Reklam
Reklam
erbaada bir sivilin oldugu 5i asker 6 kisinin yaralandigi olayda dikkat ceken tup detayi zaKnk6NG
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
09 Ocak, 2025 04:07 tarihinde yayınlandı
0

Erbaa’da bir sivilin öldüğü 5’i asker 6 kişinin yaralandığı olayda dikkat çeken tüp detayı

Erbaa’da 5 askerin ağır yaralandığı 1 sivilin ise öldüğü patlama olayının ikinci duruşması bugün görüldü. Sanıklar suçlamaları kabul etmezken olayı çözebileceği düşünülen tüp ayrıntısı duruşmaya damga vurdu.

18 Mayıs 2024 tarihinde Tokat’ın Erbaa ilçesine bağlı Karayaka beldesi Hürmüzlü köyünde bulunan bir bağ konutunda, ihbar üzerine jandarma gruplarının meskene girdiği sırada patlama meydana geldi. Patlama sonrası bağ meskeninin sahibi Ahmet Karaçoban’nın oğlu Sefa Can Karaçoban hayatını kaybederken Ahmet Karaçoban ile birlikte Uzman Çavuş M. A. (25), Jandarma Astsubay M. E. (32), Uzman Çavuş B. M. (30), Uzman Çavuş A. S. (28) ve Uzman Çavuş S. E. (28) ağır yaralandı.

Bir kişinin öldüğü, 5’i asker 6 kişinin yaralandığı olayın ikinci duruşması Tokat Adliyesi 1’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam edildi. Tutuklu bulunun sanıklar T.Ö. ve İ.G. görüntü irtibat sistemi ile duruşmaya katıldı.

“Benle alakalı bir durum yok”

Dosyada kendisiyle alakalı hiçbir kanıt olmamasına karşın tutuklu yargılandığını argüman eden İ.G’nin ortağı T. Ö. “Dosyada benle alakalı bir şey yok hangi cürümden cezaevindeyim bilmiyorum. 8 aydır hatasız yere yatıyorum. Hata ortağı gösterilmeye çalışılan şahısla samimiliğim yoktur. Olay öncesi ortaklığımızı bitirmiştik. Lakin kağıt üzerinde iştirakimiz devam ediyordu. Bununla beni neden hatalı gösteriyorlar” dedi.

“Olay öncesinde Sefa ile karşılaştım lakin kelamlı münakaşam bile olmadı”

Olayı kendisinin gerçekleştirmediğini sav edip suçlamaları kabul etmeyen İ. G. ise “Kesinlikle suçlamaları kabul etmiyorum. Ben bu şahısla daha evvel tekraren; düğünde, markette, sokakta karşılaştım. O vakit kelamlı irtibata dahi geçmedim. Eşimle boşandım diye beni mahpusa attılar. İşlerim kapandı. Ekonomik meşakkat yaşıyorum. Suçlamaları muhakkak kabul etmiyorum” dedi.

“Olay öncesi otomobiline tüp koyarken manzaraları çıktı”

Önceki duruşmada hâkimin Samsun’daki T.Ö. ile ortak olduğu işletmesi otel inşaatındaki tüpün olay yerindeki tüple benzerlik gösterdiğinin sorması üzerine, İ. G. olayı kendisinin işlemediği ve bu gerecin nereden geldiğini bilmediğini argüman etmişti. Olay sonrası hayatını kaybeden Sefa Can Karaçoban ve ayağı kopan babası Ahmet Karaçoban’ın avukatları mahkemeye İ. G’nin inşaattaki tüpü olay öncesi otomobiline koyduğu imajları verdi.

Duruşma 7 Nisan’a ertelendi

Duruşmaya katılan iki sanığın avukatları da müştekilerinin isimli denetim kaidesiyle özgür bırakılmasını talep etti. Mahkeme başkanı ise sanıklarının tutukluluklarının devamına karar verip, davayı 7 Nisan 2025 tarihine erteledi.

Olay sonunda yapılan araştırma sonucunda hazırlanan iddianameye istinaden; İ.G ve T.Ö hakkında “Yangın ve su baskını, tahrip, batırma yahut bombalama ya da nükleer, biyolojik yahut kimyasal silah kullanmak suretiyle tasarlayarak taammüden adam öldürme” hatasından dava açılmıştı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
Bir baslik ekleyin 96
Mustafa Akgün Avatarı
Mustafa Akgün tarafından
16 Mayıs, 2026 17:06 tarihinde yayınlandı
0

Can Kuş’tan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı Seçimleriyle İlgili Açıklama

Safranbolu’da son günlerde kamuoyunun gündeminde yer alan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı seçimleriyle ilgili tartışmalara ilişkin Can Kuş’tan açıklama geldi.

Kuş, vakıf yönetimine seçilme ve ardından istifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.

Can Kuş, yaklaşık bir buçuk ay önce vakfın önemli isimlerinden Mustafa Şehirli ile Tarihi Çarşı’daki ofislerinde bir araya geldiklerini ifade ederek, görüşmede Safranbolu’nun kültürel geleceğine yönelik projelerin ele alındığını söyledi. Özellikle “Safranbolu’da Benim Hikâyem” projesi ile Safranbolu Lisesi eski mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun gündemde olduğunu belirten Kuş, yoğun çalışma temposuna rağmen bu projelere gönüllü destek vermekten memnuniyet duyacağını dile getirdiğini aktardı.

10 Mayıs’ta gerçekleştirilen seçimli genel kurulda isminin yedek listeye yazıldığını sonradan öğrendiğini belirten Kuş, daha önce yaptığı görüşmelerde yoğun iş temposu nedeniyle aktif görev almak için zamana ihtiyaç duyduğunu ifade ettiğini söyledi. Buna rağmen yönetim kurulu seçiminde asil üyeliğe seçildiğini öğrendiğini kaydeden Kuş, mevcut yoğunluğu nedeniyle göreve gerekli zamanı ayıramayacağını düşünerek affını istediğini açıkladı.

İstifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan baskı iddialarına da açıklık getiren Can Kuş, dilekçesini, Safranbolu Lisesi mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun başında bulunan Zafer Çamlıca ile yaptığı görüşmenin ardından, uygun zamanda iletilmek üzere teslim ettiğini söyledi.

Kuş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Kamuoyunda iddia edildiği gibi, istifa dilekçemin zorla alındığına dair söylentiler kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Haberlerde adı geçen Vakıf Başkanı Şefik Yılmaz Dizdar, Emekli Tümgeneral Zafer Çamlıca ve değerli arkadaşım Cemil Belder’in bu süreçte üzerimde en ufak bir baskısı olmamıştır.”

Safranbolu’nun kültürel mirasına katkı sunan isimlere teşekkür eden Kuş, özellikle Şefik Yılmaz Dizdar’ın vakfa kazandırdığı vizyonun önemine dikkat çekti. Ayrıca Cemil Belder’in büyük emekleriyle hayata geçirilen Kalealtı Eğitim ve Kent Tarihi Müzesi’nin Türkiye’nin önde gelen kent müzeleri arasında gösterildiğini vurguladı.

Açıklamasının sonunda Safranbolu’ya olan bağlılığını dile getiren Can Kuş, “Safranbolu sevdalısı babam Aytekin Kuş’un evladı olarak, bu şehre duyduğum sevgi bana bırakılmış en güçlü mirastır. ‘Safranbolu’ adının geçtiği her yerde ve her zaman gönüllülük esasıyla şehrimizin bir neferi olmaya devam edeceğim. Çünkü; Başka Safranbolu yok. İyi ki Safranbolu var” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin