Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
21 Kasım, 2019 12:53 tarihinde yayınlandı
0

Fırın Denetim Komisyonundan Ekmek Fırınlarına denetim

Belediye Encümeni kararı ile oluşturulan Fırın Denetim Komisyonu ekipleri Karabük Merkez mahallelerinde faaliyet gösteren fırınları denetlendi.

Yapılan denetimlerde kurallara uymayan ve eksiklikleri bulunan fırıncılara zaman verilirken, hiçbir eksikliği görülmeyen, kurallara uygun imalat ve satış yapan fırın işletmecilerine ise Denetim Komisyonunca teşekkür edildi.

Karabük Merkez Mahallelerinde toplam 27 fırın ürettikleri ekmeklerde gramaj ve etiket kontrollerinin yanı sıra hijyenik şartlara uyulup uyulmadığı, personelin kılık kıyafeti, imalathaneler, yatakhaneler ve WC’ler ile ekmeğin satışa sunulduğu alanların kurallara uygun olup olmadığı Fırın Denetim Komisyonu ekiplerince yerinde incelendi.

Konu ile ilgili yapılan açıklamada denetimlerin periyodik olarak sürdürüleceği, kurallara uymayan fırınlara ise yasal işlem uygulanacağı ifade edilirken şu görüşlere yer verildi; “İlimizde ekmek üretimi yapan 27 adet fırında ürettikleri ekmeklerde gramaj ve etiket kontrollerinin yanı sıra hijyenik şartlara uyulup uyulmadığı, denetim komisyonu tarafından yerinde incelendi. Hijyenik şartlarda personelin kılık kıyafeti ile imalathaneler, yatakhaneler ve WC’ler ile ekmeğin satışa sunulduğu alanlarda ise kırık dökük ve boya badanalarının yapılıp yapılmadığı kontrol edildi.

Fırın Denetim Komisyonumuzca yapılan denetimlerde ki asıl amacımız hijyenik ortamın sürdürülebilirliğini sağlamaktır. Ayrıca Halkımızın temel tüketim maddesi olan ekmeğin kurallara uygun bir şekilde vatandaşlarımıza sunulması ve gönül rahatlığı ile tüketimlerini yapabilmeleri amacı ile de demetimler belirli süreler içersinde periyodik şekilde devam edecektir.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin