Reklam
Reklam
E jpg
Ramazan Öztürk Avatarı
Ramazan Öztürk tarafından
10 Mayıs, 2024 14:27 tarihinde yayınlandı
0

Eğitimciler, “Eğitimde Şiddeti” Protesto Eti

Memur-Sen’e bağlı Eğitim Bir-Sen, son günlerde eğitim çalışanlarına yönelik artan şiddet olaylarını protesto ederek, Belediye eski banası önünde Basın açıklaması yaptı.

Memur-Sen İl Temsilcisi ve Eğitim Bir-Sen 1 Nolu Karabük Şube Başkanı Zeki Öz burada yaptığı basın açıklamasında eğitimdeki şiddete dikkat çekerek, şunları söyledi:

“Eğitim çalışanlarına yönelik giderek artan şiddet olaylarını protesto etmek; şiddeti önleyecek, failleri cezalandıracak ve mağdurlara hukuki koruma sağlayacak bir yasal düzenlemenin yapılması talebiyle bir araya gelmiş bulunmaktayız.

Son olarak İstanbul/Eyüpsultan’da eski bir öğrenci okul müdürü İbrahim Oktugan’a silahla saldırıda bulunmuş, ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan okul müdürümüz maalesef vefat etmiştir. Meslektaşımıza Allah’tan rahmet, ailesine ve bütün eğitim camiasına başsağlığı diliyoruz. Kısa bir süre önce de Karabük’te bir eğitim çalışanı arkadaşımız şiddetin mağduru olmuştu.Şiddet Yıllardır, kanayan bir yara hâline gelmiştir.  Tedbir alınması artık bir zorunluluktur. Zamanında sesimize kulak verilseydi, gereken önlemler  alınmış olsaydı belki de bugün başka şeyler konuşacaktık. Ancak ne yazık ki birçok konuda olduğu gibi bu konuda da geç kalınmıştır. Genel Başkanımız Ali Yalçın, Millî Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin’in daveti üzerine bakanlıkta bir görüşme gerçekleştirmiş, görüşmenin ardından ortak basın açıklaması yapılmıştır. Sayın bakanın davetini ve eğitimcilere şiddeti önlemek üzere yapılacağı ifade edilen çalışmaları önemli ve kıymetli görüyoruz.

UST MANSET2egitimciler2 2 jpg

Ankara’da TBMM önünde yaptığımız çağrıyı bugün burada bizlerde yapıyoruz: Artık ölümle sonuçlanmaya başlayan saldırıların son bulması için gereken adımlar ivedilikle atılmalıdır. Eğitimcilere yönelik şiddeti önleme yasası artık çıkarılmalıdır .Öğretmen, memur, hizmetli, şef şube müdürü demeden tüm eğitim çalışanlarına kamu görevlilerine yönelen şiddeti bir defa daha lanetliyoruz.

Bugüne kadar kamu görevlilerine yönelik gerçekleştirilen tüm şiddet olaylarında tepkimizi en sert şekilde ortaya koyduk. Sendika olarak, geçen yıl hayata geçirilen Öğretmenlik Meslek Kanunu düzenlemesi sırasında ısrarlı talebimize rağmen şiddetin önlenmesine dönük gerekli düzenlemeler yapılmadı.

Şiddete karşı yasal düzenleme artık elzemdir. Bunun bir an evvel hayata geçmesinin takipçisi olacağız.

Eğitim çalışanlarına yönelik artan şiddet olaylarını önleyecek, caydırıcı olacak, failleri cezalandıracak ve mağdur eğitim çalışanlarına hukuki koruma sağlayacak bir yasal düzenlemenin yapılmasının sağlanması için bugün (10 Mayıs) iş bırakma eylemi gerçekleştiriyor. İş bırakma eylemiyle eş zamanlı olarak, 1 hafta sürecek (10-17 Mayıs tarihleri arasında) dilekçe kampanyamızı da başlatmış bulunuyoruz.

Son birkaç yılda yaşanan hadiselere bakıldığında görülecektir ki, şiddet olayları münferit eylemler olmaktan çıkmış, ne yazık ki yaygın bir toplumsal sorun hâline gelmiştir.  Eğitim ve öğretim hizmetlerinin yürütülmesini sekteye uğratacak boyuta ulaşmıştır. Bugün yaşadığımız acılar, dünün ihmal ve umursamazlığının neticesidir. Yarın yaşanmasını istemediğimiz acılar da bugünkü ilgisizliğin sonucu olmamalıdır.

Şiddetin, eğitimi tehdit eder boyuta ulaşması, geleceğimizi tehlikeye sokacak boyuta varması, acil ve köklü çözüm bulmayı zaruri hâle getirmektedir.

Devlet, kasıtlı şekilde ölüme, yaralanmaya ve zarara sebebiyet verilmesini önlemekle mükelleftir. Devletin görevi caydırıcı yasal zemini ve idari şartları tesis ederek yaşam hakkını korumaktır. Hak ihlallerini önleyici, bastırıcı ve cezalandırıcı bir infaz mekanizması, hukuk devleti olmanın gereği olduğunu bugün burada bir kere daha hatırlatmak istiyoruz.

Bu doğrultuda, eğitim çalışanlarına karşı eğitim ve öğretim hizmetinin sunumundan kaynaklı şiddet eylemlerine yönelik cezai ve hukuki tedbirlerin alınması elzemdir.

Eğitim çalışanları olarak, şiddete karşı caydırıcı nitelikte münhasıran bir cezai müeyyide getirilmesini, şiddete uğrayana, çalışana da hukuki koruma sağlayacak türden yasal düzenlemelerin acilen yapılmasını istiyor ve bekliyoruz.

Şiddetin önlenmesi bağlamında başta dezavantajlı okullar olmak üzere güvenlik görevlisi çalıştırılması artı bir zorunluluktur. Görevi başında fiziki ya da psikolojik şiddette maruz kalan eğitim çalışanlarını koruyacak bir yasa acil olarak çıkarılmalıdır. Asılsız iddialarla öğretmen ve diğer eğitim çalışanlarına iftira sosyal medya yoluyla bunları yayan, gerçekle ilgisi olmayan CİMER başvurusu yaparak çalışanların moral ve motivasyonunu bozan şahıslarla ilgili ciddi yaptırımlar uygulanmalıdır. Yapanın yanına kar kaldığı bir anlayış asla kabul edilemez.

En büyük gayesi bu güzel ülkenin çocuklarını milletini ve memleketini seven insani değerleri esas alan bir anlayışla yetiştirmek için mücadele eden öğretmenlerimize karşı yapılan bu ve benzeri çirkin davranışı şiddetle kınıyoruz. Eğitim Bir Sen olarak bu tür vahim olaylara duyarsız kalmayacağız”

Bizi sosyal medyadan takip edin
5f2c278e d8a8 48ef ba60 2437a5b34adf
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
07 Mayıs, 2026 11:17 tarihinde yayınlandı
0

“Esnafın Ekmeğiyle Oynamayın”

Şoförler Odası Başkanı Cemal Topçu’dan Belediyeye Tepki

Karabük Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Cemal Topçu, Karabük Belediyesi’nin toplu taşıma uygulamalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Minibüsçü esnafının yıllardır ağır ekonomik şartlar altında ayakta kalmaya çalıştığını belirten Topçu, belediyenin uygulamalarının esnafı daha da zor durumda bıraktığını savundu.

Düzenlediği basın açıklamasında konuşan Topçu, özellikle pandemi sonrası artan maliyetlerin şoför esnafını büyük bir çıkmaza sürüklediğini ifade ederek, belediyenin toplu taşımada doğrudan işletmeci haline gelmesini eleştirdi.

“BELEDİYE ESNAFIYLA REKABET ETMEMELİ”

Karabük Belediyesi’nin 60 adet dolmuş almasını eleştiren Topçu, belediyenin esnafla rekabet ettiğini öne sürdü. Topçu açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Pandemi döneminde artan maliyetler altında ezilen, kontak kapatma noktasına gelen toplu taşıma esnafına el uzatması gereken eski belediye yönetimi; çözüm üretmek yerine esnafın ekmeğine kan doğramıştır. Mevcut duruma çözüm bulmak yerine 60 adet dolmuş alarak belediyeyi bir ‘minibüs işletmesine’ çevirmek, 30 yıllık esnafın rızkına göz dikmektir. Belediye, esnafı yaşatmakla mükelleftir; esnafıyla rekabet edip onu bitirmekle değil.”

“POPÜLİZMİN BEDELİ ESNAFA ÖDETİLEMEZ”

Ücretsiz ulaşım uygulamalarıyla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Topçu, sosyal belediyeciliğin yükünün yalnızca şoför esnafına bırakıldığını dile getirdi.

Topçu, “Emeklilerimize yönelik ücretsiz ulaşım kararı, esnafın sırtından yapılan bir siyasi şovdur. Sosyal belediyecilik, bir kesime iyilik yaparken başka bir kesimi açlığa mahkûm etmek değildir” dedi.

“MAHKEME KARARI AÇIK VE NETTİR”

Konunun yargıya taşındığını belirten Cemal Topçu, mahkemenin minibüsçü esnafını haklı bulduğunu ifade ederek belediyeye çağrıda bulundu.

Topçu açıklamasında, “Yüce Mahkeme bizleri haklı buldu. Mahkeme kararı açık ve nettir: ‘Siz minibüsçü esnafına zarar veriyorsunuz, bu uygulamadan derhal dönün’ demiştir” sözlerine yer verdi.

BAŞKAN ÇETİNKAYA’YA ÇAĞRI

Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya’ya da seslenen Topçu, mahkeme kararlarının uygulanmasının anayasal bir zorunluluk olduğunu belirtti.

Topçu, “Hukuk, belediye başkanlarının keyfine göre uygulanacak bir seçenek değildir. Mahkeme kararını uygulamamak suçtur” ifadelerini kullandı.

“DEMOKRATİK HAKLARIMIZI KULLANACAĞIZ”

Şoför esnafının artık dayanacak gücünün kalmadığını vurgulayan Topçu, belediyeyi mahkeme kararına uymaya davet ederek, aksi durumda hukuk mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi.

Açıklamasının sonunda ise, “Esnafı yaşatın ki devlet yaşasın, esnafı yaşatın ki Karabük kalkınsın” ifadelerine yer verdi.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin