Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Aralık, 2023 04:36 tarihinde yayınlandı
0

Fındık üreticilerinin kışlık bakım mesaisi başladı

Ordu’da fındık üreticileri, güneşli havaları fırsat bilip bahçelerinde kış bakımlarına başladı. Üreticiler, 2024 yılı fındık hasat sezonu için hazırlıkların önemli olduğunu belirtiyor.

Karadeniz Bölgesi’nin en önemli geçim kaynağı olan fındık, üreticilerin gelirlerine büyük katkı sağlıyor. Güneşli havayı fırsat bilen bahçe sahipleri kışlık bakımlarını yapmaya başladı. Üreticiler, az alandan verimli fındık alabilmek adına kış aylarında yapılması gereken fındık ocakları ve dal bakımlarını gerçekleştirirken, bakım yapılmadığı takdirde verim ve kalitenin düşeceğini, bahçenin ormanlık alanda dönüşeceğini ifade ediyor.

“Bakımlardan sonra hasadı bekleyeceğiz”

Hamdi Bodur isimli fındık üreticisi kışlık bakımların önemli olduğunu belirterek, “Bahçeyi komple bakımdan geçirip, kışlık gübre ve kirecini atacağız. Bakımlarını tamamladıktan sonra ürün geldiğinde de inşallah toplayacağız” ifadelerine yer verdi.

“Bakım yapıldığı takdirde verim artıyor”

Dursun Ali Özgün isimli üretici kış aylarında kuruyan dalların kesilmesi ve fındık ocaklarındaki temizliğin önemine değinerek, “Kış aylarında bahçeyi bu şekilde hazırladığımızda bahar aylarında gübreyi atıldığında daha çok verim alıyoruz. Bu nedenle her yıl bakım çok önemli” diye konuştu.

“Ekmek parası için”

İşçiler ile birlikte bahçede kışlık bakım işinde çalışan Hamide Korkmaz, sabah soğuğunun kendilerini zorlasa da ekmek parası için çalıştıklarını söyledi.

İsmet Topçuoğlu ise ekip olarak kışlık bakım işini yaptıklarını, bu bakımların yapılmadığı sürece bahçelerin ormana dönüşebildiğini belirtti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
pandemi sonrasi gozden kacan hastalik uzun sureli kovid KcCApqHH
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
02 Haziran, 2026 12:45 tarihinde yayınlandı
0 0

Pandemi sonrası gözden kaçan hastalık: Uzun süreli kovid

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, kovid-19 geçiren her 6 kişiden yaklaşık birinde görülen “uzun süreli kovid” tablosunun gözden kaçabildiğini belirterek, Türkiye’de yaklaşık 3 milyon kişinin bu durumdan etkilenmiş olabileceğini söyledi.

Uzun süreli kovidin mevcut tahminlerin çok daha fazla insanı etkilediğini ifade eden Prof. Dr. Özkaya, uzun süren halsizlik, yorgunluk, eklem ağrıları, gün içerisinde ani duygu durum değişiklikleri ve sık hastalanma gibi şikayetlerin özellikle pandemi sonrasında arttığına dikkat çekti. Geçen hafta yayımlanan bir araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Özkaya, “COVID-19 ile enfekte olan her 6 kişiden yaklaşık biri uzun süreli COVID geliştiriyor ve bu kişilerin neredeyse yüzde 90’ı kronik sağlık sorunları yaşamaya devam ediyor. Araştırmacılar, enfeksiyon sonrasında ortaya çıkan ve önceden var olan rahatsızlıklarla açıklanamayan semptomları inceleyerek uzun süreli COVID vakalarını belirledi” dedi.

“Yaklaşık 3 milyon kişi etkilenmiş olabilir”**

Türkiye’de 17 milyondan fazla kişinin kovid 19 enfeksiyonu geçirdiğinin düşünüldüğünü belirten Prof. Dr. Özkaya, “Bu rakamlar göz önüne alındığında yaklaşık 3 milyon insanımızın uzun süreli COVID şikayetleriyle yaşamını sürdürdüğünü tahmin ediyoruz. Pandemi sona ermiş olsa da COVID-19 halen görülmeye devam ediyor ve buna bağlı uzun süreli kovid yükü de artıyor” diye konuştu.

Çalışmada uzun süreli COVID tanısı alan hastaların yaklaşık yüzde 90’ında sürekli klinik takip ve tedavi gerektiren en az bir kronik hastalık geliştiğinin ortaya konulduğunu ifade eden Özkaya, hastalarda solunum, sindirim sistemi ve sistemik belirtilerin yaygın olarak görüldüğünü kaydetti.

Tiroid ve metabolik sorunlar dikkat çekiyor

Araştırmanın, uzun süreli COVID’in belirtilerinin bölgelere göre farklılık gösterebildiğini de ortaya koyduğunu belirten Özkaya, bazı bölgelerde tiroid hastalıklarının daha sık görülürken, bazı bölgelerde ise prediyabet ve hiperglisemi gibi metabolik bozuklukların ön plana çıktığını söyledi. Uzun süreli COVID vakalarının tanı konulmasında güçlük yaşandığını vurgulayan Özkaya, “Bu hastalar daha iyi gözetim ve kişiye özel tedaviler gerektiriyor. Ancak ’Long COVID’ için özel bir tanı kodunun bulunmaması nedeniyle birçok hasta farklı branşlara başvurmasına rağmen gözden kaçabiliyor” şeklinde konuştu.

“Doktorlar uzun süreli kovid ihtimalini göz önünde bulundurmalı”

Kardiyologların otonom sinir sistemi bozuklukları, endokrinologların metabolik hastalıklar, nörologların açıklanamayan bilişsel sorunlar, göğüs hastalıkları uzmanlarının nefes darlığı ve derin nefes alma isteği, psikiyatristlerin duygu durum bozuklukları, aile hekimlerinin ise sık hastalanma şikayetleriyle gelen hastalarda uzun süreli kovid ihtimalini değerlendirmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Özkaya, “Bu hastalar, COVID-19 enfeksiyonu ile ilişkilendirilemeyen ancak aslında uzun süreli COVID tablosunun bir parçası olan vakalar olabilir” ifadelerini kullandı.

Uzun süreli kovid 19’un giderek daha önemli bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini vurgulayan Özkaya şunları söyledi: “Bu durum daha iyi gözetim, koordineli bakım ve yeni tedavi yaklaşımlarını gerekli kılıyor. Ayrıca farklı kişilerin farklı semptomlar yaşadığı unutulmamalı, tedavi süreçleri kişiye özel planlanmalıdır.”

Bizi sosyal medyadan takip edin