Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
20 Kasım, 2019 13:10 tarihinde yayınlandı
0

ESNAF ZOR GÜNLER GEÇİRİYOR

Piyasalardaki durgunluk esnafı olumsuz etkiliyor. Birçok esanf siftah yapamamaktan şikayet ederken, yüksek kiralar ve vergiler esnafın belini büküyor

Ülke genelindeki enokonik durgunluk tüm sektörlmeri olumsuz yönde etkilemeye devam ediyor. Başta inşaat sektörü olmak üzere tüm sektörlerdeki durgunluk esnafı düşündürüyor.

Siftah yapmadan dükkan kapatıyoruz diyerek serzenişlerini dile getiren esnaflar, yüksek kiralar ve vergilerin altında ezildiklerini dile getiriyorlar. Vergi borçları yüzünden hesaplarına bloke konan esnaflar gazetemize yaptıkları açıklamada “Piyasalarda aylardır var olan durgunluk nedeni ile ödemelerimizi yapamaz duruma geldik. Kira, vergi. SGK borçlarımız birikti. Daha önce yaptığımız yapılandırmaları bile ödeyemezken,şimde vergi borçlarımız yüzünden hesaplarımıza bloke geldi. Umudumuz piyasaların açılması yönünde. Biz bu yaşanan süreçte esnfa biraz daha kolaylık sağlanmasını istiyoruz. Kapatan esnaf arkadaşlarımız oldu. Kapatmakta çözüm değil,sonuçta borcunuzu ödeyeceksiniz. Bırakın ödemeleri artık, çocuklarımıza nasıl rızık getircez bunun telaşına düştük. İnşallah önümüzdeki aylarda bu durgunluk yerini bol bereketli günlere bırakır” dediler

Diğer yandan bazı AVM’lerde ise kapanan dükkkan sayılarının artması dikatlerden kaçmazken, en haraketli sektörlerden biri olan yemek sektöründe bile talebin geçen yıla oranlara çok azaldığı vurgulandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin