Reklam
Reklam
66d6cf41598c3 jpg
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
03 Eylül, 2024 11:36 tarihinde yayınlandı
0

Enflasyon Ağustos’ta da Şaşırtmadı..!

Türkiye İstatistik Kurumu, ağustos ayı enflasyon verilerini açıkladı. Buna göre enflasyon ağustos ayında yüzde 2,47 arttı, yıllık bazda yüzde 51,97 oldu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılı Ağustos ayına ilişkin enflasyon verilerini açıkladı. Verilere göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 2,47 oranında artarken, yıllık enflasyon yüzde 51,97 olarak gerçekleşti. Bu artış, enflasyonun yükseliş trendini sürdürdüğünü gösteriyor.

TÜFE verileri incelendiğinde, 2024 yılı Ağustos ayında harcama grupları bazında önemli farklılıklar gözlemlendi. Yıllık bazda en düşük artış yüzde 28,96 ile ulaştırma sektöründe olurken, en yüksek artış yüzde 120,81 ile eğitim sektöründe kaydedildi. Bu durum, eğitim maliyetlerindeki hızlı artışı gözler önüne seriyor.

Aylık bazda ise enflasyonun en fazla azaldığı grup yüzde -1,10 ile gıda ve alkolsüz içecekler oldu. Buna karşın, eğitim sektörü aylık yüzde 11,34 ile en yüksek artış gösteren grup oldu.

İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç hesaplanan özel kapsamlı TÜFE göstergesi (B), Ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 2,88 oranında arttı. Bu gösterge, yıllık bazda ise yüzde 50,87 artış kaydetti.

ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ YÜKSELİŞTE

TÜİK verilerine göre, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) de Ağustos ayında yükselmeye devam etti. Yİ-ÜFE, aylık bazda yüzde 1,68 oranında artarken, yıllık bazda yüzde 35,75 oranında artış gösterdi. Özellikle imalat sektöründe yıllık yüzde 36,18’lik artış dikkat çekerken, madencilik ve taş ocakçılığı sektöründe yıllık artış yüzde 49,43 olarak gerçekleşti.

SANAYİ SEKTÖRÜNDE FİYAT ARTIŞLARI

Sanayi sektöründe Ağustos ayında da fiyat artışları devam etti. Ara malı, dayanıklı ve dayanıksız tüketim malları ile sermaye malları gibi ana sanayi gruplarında hem aylık hem de yıllık bazda önemli artışlar kaydedildi. Örneğin, dayanıklı tüketim mallarının yıllık fiyat artışı yüzde 40,70 olarak belirlendi.

TÜİK tarafından açıklanan bu veriler, Türkiye’de enflasyonun genel bir yükseliş eğiliminde olduğunu ve özellikle eğitim ve sanayi sektörlerinde maliyet artışlarının ciddi boyutlara ulaştığını gösteriyor.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
yas cay sezonuna sayili gunler kala ureticiler hazirliklarini surduruyor YtPQfHxf
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Mayıs, 2026 16:22 tarihinde yayınlandı
0
0

Yaş çay sezonuna sayılı günler kala üreticiler hazırlıklarını sürdürüyor

Rize, Artvin, Trabzon, Giresun ve Ordu’nun geçim kaynağı olan çayda yeni sezonun başlamasına sayılı günler kaldı.

2026 yılı yaş çay sezonuna hazırlanan üreticiler, çay bahçelerinin 10’da 1’ini budayarak kurallara uygun hale getirdi. Bahçe temizliklerini de yapan üreticilerin bir kısmı gübreyi çay sezonundan önce verirken, kalanını ise 1. sürgünün hemen ardından verecek. Özel sektör temsilcileri ve Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün alımlara başlamasıyla çay bahçelerine bu kez çay toplamak için girecek olan üreticiler, gözlerini bugünlerde açıklanacak çay taban fiyatına çevirdi.

“Kademeli bir çay geçişi olacağa benziyor”

Bu yıl iklim şartları nedeniyle soğuktan etkilenen çay bahçeleri olduğuna dikkat çeken Türkiye Ziraatçılar Derneği Rize Şube Başkanı Müfit Akman, çayın kademeli olarak geldiğini dile getirerek, “Kampanyanın açılışına çok az bir zaman kaldı. Çay bahçeleri soğuklardan etkilense de gelen (olgunlaşan) yerler var. Bir miktar soğuğun etkilediği yerler var. Bu nedenle kademeli bir çay geçişi olacağa benziyor” dedi.

“Bizim kuru çayda da kaliteyi yakalamamız lazım”

Çay tarımının sürdürülebilirliği için müstahsillerin dikkatli olması gerektiğine vurgu yapan Akman, “Çayın sürdürülebilirliği için bazı tedbirlerin alınması ve yapılması lazım. Burada hem üreticilere hem işletmelere çok yük düşüyor. Bunlar önem arz ediyor. Öncelikle şu anda gübreleme sezonu bitti gibi. Bazı üreticilerimiz de çay patlattığı için, işte havalar yağışlı, birinci sürgünü toplayıp hemen akabinde atmak için bekliyor. Bu da doğru bir uygulama. Çay bitkisi üzerine Doğu Karadeniz’de özellikle kar yağan bir bitki olduğu için bir avantajımız var. Bu avantajı iyi değerlendirip, bizim kuru çayda da kaliteyi yakalamamız lazım. Üreticilerimiz gübre atarken maalesef ısrarla diyoruz set aralarına atın. Çay ocağının içerisine atmayın, değnekle vurmayın gibi uyarılarımız olmasına rağmen sahada yeni işte bugün de 5-6 bahçede ıslak olan çay bahçesine serpme şeklinde atılmış belli. Çay tamamen patlatmış, sürgünler yanmış. Bu da verim düşüklüğünü, kalitesizliği arttırıyor” ifadelerini kullandı.

“Kampanyanın 10 Mayıs veya 15 Mayıs gibi açılabileceği gözüküyor”

Budamalarını yapan üreticilerin bu hafta içerisinde ÇAYKUR’a bildirimde bulunması gerektiğini hatırlatan Akman, “Yerden yüksekliği 20 santimetreyi geçmeyecek şekilde her üreticinin kayıtlı olan çay bahçesinden 1/10 budama yapması gerekir. Eğer budama yapıp fabrikalarına, bağlı oldukları fabrikalarına tespit ettirirlerse ÇAYKUR’a o yıl için çay satabilir konuma geliyor. Yoksa diğer türlü budama yapmazsa özel sektöre satıyor, bunda bir kayıp yok. Budamasını yapmış olan üreticiler veya eksiği olup tamamlamış üreticiler hafta içerisinde mutlaka bunları tamamlayıp bitirmeleri lazım. Çünkü kampanyanın 10 Mayıs veya 15 Mayıs gibi açılabileceği gözüküyor havalar bu şekilde giderse. Bu nedenle hazır bir şekilde bahçelerde ot temizliği yaparak, kampanyaya hazır girmelerini önemli buluyoruz” şeklinde konuştu.

“Bu efsunlu ürüne gerçekten biraz özen gösterelim”

Üreticileri gübreleme konusunda da uyaran Akman, “Tarım kireci atın diyoruz. Bizim topraklarımız sürekli kimyasal kullanıldığından, 90 yılından bugüne kimyasal kullanmanın verdiği zararla pH değerleri hızla düştü, 3.7, 4.5 gibi. Bizim bunu yukarı çıkarmamız lazım. Kimyasal gübrede de bu amonyum sülfatlı gübreler toprak yapısını bozuyor. Bir an için belki çabuk eriyor, bitki gelişimi sağlıyor ama biz 25-5-10 dediğimiz granül gübrenin set aralarına 60-80 kilogram arasında verilmesini öneriyoruz. Buna uysunlar. Üretici çok gübre atarak çok ürün alamıyor. Bitki de bir canlı, toprakta da bir sürü canlılar var. Bu nedenle bağlıyor birbirini, onun için fazla gübre atmalarına gerek yok. Dönüme 60-80 kilogram, hatta bunu verebiliyorlarsa yüzde 50-60’ını birinci sürgün öncesi, mart ayı sonu, nisan ayının başlangıcı, kalan yüzde 40’ını da birinci sürgünü topladıktan sonra. Biz işin kolayına kaçıyoruz. Böyle bir ürün var, ekmesi yok, dikmesi yok, Mevla vermiş. 80-90 yıldır bu bölgeye gelir getiriyor. Bu efsunlu ürüne gerçekten biraz özen gösterelim” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin