Reklam
Reklam
6712a632c7bea
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
18 Ekim, 2024 21:18 tarihinde yayınlandı
0

Gabonlu Dina’nın ölü bulunmasına ilişkin eski şüpheliler tanık olarak dinlendi

Karabük’te Gabon uyruklu Dina’nın ölü bulunmasına ilişkin beşinci duruşmada eski şüpheliler tanık olarak dinlendi.
Karabük-Yenice karayolu Yeşilköy mevkiindeki Filyos Çayı’nda 26 Mart 2023 tarihinde cesedi bulunan Gabonlu üniversite öğrencisi Jeannah Danys Dinabongho Ibouanga (17) ile ilgili davanın beşinci duruşması görüldü. Polis ekipleri adliye önünde ve içerisinde geniş güvenlik önlemleri alırken, duruşmaya baba Guy Serge Ibouanga, anne Jessica Santda Makemba Panga, avukatlar ve Gabonlu öğrenciler katıldı.
Soruşturma aşamasında şüpheli olarak gözaltına alınan ve hakkında takipsizlik kararı verilen Yunus Y. ve Samet Ç. duruşmada tanık olarak dinlendi. Dina’yı ilk ve son kez PTT’ye geldiğinde gördüğünü belirten Yunus Y., olay tarihinde geçici olarak sevk elemanı olarak çalıştığını ifade etti.

“İletişim kurmalarına yardımcı olmaya çalıştım”
Olay günü, temizlik görevlisi olarak çalışan İsmail Ç.’nin PTT’ye gelen yabancı kızın Türkçe bilmediğini, dil konusunda yardımcı olup olamayacağımı sorduğunu ifade eden tanık, “Daha sonrasında öğrendiğim kadarıyla kızın göndermiş olduğu kargonun yanlış adrese teslim edildiğini gördüm. Kızın İngilizcesi yoktu. Maktulün ağabeyi olarak tanıtılan kişi ve İsmail’in iletişim kurmasına yardımcı olmaya çalıştım. Maktulü ilk ve son kez orada gördüm. Sonrasında bir görüşmem olmadı. Ben ağabeyi olarak bildiğim kişiyle konuşuyordum, o kişi maktule anlatıyordu. Ondan sonra İsmail’in maktule müşteri hizmetlerini araması için yönlendirmede bulunduğunu hatırlıyorum. Maktul ve yanındaki şahıs daha sonra ayrıldılar” dedi.

“Dina’nın öldüğünü İsmail’den öğrendim, telaşlıydı”
“Maktulün bende telefon numarası yoktur” diyen Yunus Y., “Maktulün hayatını kaybettiğini, İsmail’den öğrendim. İsmail’ in telaşlı bir hali vardı. Kendisine yapmış olduğumuz görüşmenin kameralar önünde gerçekleştiğini ve rahat olmasını söyledim. Bildiklerim bundan ibarettir” ifadelerini kullandı.
Dina’nın evinin fotoğraflarını çektiği belirlenen tanık Samet Ç. ise, maktulün kendisinden PTT işlemleri için yardım istediğini söyledi.
Telefon numarasını Dina’nın kendisinin verdiğini aktaran Samet Ç., maktule ait fotoğrafların telefonda bulunmasına ilişkin sorulan soruyu da “Benim telefonumda Dina’ya ait fotoğraf yoktu” diyerek cevapladı.
Duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katılan tutuklu sanık Dursun A. suçsuz olduğunu tekrarlayarak, tahliyesini talep etti.
Mahkeme heyeti sanığın tahliye talebinin reddine ve tutukluluk halinin devamına karar verirken, duruşmayı 29 Kasım 2024 tarihine erteledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
diyalizde su israfina son verecek proje beundan surdurulebilir saglik hamlesi OxOERNcp
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Haziran, 2026 16:37 tarihinde yayınlandı
0 0

Diyalizde su israfına son verecek proje, BEUN’dan ’Sürdürülebilir Sağlık’ hamlesi

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Başkanı Dr. Yasin Öztürk, iklim krizine karşı sağlık sektörünün karbon ayak izini düşürmek ve hemodiyaliz ünitelerindeki su israfını önlemek amacıyla “Ters Osmoz (RO) Atık Suyu Geri Kazanım Projesi”ni hayata geçirdiklerini duyurdu.

1-7 Haziran Sıfır Atık Haftası ve 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında, BEUN ev sahipliğinde bu yıl ikinci kez 6 Haziran günü sağlık hizmetlerinin ekolojik boyutu sempozyumla ele alınacak.

Çevreci Yeşil Diyaliz Derneği yönetiminde de aktif rol alan Dr. Yasin Öztürk, iklim krizinin yalnızca çevresel değil, doğrudan bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekti.

İnsanlığın doğaya saldığı karbon gazlarının oluşturduğu sera etkisi ve küresel ısınmanın bedelini ödediğini belirten Öztürk, sağlık alanında 1990’lı yıllardan itibaren başlayan ekolojik farkındalığa vurgu yaptı.

Öztürk, “Hastaları tedavi ederken kullandığımız enerji, su, tıbbi malzeme ve oluşturduğumuz atıklar nedeniyle sağlık sektörünün de önemli ölçüde karbon salınımına neden olduğu fark edildi. Bir yandan iklim krizinin neden olduğu hastalıklarla mücadele ederken, diğer yandan farkında olmadan iklim krizini artıran faaliyetlerin içinde yer alabiliyoruz. Bu doğrultuda dünyada ’Sürdürülebilir Sağlık Hizmetleri’ ve ’Yeşil Tedavi’ kavramları gelişmeye başladı” ifadelerini kullandı.

Hemodiyalizde atık su geri dönüştürülüyor

Ömür boyu süren diyaliz tedavilerinde su, enerji tüketimi ve karbon ayak izinin devasa boyutlara ulaştığını belirten Dr. Öztürk, klinik uygulamalarda çevre dostu ve kaynak etkin stratejileri acilen devreye almanın zorunlu olduğunu ifade etti.

Bu kapsamda atılan somut adımı paylaşan Öztürk, “Hemodiyaliz ünitelerinde ortaya çıkan yüksek miktardaki su israfını önlemek amacıyla ’Ters Osmoz (RO) Atık Suyu Geri Kazanım Projesi’ni devreye aldık. Sistemden çıkan deşarj suyunu ham su tanklarına entegre ederek geri dönüştürdüğümüz bu proje sayesinde, hem tonlarca su tasarrufu sağlıyor hem de merkezin karbon ayak izini doğrudan aşağı çekerek döngüsel sağlık hizmetine somut bir örnek sunuyoruz” dedi.

Üniversitenin yeşil kampüs başarısı

İklim kriziyle mücadelenin tüm toplumun ortak sorumluluğu olduğunu belirterek Eren Enerji çevre mühendisleri ve BEUN Genç TEMA Topluluğu’nu da sürece dahil ettiklerini belirten Öztürk, BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in çevre vizyonuna da değindi.

Öztürk, BEUN’nün UI GreenMetric dünya sıralamasında ilk 300’e girerek “Sıfır Atık” ve “Yeşil Kampüs” alanlarında Türkiye’nin en öncü üniversitelerinden biri olduğunu tescillediğini hatırlatarak, sözlerini şöyle tamamladı:

“Artık sadece hastalarımızın sağlığını değil, onların yaşayacağı dünyanın sağlığını da düşünmek zorundayız. Sağlıklı insanlar için sağlıklı bir çevreye ihtiyacımız var. Hastalarımızı tedavi ederken gezegenimizi de korumayı öğrenmek zorundayız.”

Bizi sosyal medyadan takip edin