam bilinmemekle birlikte en az 150 yıllık olduğu söyleniyor. Ben 7 yaşındayken burada yapılan bir binanın temelinde bu ağacın kökleri çıkmıştı. Eskiden burada mahkeme ve hapishane vardı. Ben de o hapishaneyi gördüm, yaşım o hapishaneyi hatırlatmaya yetiyor. O zamanlar idamlık kişilerin burada asıldığı söyleniyor. Şehre hiçbir olumsuz etkisi yok. Canlı olarak ilçenin simgesi durumunda, yolu ortadan ikiye bölmesiyle trafiğin akşını da bozmuyor. İlçeye yeni birisi geldiğinde bu çınar ağacını navigasyon olarak kullanıyorlar. Burada bu ağaca kavlağan ağacı diyorlar. İlçede bulunan vatandaş için burası canlı bir navigasyon diyebilirim” Şeklinde konuştu.
“Bu ağaç hep buradaydı”
Çınar ağacının ilçeye güzellik kattığını belirten ilçe esnafı Hüseyin Olgun, “Ben 58 yaşındayım bu ağaç hep buradaydı. Şehrimize ayrı bir güzellik katıyor, gelen yabancılar çok fazla ilgi gösteriyor. Bu çınar ağacı biz kavlağan ağacı diyoruz. Memleketimize güzellik katıyor. Biz seviyoruz ağacımızı, 200 yaşında olduğunu biliyorum” dedi.
Geçmişte darağacı olarak kullanıldı, günümüzde ilçenin simgesi oldu
Gümüşhaneli doğaseverler baharı Şiran’da karşıladı
Gümüşhane’de doğaseverler hafta sonu rotayı Şiran ilçesinin eşsiz doğasına çevirdi. Tomara Şelalesi’nin coşkun sularından başlayan 12 kilometrelik yürüyüşte doğaseverler, karlı zirveler, yeni açan çiçekler ve saklı göller eşliğinde baharın uyanışına tanıklık etti.
Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Gümüşhane Müdürlüğü’nün Doğa Turizmi kapsamında rehberlik desteği sunduğu Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları, Gençlik ve Spor Kulübü (GÜDAK) etkinliğine aralarında Vali Yardımcısı Muhammed Deniz Kılınç’ın da olduğu 23 doğasever katıldı.
Yürüyüşün başlangıç noktası, Türkiye’nin mutlaka görülmesi gereken 10 şelalesinden biri olan ünlü Tomara Şelalesi oldu. Bahar yağmurlarıyla coşan ve dağın bağrındaki 40 ayrı kaynaktan dökülen suların oluşturduğu görkemli manzara karşısında büyülenen ekip, bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi.
Tomara’dan hareket eden grup, Çimen Dağları’nın yamaçlarında 12 kilometrelik zorlu ama keyifli bir parkura imza attı. Yağmurlu havanın eşlik ettiği yürüyüşte doğaseverler; Karaburun Tepesi’nde verilen yemek molasının ardından Karataş Tepe ve Başköy üzerinden Pelitli köyüne ulaşarak parkuru tamamladı. Yol boyunca erimeyen karlar, yeni açan çiçekler ve masalsı küçük göller yürüyüşe eşsiz bir atmosfer kattı.
Yürüyüşe katılan Gümüşhane Üniversitesi Öğretim Görevlisi Gökcem Duru, doğanın insan ruhu üzerindeki iyileştirici gücüne dikkat çekerek “Bugün Tomara Şelalesi gibi eşsiz bir doğa harikasıyla başladık. Burası sadece bir yürüyüş alanı değil; doğanın gücünü, dinginliğini aynı zamanda hissedebildiğimiz özel bir yer. Bu tür etkinlikler hem fiziksel hem de ruhsal anlamda bize iyi gelen etkinlikler. Doğayla temas etmenin ne kadar önemli olduğunu bize hatırlatıyor. Doğayı korumak aslında kendimizi korumak demek. Manzara zaten her şeyi anlattı, biz sadece eşlik ettik bu manzaraya. Karlı zirvelerin eteğinde yeşillikle yürüyüşümüzü tamamladık. Göller gördük, onları zaten seyretmek eşsizdi. Baharın yeniden uyanışı bizi zaten etkiledi. Keyifliydi, herkesi bekliyoruz” dedi.
İlk kez bir doğa yürüyüşüne katılan Gümüşhane Üniversitesi öğrencisi Semanur Keskin ise duygularını, “Parkur eğlenceli ve orta dereceydi. Çiçeklerin açışına, doğanın yeniden canlanışına şahit olmak süperdi. Her adımda bir sonrakini planlıyorum, kesinlikle devamı gelecek” sözleriyle ifade etti.
Yürüyüşün ardından yorgunluk kahvesi ve çay molası için durak, Şiran’ı kuşbakışı gören Bayraktepe Mevkii oldu. Şiran Belediye Başkanı Abdulbaki Kara, doğaseverleri bizzat ağırlayarak onlara kentin tescilli ürünleri olan pestil ve köme ikram etti.

