ABD nin, İran-Irak sınırında bir otorite boşluğu yaratarak terör örgütü Pjak ve Kürt ayrılıkçı grupları İran’ın içine sürmeye başladığı haberleri geliyor.
Hem İran’dan hemde Iraktan büyük bir düzensiz göç dalgasına hazırlıklı olmalıyız.
Bunu, Türkiye’yi zora sokmak için özellikle organize ettiklerini düşünüyorum.
Bu defa, asıl büyük dalga Iraktan olabilir. İran ve Irak’ın
toprak bütünlüğü risk altında. Ciddi bir beka sorununu ile karşı karşıyayız.
Demografik yapımız yeterince bozuk. Yeni bir göç bu yapıyı daha da bozacaktır.
Suriye’de yaşam normale döndüğü halde gelenler geri dönmedi. Çok az sayıda insan ülkelerine geri döndü. Onun da malûm medyada davul zurna ile yaygarası yapıldı.
Yüz binlerce sivil insan çatışmalarda ya da hava saldırılarında yaşamını yitiriyor, hayatta kalabilenler evlerinden, yurtlarından ediliyor. Bu dramı görmezden gelmek mümkün değil. Ancak, kendi ülkemizi ve geleceğimizi de düşünmek zorundayız.
İran’da yaşayan milyonlarca Afgan var. İlk dalga bunlardan gelecektir..
İran’daki bombardıman ve iç karışıklık giderek derinleşiyor. insanların güvenli gördükleri Türkiye’ye yönelmesi kaçınılmaz.
İnsan kaçakçılığı şebekeleri bu fırsatı değerlendirmek için çoktan hazır.
Türkiye’nin birikmiş ekonomik, siyasi, sosyal, hukuki ve demokratik sorunları var. Bu sorunları hem yaşıyoruz, hem de uluslararası kurum ve kuruluşların yaptığı araştırma çalışmalarından biliyoruz.
Önlem alırsak, rasyonel politikalar uygularsak, bu sorunları kısa ve orta vadede, bir kısmını da daha uzun dönemde çözebiliriz. Tabii istersek!
Sığınmacı sayısının bir ülkede beka sorunu oluşturması; demografik yapı, ekonomik kapasite ve toplumsal huzur üzerindeki olumsuz etkilerin yönetilemez hale geldiği noktada başlar. Türkiye’de olduğu gibi 3-4 milyonun üzerindeki yüksek yoğunluklu göçmen nüfusu, entegrasyonun sağlanamaması ve yerli halkın güvenliği ve ekonomik durumu bozulduğunda ciddi bir güvenlik riski olarak ortaya çıkıyor.
İran ve Irak içindeki ayrılıkçı gurupların, Mossad ve CIA istihbarat örgütleri tarafından nasıl kullanıldıklarına tanık oluyoruz.
Sığınmacı, mülteci, göçmen gibi sifatlarla sınırlardan girenlerin, sayıları kontrol edilemez seviyeye ulaştığında bulundukları ülke için büyük tehdit oluşturdukları gerçeğini görmezden gelemeyiz.
Sınır güvenliği bir ülke için hayati derecede önemli.
Umarım geçmişte yapılan hatalar tekrarlanmaz, gerekli önlemler alınır.
İlyas Erbay