Reklam
Reklam
garnizon komutanindan koruyucu aile uygulamasina ilgi auIjZnOi
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
16 Mayıs, 2025 04:07 tarihinde yayınlandı
0

Garnizon komutanından koruyucu aile uygulamasına ilgi

Bartın’da Aile Yılı nedeniyle düzenlenen aktifliğe katılan Deniz ve Garnizon Kumandanı Dz. Kd. Alb. Erkan Şahin, Vali Nurtaç Arslan’ın övdüğü Gözetici aile uygulamasına emekli olduktan sonra başvurabileceğini tabir etti.

Bartın’da aile yılı nedeniyle Yukarıçarşı mevkisinden Cumhuriyet Meydanı’na kadar gerçekleşen yürüyüşe Bartın Valisi Nurtaç Arslan, Deniz ve Garnizon Kumandanı Dz. Kd.Alb. Erkan Şahin, kamu kurumlarının müdürleri, polis ve askeri erkan, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, çocuklar ve vatandaşlar katıldı. Yürüyüşün akabinde konuşan Vali Nurtaç Arslan, ailenin değerine dikkat çekti.

Koruyucu aile uygulamasına ilgi

Konuşmanın akabinde ise Vali Arslan ve beraberindekiler stantta dağıtılan kollayıcı aile uygulaması ve kuralları hakkında bilgilerin yer aldığı broşürlerini inceledi. Esirgeyici ailelerin kaideleri konusunda bilgi alan Vali Arslan, uygulamayı ise, “Çok hoş bir uygulama. Manevi hazzı yüksek bir uygulama” diyerek övdü. Yanında bulunan Dz. Kd. Alb. Erkan Şahin ise “Emekli olunca değerlendirebilirim” dedi. Gazetecilerin “Kaç çocuk için müracaatta bulunacaksınız” sorusu üzerine ise gülüşmeler yaşanırken, Şahin, “Bir kızım, bir oğlum var. O da üçüncü evladımız olur” diye konuştu.

Aile temalı fotoğraf yarışında dereceye giren fotoğrafların yer aldığı standın gezilmesinin akabinde program sona erdi. sergilendi

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin