Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
18 Kasım, 2019 08:47 tarihinde yayınlandı
0

Foto-Film Festivali sona erdi

Karabük Valiliği ile Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu (TFSF) tarafından 7- 17 Kasım tarihlerinde düzenlenen Karabük Yenice Foto-Film Festivali Fotoğraf Maratonu ve Kısa Film Yarışması’nda dereceye girenlere ödülleri verildi.
Kentin bünyesinde barındırdığı doğal güzelliklerini, tarihi ve kültürel değerlerini farklı bakış açılarıyla geniş kitlelere ulaştırmak için düzenlenen Karabük Yenice Foto-Film Festivali Fotoğraf Maratonu ve Kısa Film Yarışması sona erdi. Karabük’ün farklı bir güzelliğini ön plana çıkararak gelenekselleştirilmesi için bu yıl ilki Yenice’de yapılan yarışmada sonbaharın gelişinin ardından ortaya çıkan renk cümbüşüyle eşsiz bir görüntü oluşturan Yenice ormanları, fotoğraf ve film tutkunlarına keyifli bir zaman geçirmelerini sağladı.
Ağaçları, derin vadileri, akarsuları ve barındırdığı yaban hayatı çeşitliliğiyle Avrupa’nın 100 orman sıcak noktasından biri kabul edilen Yenice Ormanlarında düzenlenen foto safari ve kısa film yarışmasında dereceye giren katılımcılar için Ihlamur Seyir Terası’nda ödül töreni düzenlendi.
Yenice Belediyesi Ihlamur Teras Tesisleri Konferans Salonunda düzenlenen ödül törenine Vali Fuat Gürel ve eşi Özlem Aras Gürel, Karabük Milletvekili Niyazi Güneş, AK Parti Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Mehmet Ceylan, Vali Yardımcısı Barboros Baran, Yenice Kaymakamı Muhammed Evlice, Yenice Belediye Başkanı Zeki Çaylı, il ve ilçe protokolü, jüri üyeleri ve yarışmacılar katıldı.
Yenice Ormanları hakkında bilgi veren Doğa ve Yaban Hayatı Uzmanı Tansu Gürpınar, bölgenin doğal yapısını herşeye rağmen koruduğunu söyledi.
Törende konuşan Karabük Valisi Fuat Gürel, “Buraları görünce insan mest oluyor. Müthiş bir bölge. Hem sonbaharı özellikle sanatseverlerin gözünden görmek istedik. Onların kameralarıyla onların dünya görüşüyle, gözüyle resmedip bölgemizin tanıtımına katkıda bulunmak istedik. Karabük’te kültür sanat günlerimiz mevcut Yaptığımız kültür sanat faaliyetlerini bu kapsamda yürütmeye çalışıyoruz. Birkaç etkinliğimiz oldu bu da onun bir parçası. Ancak bu daha farklı daha büyük bir proje. İnşallah bundan sonra yapacağımız etkinliklerin de ismini bugün yaptığımız etkinliğin ana ismini Karabük Foto Festival olarak koyduk. Bundan sonra Yenice ve diğer ilçelerde yapacağımız bütün etkinlikleri de bu kapsamda planlıyoruz. Yenice de yaptığımız Foto Safari maratonunun yanında bir de kısa film yarışmasını ekledik. Bizler bunu ilk kez yapıyoruz. Bunun için destek almamız gerekiyordu.” İfadelerini kullandı.
Yenice’nin dünyanın sayılı yerlerinden olduğunu belirten Vali Gürel, “Değişik kültür altyapımızla beraber bir zenginliğe sahibiz. Bu zenginliği paylaşmamız gerekiyor diye düşünüyorum. Bölgemiz orman bölgesi olduğu için yüzde 71’i Yenicemizinde yüzde 87’si ormanlarla kaplı. Böyle bir zorlu bölgede köylerde yaşayan insanlarımız ormancılıkla hayatlarını idame ettirmeye çalışıyorlar. Ama bunun yanında turizmi, özellikle doğa turizmini yanına koyabiliriz diye düşünüyorum. Daha birçok spor ve turizm faaliyeti bunlara eklenebilir. Bunun için ilimizin turizmini 12 aya yayıp sadece Safranbolu değil ilimizin bütün alanlarına yaymak niyetindeyiz. Bununla ilgili çalışmalarımız mevcut” diye konuştu.
Gürel, her ilçede bir güzelliği ön plana çıkarmak için gerekli çalışmalara devam edeceklerini söyledi.
Konuşmanın ardından jüri üyelerinin seçim yapmakta zorlandığı ödül töreninde ‘Fotoğraf Maratonu’ kategorisinde Emrullah Akgün birinci, Kemal Özkılıç ikinci, Emre Bostanoğlu ise üçüncü olurken, “Kısa Film Yarışması” kategorisinde ise Cemil Belder birinci, Hakan Kuyumcu ikinci, Arda Adnan Kalkan ise üçüncü olmaya hak kazandı.
Dereceye giren yarışmacılara ödülleri Karabük Valisi Fuat Gürel ve beraberindeki protokol üyeleri tarafından verildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin