Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
12 Eylül, 2024 20:15 tarihinde yayınlandı
0

Endonezya Ankara Büyükelçisi Purnama, Trabzon’da öğrencilerle buluştu

Endonezya Ankara Büyükelçisi Achmad Rizal Purnama, Trabzon’da Endonezyalı öğrencilerle buluştu. Buluşmanın ardından Endonezya Cumhuriyeti Trabzon Fahri Konsolosu Kadem Çakır, Büyükelçi Purnama’ya isminin yazılı olduğu Trabzonspor forması hediye etti.

Türkiye’de öğrenim gören Endonezyalı öğrenciler ile her yıl farklı bir şehirde bir araya gelen Endonezya Ankara Büyükelçisi Achmad Rizal Purnama bu yılki buluşmayı Trabzon’da gerçekleştirdi. Kentte öğrenim gören öğrenciler ile Ayasofya Camii’nin bahçesinde buluşan Büyükelçi Purnama, öğrencilerin sorunlarını dinledi. Büyükelçi Purnama’nın öğrencilerle buluşmasına Endonezya Cumhuriyeti Trabzon Fahri Konsolosu Kadem Çakır ve Trabzon İl Müftüsü Selami Aydın da katıldı. Buluşmanın ardından Endonezya Cumhuriyeti Trabzon Fahri Konsolosu Kadem Çakır, Büyükelçi Purmana 61 numaralı isminin yazılı olduğu Trabzonspor forması hediye etti.

Buluşmanın ardından açıklamalarda bulunan Endonezya Ankara Büyükelçisi Achmad Rizal Purnama, “Gördüm ki bu konferansta Endonezyalı öğrencilerde bir bağlılık vardır. Endonezya ve Türkiye arasında geleceğini için daha sağlam bir iş birliği olacak. 30 sene sonra liderler olacak ama sadece Türkiye ve Endonezya liderler için değil ama bütün dünya için ve İslam ümmeti için. İslam dünyasının liderleri olarak Endonezya ve Türkiye sadece Endonezya ve Türkiye’nin milletine sorumlu değildir. Bütün dünyadaki Müslümanlardan sorumlular. Endonezya ve Türkiye’den gelecekte liderler olacak ve Gazze’deki sorunlar bir daha çıkmayacaktır. Şu an Endonezyalılar sadece İstanbul’a ve Kapadokya’ya gidiyorlar. Ama gelecekte tabii ki Trabzon’a da gelebilirler. Trabzon’daki güzel manzaralar var” dedi.

Kadem Çakır: “İki ülke için çok güzel şeyler yapacağımıza inanıyorum”

Endonezya Cumhuriyeti Trabzon Fahri Konsolosu Kadem Çakır, iki ülke arasındaki iş birliğinin artırılacağını dile getirerek, “Bu öğrenciler geleceğin yöneticileri. Daha önce bilindiği gibi bu öğrenciler dünyanın her yerinde eğitim görüyor. Yarın ülkelerine döndüklerinde oranın en yetkin kişileri oluyor. Bunların içinden belki de yönetici, Cumhurbaşkanı çıkacaktır. Ben buna inanıyorum. Düzgün ve karakterli insanlar. Kendilerini iyi, düzgün ülkelerde yetiştirdikleri zaman da hedeflerine çok rahat ulaşabileceklerini inanıyorum. Türkiye’de 4 bin civarında Endonezyalı öğrenci var. Bu sürekli artıyor. Bu sürekliliği sağlayabilmek için hem turizm hem ticaret. Fedakarlık yapmadan bu olmuyor. Kesinlikle Endonezya insanımızı Trabzon ve Karadeniz Bölgesi’ne fazlasıyla getireceğiz. Benim ana hedefim bu zaten. Ticari ilişkileri de geliştirmek zaten özel sektörün sürekliliği daha fazla oluyor. Özel sektörü oraya daha çok getirip iki ülke arasında neler yapılabilir. Ben bunları sürekli araştırıyorum. İki ülke için çok güzel şeyler yapacağımıza inanıyorum” diye konuştu.

Selami Aydın: “Birliğimizi daha da kuvvetlendirmemiz gerekiyor”

Trabzon İl Müftüsü Selami Aydın da, Türkiye ve Endonezya arasındaki birliğin daha kuvvetlendirilmesi gerektiğini kaydederek, “Endonezya Büyükelçimizi burada ağırladık. Öğrencilerimizle buluştuk. Biz kardeş ülkeyiz. Gerçekten Endonezyalı kardeşlerimizi çok seviyoruz. Çok ahlaklı insanlar. Kardeşliğimizi kuvvetlendirme adına 4 bin civarında öğrencimiz var. Bu öğrencilerle insanlar birbirlerini daha iyi tanıyor. Birliğimizi daha da kuvvetlendirmemiz gerekiyor. Dünyada gelişen olaylar Müslümanları birliğine, beraberliğine ve kardeşliğinin önemini daha da artırıyor” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin