Reklam
Reklam

Eflani’de Felç Kalan Besici, Vadeli Sattığı Danaların Parasını Alamadığını İddia Etti

18 Haz 2026 12 05 47
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
18 Haziran, 2026 12:06 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0 0

Karabük’ün Eflani ilçesinde geçirdiği trafik kazasının ardından belden aşağısı felç kalan Cengiz Tuna, bakımını yapmakta zorlandığı için vadeli olarak sattığı 7 dananın ücretini alamadığını öne sürerek yetkililerden yardım istedi.

Olay, Eflani ilçesine bağlı Soğucak köyü Cücah Mahallesi’nde yaşandı. İddiaya göre, 9 Aralık 2022 tarihinde komşusunun cenazesine gitmek üzere yola çıkan Cengiz Tuna, gizli buzlanma nedeniyle otomobilinin kontrolünü kaybetti. Takla atan araçta ağır yaralanan Tuna’nın omuriliği zarar gördü. Geçirdiği ameliyatların ardından belden aşağısı felç kalan Tuna, tekerlekli sandalye kullanmaya başladı.

Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Kastamonu Fizik Tedavi Hastanesi’nde uzun süre tedavi gören Tuna’nın ailesi de bu süreçte büyük zorluklar yaşadı. Ailenin en büyük çocuğu olan ve lise 10. sınıfta eğitim gören kızı, babasının bakımını üstlenebilmek ve hayvanlarla ilgilenebilmek için örgün eğitimini bırakarak açık liseye geçti.

Yaşadığı mağduriyeti anlatan Cengiz Tuna, hayvanların bakımını yapmakta zorlandıkları için ellerindeki 7 danayı satmak zorunda kaldıklarını söyledi. Tuna, “Geçirdiğim kaza sonucu felç kaldım. Hayvanlarımıza bakmakta zorlandığımız için Pınarbaşılı F.T. isimli şahsa, Kurban Bayramı’nda ödenmek şartıyla 7 danamızı teslim ettik. Ancak aradan geçen zamana rağmen paramızı alamadık. Zaten yatağa ve tekerlekli sandalyeye bağımlı durumdayım. Bir de bu şekilde mağdur edilmemiz bizi daha da zor durumda bıraktı” dedi.

Danaların bedelinin ödenmediğini iddia eden Tuna, jandarma ekiplerine ve yetkililere çağrıda bulunarak mağduriyetinin giderilmesini istedi. Tuna, sorumlular hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını talep etti.

 

Karabukun Eflani ilcesinde gecirdigi trafik kazasi sonrasi belden asagisi felc kalan Cengiz Tun 1

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

KBÜ KAPGEM’den afet yönetimine yerli model: MEYAM

s 4
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
18 Haziran, 2026 13:14 tarihinde yayınlandı
0 0

Karabük Üniversitesi KAPGEM tarafından hazırlanan 16’ncı politika raporunda, afet ve acil durum yönetiminde merkezi koordinasyon ile yerel kapasiteyi bütünleştiren MEYAM modeli tanıtıldı. Model, risklerin azaltılması, müdahale süreçlerinin güçlendirilmesi ve güvenli bilgi akışının sağlanmasına yönelik çözüm önerileri sunuyor.

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Kamu Politikaları Araştırma ve Geliştirme Merkezi (KAPGEM), afet ve acil durum yönetiminde merkezi koordinasyon ile yerel kapasiteyi bütünleştirmeyi hedefleyen MEYAM modelini tanıttı. KAPGEM’in 16’ncı politika raporunda ortaya konulan “Merkez-Yerel Afet ve Acil Durumlarla Mücadele Modeli (MEYAM)”, düzenlenen tanıtım toplantısıyla kamuoyuna sunuldu.

Şehit Fırat Yılmaz Çakıroğlu Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda, afet süreçlerinde yerel verilerin merkezi yönetim mekanizmalarıyla entegre edilmesini hedefleyen modelin etkin kriz yönetimi, hızlı müdahale ve kurumlar arası koordinasyona sağlayacağı katkılar paylaşıldı.

Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık: “Türkiye için uygulanabilir modeller üretiyoruz”

Toplantının açılışında konuşan Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, KAPGEM’in kamu politikalarının geliştirilmesi ve uygulanabilir modeller üretilmesi amacıyla faaliyet gösterdiğini söyledi. Türkiye’de kamu politikaları alanında kurulan ilk merkez olma özelliğini taşıyan KAPGEM’in; hükümete, bakanlıklara, kamu kurumlarına, yerel yönetimlere ve özel sektöre yönelik bilimsel temelli politika önerileri hazırladığını belirten Kırışık, farklı ülkelerdeki uygulamaların incelenerek Türkiye’nin ihtiyaçlarına uygun modeller geliştirildiğini ifade etti. Kırışık, merkezin uluslararası deneyimleri analiz ederek Türkiye’ye özgü ve sürdürülebilir çözüm önerileri ortaya koyduğunu kaydetti.

Türkiye’nin Afet Tecrübesi MEYAM’a Yön Verdi

Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık, MEYAM modelinin çıkış noktasının 6 Şubat 2023 depremlerinin ortaya koyduğu tecrübeler ve ihtiyaçlar olduğunu belirterek, büyük ölçekli afetlerde merkezi koordinasyonun yanı sıra yerel kapasitenin de güçlü olmasının önemine dikkat çekti. Kırışık, “Her bir yerleşim biriminin kendi içerisinde, kendi ölçeğine göre afet ve acil durumları karşılayabilecek bir sistem geliştirmemiz gerekiyor” dedi.

Rektör Kırışık, sosyal medyanın güçlenmesiyle birlikte yanlış bilgi ve psikolojik savaşın afet yönetiminde ayrı bir risk oluşturduğunu belirterek, doğrulanmış bilgi akışının ve güvenli iletişim mekanizmalarının önemine dikkat çekti.

EM-DAT Verileri Afetlerin Kapsamını Ortaya Koyuyor

Yerel Yönetim Politikaları Masası Başkanı Prof. Dr. Kemal Yaman, Dünya Sağlık Örgütü ile çeşitli akademik kuruluşların katkılarıyla oluşturulan EM-DAT Uluslararası Afet Veri Tabanı’nın, afetlerin tanımlanması ve izlenmesinde önemli bir kaynak olduğunu belirtti. Afetlere ilişkin verilerin uzun yıllardır sistematik olarak kayıt altına alındığını ifade eden Yaman, bu tür veri tabanlarının politika geliştirme süreçlerine önemli katkılar sunduğunu söyledi.

Afetlerin yalnızca fiziksel yıkımla sınırlı olmadığını ifade eden Yaman, ekonomik, sosyal ve psikolojik etkilerin de dikkate alınması gerektiğini belirtti. Afetlerin yol açtığı ekonomik kayıpların buzdağının görünen kısmı olduğunu söyleyen Yaman, travmalar, zorunlu göçler ve psikolojik sorunlar gibi etkilerin ise çok daha derin sonuçlar doğurduğunu kaydetti. Sunumunda ayrıca afet türleri ve dünyadaki önemli örnekler hakkında bilgi veren Yaman, afet yönetimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

MEYAM Modeli Tanıtıldı

Toplantıda Arş. Gör. Muhammed Kasım Kavak, modelin çıkış noktasının büyük afet ve acil durumlarda merkezi yönetimin koordinasyon gücü ile yereldeki saha bilgisinin daha hızlı, düzenli ve güvenli şekilde nasıl bir araya getirilebileceği sorusuna dayandığını belirtti.

Çok Paydaşlı Yönetişim Yaklaşımı

MEYAM’ın yalnızca teknik bir yazılım ya da veri tabanı olmadığını vurgulayan Kavak, “Bu model; merkezi kurumları, yerel yönetimleri, valilikleri, kaymakamlıkları, muhtarlıkları, sivil toplum kuruluşlarını, gönüllüleri ve vatandaşları aynı afet yönetimi anlayışı içerisinde buluşturan bir yönetişim modelidir.” dedi. Kavak, model kapsamında mahalle ölçeğinde üretilen nüfus, yapı stoku, toplanma alanları, sığınak kapasitesi ve yerel risklere ilişkin verilerin ortak bir sistemde toplanarak merkezi koordinasyonun kullanımına sunulmasının öngörüldüğünü söyledi.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.