Trabzonspor’un unutulmaz golcülerinden Fatih Tekke, Akçaabat Belediyesi tarafından düzenlenen söyleşide futbolseverlerle bir ortaya geldi. Fatih Tekke, yetenekli birçok oyuncu ile oynadığını lakin başkalarına nazaran en özelinin Hami Mandıralı olduğunu belirterek “Ayrıca Sergen Yalçın, Andrey Arshavin ve Danny çok kıymetli yeteneklerdi” dedi.
Söyleşide Fatih Tekke, futbol hayatının dönüm noktalarından, Trabzonspor’daki unutulmaz anılarından alanda yaşadığı zorluklar, muvaffakiyetler ve unutulmaz maçlardan keyifli anekdotlar aktardı.
Tekke, kendisine sorulan “Birlikte oynadığı en yetenekli futbolcular kimdi?” sorusuna, “Yetenekli birçok oyuncu ile oynadım fakat başkalarına nazaran en özeli Hami Mandıralı’ydı. Ayrıyeten Sergen Yalçın, Andrey Arshavin ve Danny çok değerli yeteneklerdi” diye konuştu.
Söyleşi sonrasında Akçaabat Belediyesi tarafından organize edilen forma çekilişi, iştirakçiler ortasında ilgiyle karşılandı. İştirakçiler, Trabzonspor ve Sebat Gençlik Spor forması için şanslarını denedi.
Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim de aktiflikte yer alarak, tertibi ve iştirakçileri tebrik etti. Lider Ekim, “Akçaabat, yalnızca kültür-sanat değil, spor alanında da kıymetli etkinliklere konut sahipliği yapıyor. Fatih Tekke üzere kıymetli bir futbol efsanesini burada ağırlamak, hem kentimizin spor kültürüne katkı sağlamak hem de gençlerimize ilham vermek açısından büyük değer taşıyor” biçiminde konuştu.


Fatih Tekke: “Yetenekli birçok oyuncu ile oynadım ancak diğerlerine göre en özeli Hami Mandıralı’ydı”
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

